·168 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Haziran 2025 19:22 Ne çok koleksiyon var değil mi hayatımızda göçüp gidenlerden oluşturduğumuz.. Değişen/geçen tek şey yıllar, ya biz bir yerlerden göçüyoruzdur belki birilerinden, ya da birileri ne bileyim bir şeyler bizim ömrümüzden..
•Bazı cümleler vardır çok anlamlılığında kaybolduğunu hisseder insan. Kitap da ismiyle yakalamıştı beni direkt, normalde öykü okumayı sevmem bütünlükten yanayım sanırım biraz. Fakat bu kitap
Her öykü çok tanıdık, her anlatı yanımızdaki yöremizdeki insan yaşantısından örnekler. Çoğunu “aa bu şu değil mi” diye düşünerek okuyorsunuz.
•Sanırım yeryüzünde otuz yılı aşkındır yaşamış olmanın bir getirisi olarak bir şeyleri kabullendiğim evredeyim. Ben hüzün insanıyım biraz.. Hani bir şarkıda geçiyor ya “acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir” diye bu cümle sanırım anlatmaya çalıştığım duruma çok yaklaşan bir özet..
•Benim göçüp gidenler’imden de bir koleksiyon çıkar sanırım. Bu yalnızca duygusal ilişkiler bazında bir şey de değil, kimi arkadaşlıklar, kimi yakınlar, kimi çevre vs vs işte..
•Son olarak Dağ filminden bir alıntı yapmak istiyorum: “Kimseyi unutmuyoruz biliyor musun? Çuval gibi sırtımızda taşıyoruz kaybettiklerimizi. hamal gibiyiz oğlum. Şükrediyoruz, küfrediyoruz, sabrediyoruz ama tilki gibi kafamızda dolanıyorlar. Ölen de aynı, terk eden de aynı. İkisini de hayal olarak hatırlıyorsun.”