Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu

·
Okunma
·
Beğeni
·
17629
Gösterim
Adı:
Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050955453
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Hayat ne biriktirir bizim için?

Kırık dökük aşklar, yaşanmamışlıklar, olmamışlıklar, bir çocukluk anısına teğellenmiş hüzünler, aşkın sonsuz bekleyişleri, ayrılıklar, kentler, köyler, yollar, rüzgârlar, gündoğumları, biraz keder, biraz da neşeyle çatılmış evler… Hayat bizim için saklamaya hazır olduklarımızı, bize yakışanları, ihtiyacımız olanları ve bizi büyütecekleri, bizi biz edecekleri biriktirir…

Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu gidenler için bir ağıt, kalanlar içinse bir şiir, biriktirilmiş insan öyküleri…

Şermin Yaşar, Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu’nda o çok özlediğimiz “insan”a bütün görkemiyle geri döndürüyor bizi. Hazırlayın yüzünüzü. Gülüşünüzün yanına biraz da keder koyun, okurken biraz ondan alacaksınız, biraz bundan. Kıtlama çay içer gibi...
168 syf.
Şermin Yaşar'ın ve diğer öykü kitapları yazarların eserlerini okumayı seviyorum. ‘Tarihi Hoşça Kal Lokantası’nın ardından ‘Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu' da okumaktan zevk aldım. Kişisel gelişim ya da öykü kitapları okuduktan sonra işte efendim, kişisel gelişimci şunu anlatmak istemiş, ya da Şermin Yaşar'ın 18 öyküsünün yer aldığı kitapta ilk öykünün verdiği duygu bu, bilmem kaçıncı öyküsünde hüzünlenir ya da neşe dolarsınız demekten ziyade bende kalan izleri anlatmayı seviyorum.
Hani demiş ya Şermin Yaşar; ''Hayat ne biriktirir bizim için?''
Sizler için neler biriktirdi ya da eksiltti belki bir gün siz de anlatmak isterseniz okuyacağımdan emin olabilirsiniz.
İşte benim için birikenler, eksilenler;
Tanıştıktan ve hatta doğru ya da yanlış zamanlı dost olduktan sonra dünyamdan çıkarmayı istediğim pek kimse olmadı. Beni ben yapan her şey, beni ben yapan herkes işte bunlardı bana şükretmeyi ve minneti öğreten deneyimlerim diye...Belki mesleki tecrübedir; biraz da olsa anlayabiliyorum kiminle dost olup kimden uzak kalmam gerektiğini. İnsanlarda ne aradığımı, insanların ne aradıklarını biliyorum ne aradığımı, ne arandığını bilince de kimde ne var ne yok hissedebiliyorum çok fazla kaynaşmadan. Belki mesleki tecrübedir diyorum ama yanılgılarım da olmuyor değil tabii. "Kör müydün , gözünün önüne baksaydın" kadar saçma bir laf duymuş olsam da çevremden... Evet kördüm. Hepimiz hata yapmak üzere geliyoruz bu dünyaya. Hatanın görmekle , körlükle bir ilgisi yoktur...
İnsanlar bence temelde iyi ya da kötü değiller. Sadece birbirimizden beklentilerimiz gerçekçi değil. Yanılgılarımın tokat gibi kalbime çarpışı burada işte; insanlara da aşka da gereğinden fazla anlam yüklüyorum. Okuduğum kitaplarda, dinlediğim şarkılarda başkalarından gördüğüm ilişkiler, eminim benim yaşadıklarımdan daha iyi ya da daha kötü değiller.
Herkesin kendince gönül kabı var ve o kabı doldurabilecek insanı bulabildiyse gerçekten samimiyetten bahsedebilir dostluklardan ve aşktan. Sosyal psikolojik araştırmalar sonucunda bile böyle zıt kutupların birbirini çekmesi diye bir şey söz konusu değil yani . İçten içe aradığımız o insanlar, hani bizden çok farklı olup da bize yaşamı sevdirecek ve güveninizi kazanmamızı sağlayacak o iyimser ve umut dolu insanlar var ya, onlar kendileri gibi umut dolu insanların yanındalar.
Öğrendim ki geçmişten kalan kalp kırıklıklarımızı kimse tamir edemez. İnsanlar hep tek başınadır, yalnız doğarlar ve yalnız ölürler; ama bu öyle düşündüğümüz gibi kötü bir şey değil inanın öyle görmek zorunda da değiliz.
Yüreğimizde neyi beslersek, onu büyütürüz, . nefret, güvensizlik, kibir büyütülen yerden sevgi, güven ve alçakgönüllülük çıkmaz. Yüreğinde sevgi, güven ve alçakgönüllülük büyütmüş birisi de nefrete, güvensizliğe ve kibre gitmez. İnsanlardan kazık yiyen ilk kişi değilim; son kişi de olmayacağım. Aşamam korkusu yaşadığım çaresizlik, umutsuzluk, güvensizlik acıları sandığım aslında karakterim ile uzaktan yakından hiç bağı olmayan tanımsız duyguların sıkıntısını yaşayan ilk ve son kişi olmadığım gibi. Bizi üzen her ne varsa silmesi kolay olan bir yerlere not edelim.... Henüz yudumladığım kahvenin tadıyla , tanıdığım tanımadığım tüm beni kıran ve üzen bütün insanları affetmeye karar verdim. Bağışladım onları..Hatta, arkasına bakmadan çekip gidenleri, hiç gelmeyenleri , kendilerine ait dünyanın kapısını aralarken sadece var olmamın yeterli olduğuna ikna edip, itelenip ötelenmenin günler sonrasında gecenin kör bir vakti arayıp ertesi sabaha ise aradığını hatırlamadığına binlece kez emin olduğum kaçma ile davet sebepleri arasında uçurumların olduğunu , tövbelerimden vazgeçip tüm yeminlerimi bozarak inandığım adım atmamın ne yanlış olduğunu tek bir kelimesi ile öğreterek, kendimden nefret etmemi sağlayan duygular ile baş başa bırakan olmasına rağmen kaçışını izah etme ihtiyacı duyarak beni anlamayanları, yanlış anlayanları , yargılayanları ve yadırgayanları.. Tasalarım, endişelerim, iç geçirmelerim, eyvahlarım, özenle biriktirdiğim serzenişlerim birkaç cümleydi yaşadıklarımdan çıkardıklarım artık hükümsüzdür dedim ve hepsini çöpe attım. Mümkünse deneyin; tebdil-i mekân gibi aynen tebdil-i insanda da ferahlık vardır bazen...:)))))
Herkese keyifli okumalar dilerim. https://www.youtube.com/watch?v=GGSw2xVobE8
166 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
19 öyküden oluşan bir kitap. Kitapta kendimden çok şey buldum.Sanki mahallemde oturan bir kişi gibi yazmış Şermin Yaşar,içimizden biri gibi....
Yer yer hüzünleniyor insan ..Çocukluğunun mahallesine gidiyor....Eski insanlara gidiyor.
168 syf.
·10/10
Kitap 19 küçük hikayeden oluşuyor. Ve kitaba adını ilk hikaye veriyor. “Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu ..” Hele ki bir bitişi var kitabın. Şermin Yaşar’ın rahmetli eşine ithafen yazdığı bir kısım var . İşte orada duygular şelale .. Bir kadın düşünün ki sevdiği adamdan gelen acıyı bile seviyor. Bir kadın düşünün ki sevdiği adamın yaşattığı acıya teşekkür ediyor.Okumadan anlayamazsınız bu hisleri .Bazı öykülerinde güleceksiniz bazılarında göz yaşı dökeceksiniz. Bitirmeye bile kıyamayacağınız bu kitap da eminim ki aynı duyguları hissedeceksiniz. Beğenmekle kalmayın ve hemen alın . Yazarın kaleminden çıkan bu kitap okunmaya değer.
168 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Şermin Yaşar’ı sosyal medyadan takip ettikçe kitaplarını okumak istedim hatta ona sarılmak ve bir de o meşhur çayını içmek..Belli ki zamanını beklemişim,yeni kitabınaymış tanış olmamız.Öykülerin her biri başka hayat..Her bir karakter içimizi açıyor onlar içini açtıkça.Ağlıyor,gülüyor ve bekliyoruz.Umut var,hani o en içteki/en kuytudaki..Sonra birileri köşeleri dönüyor birileri uçurumun kenarından.Ve bazıları da tutuyor ellerinizden “yahu seninki de dert mi benimkinin yanında?” diye bakıyor gözlerinizin taa içine..Cevap verebilene aşkolsun.Aşk da olsun elbet ama böyle kelimeler eksik olmasın hayatlarımızdan.
.
Sonradan Ayşen şimdinin Nurşen’i,yüzünü görseniz evlerden ırak diyeceğiniz Vecdi’yi,saatin arkasında kazılı Ömer’i aslında kitaba içkin her karakteri alıyorsunuz yamacınıza.Bir bakmışsınız her telden bir şarkı..Herkesin kendi yöresinden bir hava bulacağı..
168 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Şermin Yaşar okumaya öncelikle Dedemin Bakkalı kitabıyla, gülerek başladım. Şimdi ise bu kitapla özellikle kitabın son öyküsünü okuyarak hüzünle bitirdim. Çünkü son hikaye ölen eşine ithafen yazdığı yürek sızlatan bir öyküydü.

19 öyküden oluşan kitap, ismini aldığı öykü ile başlıyor ve az önce bahsettiğim öykü ile son buluyor. Samimi, içimizden biriymiş gibi ve akıcı anlatımıyla bu zamana kadar okuduğum öykü kitaplarının açık ara en iyisiydi. Çünkü diğerlerinde çoğu tat vermeyen bir iki sayfadan oluşan kesitler gibiydi ama bu kitapta tamamına yakınını beğendim. Öykülerde eski zamanlardan, Anadolu insanı ve onların kendine has davranışlarından, yalnızlıktan, bazı konulara isyanlardan içten diliyle bahsetmiş. Bazen bir arabanın dilinden konuşmuş bazen başka bir eşyanın dilinden. Göçüp Gidenler Koleksiyonu'nun son parçasını vefat eden eşine ayırmış..
"Morg neden tek heceli bir kelime, o gün anladım, iki heceli olsa çıkmaz insanın ağzından." kitaptaki bu alıntıyı görmüştüm sosyal medyada ve harika demiştim. Bir acıyı bu şekilde ifade edebilen bir yazar kötü olamaz. Ve şimdi haklı olmamın gururunu yaşattığı için ona teşekkür ediyorum. Yüreğim buruk şekilde incelememi noktalıyorum. Teşekkür ederim Şermin Yaşar
168 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yazarla bu kitabıyla tanışmış oldum, kalemine hayran kaldım.
Eserde birbirinden güzel 19 öykü yer alıyor ve kitaba adını ilk öykü veriyor.
"Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu"
Kitap çok güzel son buluyor. Şermin Yaşar'ın rahmetli eşine ithafen yazdığı bir kısım var. İşte orada duygularınıza hakim olamayabilirsiniz. Bir kadın düşünün ki sevdiği adamdan gelen acıyı bile seviyor. Bir kadın düşünün ki sevdiği adamın yaşattığı acıya teşekkür ediyor.
Bazı öykülerinde güleceksiniz bazılarında göz yaşı dökeceksiniz.
Okumanızı Tavsiye ederim :)
168 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Şermin Yaşar'ın ilk okuduğum kitabı olan 'Tarihi Hoşça Kal Lokantası' nı bir arkadaşım hediye etmişti. Ben de bu sayede o güzel kalemi ile tanışmıştım. Geçenlerde Migros indirimi olunca bu kitabını da kendim edindim ve iyi ki de okudum diyorum. Oldukça hüzünlü olsalar da çok sıcak ve samimi 19 kısa hikayeden oluşuyor 'Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu'. Evet kimi zaman dramatik kimi zaman da trajikomik öykülerdi bana göre. Sıkılmaya vakit bulamadan çabucak bitiveriyor kitap. O derece akıcı yani.
168 syf.
·5 günde
“Sırlarımı söyledim dağlara dumanlara
Ben yazarken ağladım, okurken de sen ağla”
demiş Şermin Yaşar kitabın hemen başında. Evet özellikle yakın zamanda vefat eden eşiyle ilgili yazdığı bölümde acısını, hissiyatını öyle bir anlatmış ki yapacak pek de bişey kalmıyor...
Bunların dışında okumaktan keyif aldığım cümlelerin bulunduğu, ara ara kendi çocuksu mizah anlayışını kattığı, Anadolunun o sıcacık samimiyetini yansıttığı bir kitap olmuş. Öykü severlere önerilir.

Keyifli okumalar...
168 syf.
·7 günde·9/10
Bazen bazı kitapların abartıldığını düşünürüm. Bu kitabı okumayı da bu sebeple hep öteledim. Ama haksız çıktım. Gayet güzel hikayeler okudum. Gözüm yaşardığında güldüğüm de çok oldu. Güzeldi. Tavsiye ederim. Gece yatmadan bir hikaye okuyup günü geride bırakıyorsun..
168 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Sırlarımı söyledim dağlara dumanlara
Ben yazarken ağladım,okurken de sen ağla...

Samimi, akıcı, duygulu, gerçek her şey.Sana, bana, hayata dair ne varsa açık seçik ortaya sunuluyor. Sohbet ediyorsun karakterlerle, bu yüzden hiç bitmese diyorsun.Öyle güzel sıcacık bir öykü kitabı...
168 syf.
Göçüp gidenler koleksiyonu... Şermin Yaşar imzalı üçüncü kitabımı okumuş bulunmaktayım dostlar...
Yine Şermin hanım ve yine birbirinden güzel, dokunaklı, hayatın fazlasıyla içinden, hatta, "kapılar farklı ama dertler aynı görüyor musun?" dedirten öyküleri. Kim bilir belkide yaşanmışlıkları.
Şahsen çok beğendiğim bol bol altını çizerek sayfalar arasında dolaştığım-ama burada hepsini paylaşmayıp kimini kendime sakladığım :) - Kimi zaman kendimi tutamayıp çevremdekileri de ablukaya alıp, "Bak şimdi sana harika bir öykü okuyacağım." dediğim bir kitap oldu.
Şermin hanımın ellerine, kalemine sağlık yine dertlendirdi, güldürdü ve şöyle deriiin bir iç çektirdi. Helali hoş olsun... Okumak isteyenler şüphe etmesin alsın okusun, kimi öyküden ibret kimi öyküden de keyif alsın ama kesinlikle pişman olmasın.
Eline alanın kalbine dokunsun inşallah, keyifli okumalar :)
“Her şeyin ilacı zaman, tek ihtiyacın zaman" dediler. Durup durup kolumdaki saate baktım, senin aldığın saate. Yolculukta ana babasını bunaltan çocuklar gibi sor­dum, “Daha gelmedik mi?” diye. Yüzüme boş boş baktılar. Ya­ni dedim, daha yalın sorayım: “Bu zamanla geçer dediğiniz zaman, takribi ne zaman ey insanlar?”
Eve girdiğimde gözaltlarımda taşıdığım onar kiloluk torbaları kapının önüne bıraktım. Ellerimdeki yalnızlığı katlayıp montumun cebine sıkıştırdım. Prangalarımın sesini duyunca “ sen mi geldin?” Dedi annem. Dedim “ Bilmem ki anne, ben mi geldim?” ...
Acıyı çekerken çekiyorsun, anlatırken gözyaşların senden önce konuşuyor. Yıllar içinde alışıyorsun, her geçen gün daha çok alışıyorsun. Bir zaman sonra başkasının hikâyesi gibi anlatmaya başlıyorsun, sanki sen yaşamamışsın, sanki sen çekmemişsin gibi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050955453
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Hayat ne biriktirir bizim için?

Kırık dökük aşklar, yaşanmamışlıklar, olmamışlıklar, bir çocukluk anısına teğellenmiş hüzünler, aşkın sonsuz bekleyişleri, ayrılıklar, kentler, köyler, yollar, rüzgârlar, gündoğumları, biraz keder, biraz da neşeyle çatılmış evler… Hayat bizim için saklamaya hazır olduklarımızı, bize yakışanları, ihtiyacımız olanları ve bizi büyütecekleri, bizi biz edecekleri biriktirir…

Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu gidenler için bir ağıt, kalanlar içinse bir şiir, biriktirilmiş insan öyküleri…

Şermin Yaşar, Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu’nda o çok özlediğimiz “insan”a bütün görkemiyle geri döndürüyor bizi. Hazırlayın yüzünüzü. Gülüşünüzün yanına biraz da keder koyun, okurken biraz ondan alacaksınız, biraz bundan. Kıtlama çay içer gibi...

Kitabı okuyanlar 3.078 okur

  • Alelade
  • Sabiha Ayaz
  • Birce Konak
  • Cengiz TEKİN
  • Özlem çınar
  • Mina Çetin
  • Guler öztepe
  • Ender Bıyıklı
  • Emre Yol
  • Nurgül Özkan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.9 (355)
9
%21.2 (222)
8
%22 (230)
7
%10.7 (112)
6
%5 (52)
5
%2.4 (25)
4
%0.8 (8)
3
%1.3 (14)
2
%0.6 (6)
1
%2.2 (23)

Kitabın sıralamaları