Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.519
Gösterim
Adı:
Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050955453
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Hayat ne biriktirir bizim için?

Kırık dökük aşklar, yaşanmamışlıklar, olmamışlıklar, bir çocukluk anısına teğellenmiş hüzünler, aşkın sonsuz bekleyişleri, ayrılıklar, kentler, köyler, yollar, rüzgârlar, gündoğumları, biraz keder, biraz da neşeyle çatılmış evler… Hayat bizim için saklamaya hazır olduklarımızı, bize yakışanları, ihtiyacımız olanları ve bizi büyütecekleri, bizi biz edecekleri biriktirir…

Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu gidenler için bir ağıt, kalanlar içinse bir şiir, biriktirilmiş insan öyküleri…

Şermin Yaşar, Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu’nda o çok özlediğimiz “insan”a bütün görkemiyle geri döndürüyor bizi. Hazırlayın yüzünüzü. Gülüşünüzün yanına biraz da keder koyun, okurken biraz ondan alacaksınız, biraz bundan. Kıtlama çay içer gibi...
Şermin Yaşar'ın ve diğer öykü kitapları yazarların eserlerini okumayı seviyorum. ‘Tarihi Hoşça Kal Lokantası’nın ardından ‘Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu' da okumaktan zevk aldım. Kişisel gelişim ya da öykü kitapları okuduktan sonra işte efendim, kişisel gelişimci şunu anlatmak istemiş, ya da Şermin Yaşar'ın 18 öyküsünün yer aldığı kitapta ilk öykünün verdiği duygu bu, bilmem kaçıncı öyküsünde hüzünlenir ya da neşe dolarsınız demekten ziyade bende kalan izleri anlatmayı seviyorum.
Hani demiş ya Şermin Yaşar; ''Hayat ne biriktirir bizim için?''
Sizler için neler biriktirdi ya da eksiltti belki bir gün siz de anlatmak isterseniz okuyacağımdan emin olabilirsiniz.
İşte benim için birikenler, eksilenler;
Tanıştıktan ve hatta doğru ya da yanlış zamanlı dost olduktan sonra dünyamdan çıkarmayı istediğim pek kimse olmadı. Beni ben yapan her şey, beni ben yapan herkes işte bunlardı bana şükretmeyi ve minneti öğreten deneyimlerim diye...Belki mesleki tecrübedir; biraz da olsa anlayabiliyorum kiminle dost olup kimden uzak kalmam gerektiğini. İnsanlarda ne aradığımı, insanların ne aradıklarını biliyorum ne aradığımı, ne arandığını bilince de kimde ne var ne yok hissedebiliyorum çok fazla kaynaşmadan. Belki mesleki tecrübedir diyorum ama yanılgılarım da olmuyor değil tabii. "Kör müydün , gözünün önüne baksaydın" kadar saçma bir laf duymuş olsam da çevremden... Evet kördüm. Hepimiz hata yapmak üzere geliyoruz bu dünyaya. Hatanın görmekle , körlükle bir ilgisi yoktur...
İnsanlar bence temelde iyi ya da kötü değiller. Sadece birbirimizden beklentilerimiz gerçekçi değil. Yanılgılarımın tokat gibi kalbime çarpışı burada işte; insanlara da aşka da gereğinden fazla anlam yüklüyorum. Okuduğum kitaplarda, dinlediğim şarkılarda başkalarından gördüğüm ilişkiler, eminim benim yaşadıklarımdan daha iyi ya da daha kötü değiller.
Herkesin kendince gönül kabı var ve o kabı doldurabilecek insanı bulabildiyse gerçekten samimiyetten bahsedebilir dostluklardan ve aşktan. Sosyal psikolojik araştırmalar sonucunda bile böyle zıt kutupların birbirini çekmesi diye bir şey söz konusu değil yani . İçten içe aradığımız o insanlar, hani bizden çok farklı olup da bize yaşamı sevdirecek ve güveninizi kazanmamızı sağlayacak o iyimser ve umut dolu insanlar var ya, onlar kendileri gibi umut dolu insanların yanındalar.
Öğrendim ki geçmişten kalan kalp kırıklıklarımızı kimse tamir edemez. İnsanlar hep tek başınadır, yalnız doğarlar ve yalnız ölürler; ama bu öyle düşündüğümüz gibi kötü bir şey değil inanın öyle görmek zorunda da değiliz.
Yüreğimizde neyi beslersek, onu büyütürüz, . nefret, güvensizlik, kibir büyütülen yerden sevgi, güven ve alçakgönüllülük çıkmaz. Yüreğinde sevgi, güven ve alçakgönüllülük büyütmüş birisi de nefrete, güvensizliğe ve kibre gitmez. İnsanlardan kazık yiyen ilk kişi değilim; son kişi de olmayacağım. Aşamam korkusu yaşadığım çaresizlik, umutsuzluk, güvensizlik acıları sandığım aslında karakterim ile uzaktan yakından hiç bağı olmayan tanımsız duyguların sıkıntısını yaşayan ilk ve son kişi olmadığım gibi. Bizi üzen her ne varsa silmesi kolay olan bir yerlere not edelim.... Henüz yudumladığım kahvenin tadıyla , tanıdığım tanımadığım tüm beni kıran ve üzen bütün insanları affetmeye karar verdim. Bağışladım onları..Hatta, arkasına bakmadan çekip gidenleri, hiç gelmeyenleri , kendilerine ait dünyanın kapısını aralarken sadece var olmamın yeterli olduğuna ikna edip, itelenip ötelenmenin günler sonrasında gecenin kör bir vakti arayıp ertesi sabaha ise aradığını hatırlamadığına binlece kez emin olduğum kaçma ile davet sebepleri arasında uçurumların olduğunu , tövbelerimden vazgeçip tüm yeminlerimi bozarak inandığım adım atmamın ne yanlış olduğunu tek bir kelimesi ile öğreterek, kendimden nefret etmemi sağlayan duygular ile baş başa bırakan olmasına rağmen kaçışını izah etme ihtiyacı duyarak beni anlamayanları, yanlış anlayanları , yargılayanları ve yadırgayanları.. Tasalarım, endişelerim, iç geçirmelerim, eyvahlarım, özenle biriktirdiğim serzenişlerim birkaç cümleydi yaşadıklarımdan çıkardıklarım artık hükümsüzdür dedim ve hepsini çöpe attım. Mümkünse deneyin; tebdil-i mekân gibi aynen tebdil-i insanda da ferahlık vardır bazen...:)))))
Herkese keyifli okumalar dilerim. https://www.youtube.com/watch?v=GGSw2xVobE8
Merhabalar Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu Şermin Yaşar’ın okuduğum ilk kitabıdır.18 öyküden oluşmaktadır yaşamın farklı alanlarını konu alarak duygulara dokunan öyküler kaleme almış.Öykülerde ; dostluk aşk ölüm başarı ve hevesler konu edinmiştir.Kitaptaki kahramanlarını farklı farklı duygular içinde görebiliyoruz.Kitapta en beğendiğim bölümü eşine ithafen yazdığı bölümdür.Yazarın dili akıcı ve sade.Hayattan dersler çıkarıp farklı bakış açılarına hakim olmamızı sağlıyor.
En beğendiğim alıntı ;Bazen önünden geçiyor insan yazgısının,bazende elini tutuyor yazgısınında anlamıyor
Okumanızı tavsiye ederim
“Sırlarımı söyledim dağlara dumanlara
Ben yazarken ağladım, okurken de sen ağla”
demiş Şermin Yaşar kitabın hemen başında. Evet özellikle yakın zamanda vefat eden eşiyle ilgili yazdığı bölümde acısını, hissiyatını öyle bir anlatmış ki yapacak pek de bişey kalmıyor...
Bunların dışında okumaktan keyif aldığım cümlelerin bulunduğu, ara ara kendi çocuksu mizah anlayışını kattığı, Anadolunun o sıcacık samimiyetini yansıttığı bir kitap olmuş. Öykü severlere önerilir.

Keyifli okumalar...
Şermin Yaşar’ı sosyal medyadan takip ettikçe kitaplarını okumak istedim hatta ona sarılmak ve bir de o meşhur çayını içmek..Belli ki zamanını beklemişim,yeni kitabınaymış tanış olmamız.Öykülerin her biri başka hayat..Her bir karakter içimizi açıyor onlar içini açtıkça.Ağlıyor,gülüyor ve bekliyoruz.Umut var,hani o en içteki/en kuytudaki..Sonra birileri köşeleri dönüyor birileri uçurumun kenarından.Ve bazıları da tutuyor ellerinizden “yahu seninki de dert mi benimkinin yanında?” diye bakıyor gözlerinizin taa içine..Cevap verebilene aşkolsun.Aşk da olsun elbet ama böyle kelimeler eksik olmasın hayatlarımızdan.
.
Sonradan Ayşen şimdinin Nurşen’i,yüzünü görseniz evlerden ırak diyeceğiniz Vecdi’yi,saatin arkasında kazılı Ömer’i aslında kitaba içkin her karakteri alıyorsunuz yamacınıza.Bir bakmışsınız her telden bir şarkı..Herkesin kendi yöresinden bir hava bulacağı..
Şermin Yaşar'ın hangi kitabını okuduysam iyi ki dedim. Dili çok akıcı, konu seçimleri güzel ve bizden, içimizden aslında. Bu kitabını da ilk gördüğümde mutlaka okumam gereken bir kitap dedim ve ilk fırsatta alıp başladım okumaya. Bu kitabında hüzün dolu hikayeler, bazen tek kişilik konusmalar, geçmişe ait hikayeler var. Aslında tüm hikayelerinde bizden, içimizden olaylar var. Aynısı ya da benzeri dediğimiz olaylara yer vermiş yazar. Kalbi kırık insanlar, geride kalanlar, hüzün içeren anılar, ve daha nicesi... Adı üstünde "Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu" Keyifli okumalar...
Şermin Yaşar/ Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu...
Yazarla bu kitabıyla birlikte tanışmış oldum, kalemine hayran kaldım...
Birbirinden güzel 19 öykü...
Adı gibi göçüp gidenlerin arkasında kalanlar ve hisler anlatılıyor iyi, kötü mutlaka bir öyküde kendinizi bulabilirsiniz.
Her duygudan bolca tadacaksınız bazen güleceksiniz gerçekten kahkaha atmak isteyeceksiniz bazen de yaşlar süzülecek gözünüzden...
Tüm öyküler güzel ama ben “Hiç”, “Teessüf Ederim Muazzez” ve “Geçtiğimiz Kırk Gün” öykülerini daha çok beğendim.
Kesinlikle okumalı bu öykülerden kendinize bir pay çıkarmalısınız, iyi okumalar
Popüler yazarları okumaktan hep kaçmışımdır istemsizce. Ama Şermin Yaşar'ın dili, öyküleri benim tabularımı kırmayı başardı. Samimi, akıcı, duygulu, gerçek her şey. Sana, bana, hayata dair ne varsa açık seçik ortaya sunuluyor. Sohbet ediyorsun karakterlerle, bu yüzden hiç bitmese diyorsun. Öyle güzel sıcacık bir öykü kitabı... Okunur, bunalmış dostlara armağan edilir cinsten :) son olarak kitaptan şu cümleyi bırakıyorum "Reyhan hanım'la yaşadığım ayrılığın hazzını, bir başkasının vuslatına değişmek istemedim."
Tarihi Hoşça Kal Lokantası kitabıyla tanıştığım yazarın bu kitabını da en az diğer kitabı kadar beğendim. Bu kitap daha çok kaybedilenler üzerine. Aslına bakarsanız bu dünyadan göçüp gidenlerin, ardında bıraktıklarının hikayeleri. Beni en çok etkileyen de kitabın son hikayesi olarak kaleme aldığı yakın zamanda kaybettiği eşine yazdığı bölümdü. Sevdiği birini kaybedenlerin sanki beni anlatıyor hissine kapıldığı bölüm. Yani en azından ben böyle hissettim. Keyifli okumalar.
Kısa kısa hikayelerden oluşan,o hikayelerle insanı çok farklı yerlere sürükleyen bir kitap.Ölüm üzerine farklı bakış açıları yakalamanızı sağlayacak,bazen gülecek bazen hüzünleneceksiniz.Eğer sizin için önemli birini kaybetmediyseniz kayıp yaşayan kişilere daha farklı bir gözle bakmayı onları belki de anlamadığınızı anlayacaksınız.Akıcı dili sayesinde sayfaların nasıl geçtiği anlaşılmıyor zaten.

İyi okumalar...
tam 18 adet "aaa doğru söylüyor" diyeceğiniz hikaye. her kahraman size biraz tanıdık. Bana göre;
Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu
Hiç
Fehime Halamı Kaybedip Tekrar Bulduğumuz Gün
Ömer
en güzel hikayeler. keyifli okumalar dilerim hepinize.
En çok satan kitaplar arasına Şermin Yaşar ‘ın Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu kitabı da bulunmaktadır. Bu kitap da bu dünyadan göçüp giden, vefat etmiş bir eşin ardında kalan kişinin acısını acısını, yaşamış olduğu hisleri en derinde hissediyorsunuz. Anadolu’nun ünlenmiş o sıcacık ortamını kitap size aktarıyor ve çok hoş cümleleri olan bir kitap. Şermin Yaşar’ı tanıdıkça onunla çay içmek, hatta sarılmak bile isteyeceksiniz.

Fazlasını Oku: https://www.sezginkoyun.com/...0-roman-kitabi-2018/

Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu kitabı umudunuzu yeşertecek. Bazen ağlayacak, bazen güleceksiniz. Bazen de öykülerde kendinizden bir şeyler bulacaksınız. Öykülerdeki dertleri görünce kendi dertlerinizi unutacaksınız ki en çok satan kitaplar unvanını almak kolay değil. Yaşamın tek bir alanı değil de, farklı farklı noktalarına değinmektedir.

Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu kitabı 18 hikayeden oluşmaktadır. Kitap Eylül ayının 2018’inde basıldı. Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu kaç sayfa diyecek olursanız, 168 sayfadan oluşmaktadır. Bu kitapta samimiyetin ne olduğunu, sıcaklığın ne olduğu anlayacaksınız.
Eve girdiğimde gözaltlarımda taşıdığım onar kiloluk torbaları kapının önüne bıraktım. Ellerimdeki yalnızlığı katlayıp montumun cebine sıkıştırdım. Prangalarımın sesini duyunca “ sen mi geldin?” Dedi annem. Dedim “ Bilmem ki anne, ben mi geldim?” ...
İntikam; taş atana taş atmak değil, taş atanı unutmak, atılan taşı saklamaktı benim dünyamda. Öyle yaptım. Göğsümün ortasına,kalbimin durgun sularına atılmış o taşı,hayali bir yakut gibi boynuma taktım.
İntikam taş atana taş atmak değil, taşı atanı unutmak, atılan taşı saklamaktı benim dünyamda. Öyle yaptım. Göğsümün ortasına, kalbimin durgun sularına atılmış o taşı, hayali bir yakut gibi boynuma taktım.
Acıyı çekerken çekiyorsun, anlatırken gözyaşların senden önce konuşuyor. Yıllar içinde alışıyorsun, her geçen gün daha çok alışıyorsun. Bir zaman sonra başkasının hikâyesi gibi anlatmaya başlıyorsun, sanki sen yaşamamışsın, sanki sen çekmemişsin gibi.
“...ne olur versin, hatta sabır nerdeyse gidip alayım, ağacı varsa toplayayım, çiçeği varsa dikeyim, taşı varsa alıp boynuma asayım, sabır yağmur olup aksın altında ıslanayım istedim.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050955453
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Hayat ne biriktirir bizim için?

Kırık dökük aşklar, yaşanmamışlıklar, olmamışlıklar, bir çocukluk anısına teğellenmiş hüzünler, aşkın sonsuz bekleyişleri, ayrılıklar, kentler, köyler, yollar, rüzgârlar, gündoğumları, biraz keder, biraz da neşeyle çatılmış evler… Hayat bizim için saklamaya hazır olduklarımızı, bize yakışanları, ihtiyacımız olanları ve bizi büyütecekleri, bizi biz edecekleri biriktirir…

Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu gidenler için bir ağıt, kalanlar içinse bir şiir, biriktirilmiş insan öyküleri…

Şermin Yaşar, Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu’nda o çok özlediğimiz “insan”a bütün görkemiyle geri döndürüyor bizi. Hazırlayın yüzünüzü. Gülüşünüzün yanına biraz da keder koyun, okurken biraz ondan alacaksınız, biraz bundan. Kıtlama çay içer gibi...

Kitabı okuyanlar 242 okur

  • Elif YILMAZ
  • Bscyln
  • Ahmet Karaahmetoğlu
  • Özge soytekin
  • Özlem Arlı
  • sngl agy
  • Ozan Yılmaz
  • Tuba Dalkılıç
  • Derya Berber Tali
  • Büşra Tan Ayçin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%43.2 (48)
9
%19.8 (22)
8
%21.6 (24)
7
%7.2 (8)
6
%1.8 (2)
5
%2.7 (3)
4
%0
3
%2.7 (3)
2
%0.9 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları