“Hakikatin peşinde İslam’a yönelen bir düşünürün itirafları…”
Roger Garaudy, Batı medeniyetinin tam ortasından çıkmış, felsefi derinliğiyle tanınan bir entelektüeldi. Ancak onun en dikkat çekici yönü, hayatının ilerleyen dönemlerinde İslam’a yönelmesi ve bu tercihini yalnızca kişisel bir inanç olarak değil, tüm insanlık için bir umut olarak görmesidir. “Geleceğimizde İslam Var” işte bu farkındalığın ve içsel dönüşümün kaleme alındığı derinlikli bir eserdir.
Kitap; İslam’ı yalnızca bir inanç sistemi olarak değil, ahlaki, siyasi, ekonomik ve kültürel boyutlarıyla bir hayat nizamı olarak ele alır. Garaudy’nin dili yer yer felsefi, yer yer şiirseldir. Batı'nın krizlerini, tüketim çılgınlığını, sekülerleşmenin açmazlarını analiz ederken; İslam’ın tevhid ilkesine dayanan birliği, adaleti ve dengeyi öne çıkarır.
İslam, onun için sadece geçmişin değil, geleceğin de adıdır. Ona göre İslam, insanın varoluşunu kutsayan; üretimi ve tüketimi dengeleyen; kalbi ve aklı birlikte yücelten bir sistemdir. Batı’nın materyalizmine karşı İslam’ın ruhu savunulur. Özellikle zekât, namaz, cami mimarisi gibi konular üzerinden İslam’ın insanı ve toplumu nasıl şekillendirdiği somut örneklerle anlatılır.
Garaudy’nin en güçlü yanı; Müslüman olmadan önce Batı’yı, Marksizmi, Hristiyanlığı ve modern düşünceyi derinlemesine yaşamış ve içselleştirmiş olmasıdır. Bu birikim, onun İslam’a gelişini “kaçış” değil, “varış” haline getiriyor.
Kitap boyunca, yalnızca inanç değil, sorumluluk da telkin ediliyor. Okura düşen ise, İslam’ı yalnızca bireysel bir ibadet sistemi olarak değil, yaşanabilir ve yaşatılabilir bir toplum düzeni olarak görmek ve göstermek.