Bir bilimkurgu klasiği olan Zaman Makinesi’ni bu alana ilgi duyan kimsenin okumadığını sanmıyorum. Eğer gözden kaçırdıysanız ise üzülmeyin, ben size hatırlatmaya geldim
Londra’da yaşayan ve yazarın ‘Zaman Yolcusu’ olarak adlandırdığı bilim insanı bir zaman makinesi icat eder. Bu zaman makinesi ile geleceğe ışınlanan Yolcu, 802.701 yılına gider. Burada insanlığın ayrıştığını ve artık iki farklı türün olduğunu görür : Eloiler ve Morlocklar. Eloiler, yüzeyde yaşayan, zayıf, barışçıl ama entelektüel olarak geri bir türdür. Morlocklar ise yeraltında yaşayan, mekanik işleri sürdüren, vahşi ve tehditkâr bir türdür. Geceleri yeryüzüne çıkıp Eloileri avlarlar.
Yazar aslında burada ince bir eleştiri de yapar. Şuanki zamanda sömürülen ve sömüren halkların çatışmasıdır bu. Zaman Yolcusu tabiki bununla yetinmez ve daha ileriye daha ileriye giderek tüm geleceğe ışınlanmak ve bilgi sahibi olmak ister. Nitekim her şeyin bir sonu olduğu gibi dünyanın da bir sonu vardır. Peki hiç geçmişe gitti mi ?
Her zaman tekrar ettiğim gibi “İnsanlar kitapları değil,kitaplar insanları seçer.” Dilerim ki bu kitap tarafından seçilir ve kulağınıza ‘iyi okumalar’ diye fısıldamasına izin verirsiniz.
.