Kitap Felsefeyi ,bilimi,mitleri,dinleri ve Avrupa'nın günümüzde neden diğer milletlere göre neden bu kadar ilerde olduğunu göstermesi açısından çok önemli bir eserdir. Şahsen ben kitabı ben çok beğendim, bu kitabı okumayanlar çok şey kaybeder. Kitapta özellikle Avrupadaki felsefik ve bilimsel çalışmalar yapıldığı sırada bizimkiler (Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti) ne yapıyordu? Ne işle uğraşıyordu? Bu sorular kitap boyunca aklımdaydı. Ha bu arada 18 yaş altı olan Jorunn ve Jorgen adlı iki çocuğun birbiriyle olan cinselliklerini anlatması çocuklar açısından hiç hoş değil, bu arada çocuklar üzerinden yapılan Avrupa milletindeki genişlik de beni deli etti.Her neyse kitabı kısaca özetleyecek olursak Her şey Sofie Amundsen e aniden bir mektup gelip Bu mektubu Hermes adlı bir köpekle yollayan Alberto Knox tarafından içeriğinde sen kimsin adlı bir yazıyı barındırması ile başlayıp felsefe tarihi hakkında geniş bir kapsamla Albertonun Sofieye felsefe anlatmasıyla başlar ama aslında bu iki karakter Norveçli olup Lübnan'da görevli binbaşı Albert Knag in göreve gitmeden önce 15. yaş günü hediyesi için kızı Hilde ye yazdığı Sofie nin dünyası yani bilgeliğin dünyası adlı kitabın karakterleri olduğunun farkında değildirler. Sofie ve Alberto bu durumu fark ettiğinde kitabın içinden çıkarak gerçek dünyaya gelirler. O sırada da Binbaşı eve gelerek kızına kavuşup mutlu mesut yaşarlar. Sofie ve Alberto ne kadar uğraşsalarda gerçek dünyada insanlara varlığını hissetiremez çünkü onları kimse ne duyuyor ne de görüyordu. Kitap burada bitiyor ama biraz yarım kalmış gibi.