Puan vermedi·204 syf.····Okunma: 18 Haziran 2025 22:20 ---4/5---
ilk kez sanırım 2010 senesinde okumuştum, aradan geçen zamana bakınca tekrardan bir okuyayım dedim. bu kitap ve bu adam bana türkçe edebiyatı sevdirmiş gerçekten. geriye dönük yorum yapınca bana okumayı aşılattığını daha iyi anlıyorum.
alper bey gerçekten çok zeki bir insan ve esprili bir dile sahip, bunu her eserinde gösteriyor da zaten. kitabı okurken o kadar çok tebessüm ettim ki bu hissi özlemişim gerçekten.
dediğim gibi kitabı daha önce okumuştum ama sonunu bir türlü hatırlayamıyordum. kitabın neden sonlarını hatırlayamadığımı tekrar okuyunca fark ettim. hikayesi absürt, komedi ama içinde fantastik ögeler de var. bunu unutmuşum mesela. sonra bir yerlerde hikayeye dahil olan `kaan sezyum`u da unutmuşum çünkü o zamanlar benim cahilliğimden olacak bu herifi tanımıyordum bile. adını tekrar görünce bir gülümsetti`ne yalan söyleyeyim`
velhasılı, hikayesi sıradan başlayıp yoğunlaşarak ufak bir bocalamayla ters köşe yapmaya çalışıyor, dili kesinlikle yormuyor ve türkçe'nin tüm nimetlerinden faydalandığı için sık sık tebessüm ettiriyor. tekrardan yazara teşekkürler, kalemine sağlık.
"Ve ben artık mutsuz bir adamım..
Günler, haftalar, aylar akıp giderken, ben yaşamıyor da daha ziyade vakit geçiriyorum. Ortalık karardıktan sonra pencereden yıldızları izliyorum. Umut etmiyorum, kızmıyorum, üzülmüyorum. Sadece hatırlıyorum.
Kainat türlü biçimlerde kandırmaya çalışıyor beni. Bulutlar ilerliyor, bir ayyaş nara atıyor, bir araba acı acı klakson çalıyor, daldan bir yaprak düşüyor... Orada öyle sabit dururken, her şey beni kimsenin umurunda olmadığıma, unutmayışımın bir anlam taşımadığına inandırmak için yarışa giriyor. Sabırla bekliyorum ki, bütün kozlarını oynasınlar. Ne olursa olsun duruyor, duruyor, duruyorum... Gece bir kez daha aşkım karşısında mağlup dağılırken, kuytu bir köşeden fırlayıveren bir kedi gülümsetiyor beni. Nihayet gölgelerin arasında bir sigara yakıyorum. İşte o an biliyorum ki, roller değişmiş ve şimdi yıldızlar beni izlemeye başlamıştır. Gidip yatağıma giriyor, başucumda duran Küçük Prens biblosuna bakıyorum.
Senden bana kalan her şey gibi kırık, ama asla atamayacağımı biliyorum."