Gizliajans

8,2/10  (193 Oy) · 
530 okunma  · 
146 beğeni  · 
2.666 gösterim
Dünyanın, şahsına karşı kurulmuş bir komplo olduğuna inanan, genç ve avare metin yazarı Musa… Onun, hayatın her alanına derin ve samimi bir merakla yaklaşan,temiz kalpli ev arkadaşı Şaban… Diğer tarafta, gaddar bir kedi tarafından yönetilen, birbirinden tuhaf çalışanlarıyla bir reklam ajansı: Menekşe gözlü sanat yönetmeni Sanem, esmer ve seksi sekreterler Mehtap ile Sevilay, durmaksızın ağlayan yaratıcı yönetmen Çeşme, psişik-sismograf çaycı Ercan… Ve şöhretler: Tesla, Prens Charles, Kaan Sezyum, Küçük Prens, Süpermen ve diğerleri… Özgün üslubuyla, ilk kitabı Tatlı Rüyalar’dan itibaren geniş bir hayran kitlesi edinen Alper Canıgüz’den yine eğlenceli, heyecanlı ve kışkırtıcı bir absürd macera…

“Patronumuz Şeytan Bey’dir ve sizden de çok hoşlandığını söyleyebilirim.”
Neydi bu şimdi? şaka mı? “Öyle mi?” dedim bu manyakça oyuna bir tur ayak uydurmaya karar vererek. “Nereden biliyorsunuz?”
“Kendisi söyledi.”
Elimden geldiğince aptal gibi görünmemeye çalışarak gülümsedim.
“Ben kaçırmışım o kısmını.”
“Sizin hatanız değil. Telepatik olarak iletti düşüncelerini.”
“Evet anlıyorum,” diye kestirip attım, yeni işimi daha başlamadan bırakmak zorunda kalmamak için. “Öyleyse kendisine teşekkürlerimi de iletin.”
“Ona kendiniz de teşekkür edebilirsiniz,” dedi Tunçay Bey bıyık altından gülerek.
“Şeytan Bey görüşmenin başından beri burada, aramızda bulunuyor.” Bardağına iki buz attıktan sonra pipetini uzun uzun emdi ve boş bakışlarıma yanıt olarak, o kocaman işaret parmağıyla, masanın üzerinde psikopatça beni kesmekte olan kara kediyi işaret etti.
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2008
  • Sayfa Sayısı:
    204
  • ISBN:
    9750506307
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınları
  • Kitabın Türü:
Cem 
 21 Kas 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Bu ara iyi oldu. Kendimi toparlamaya çalışıyorum. Kitaplığımı tasfiye etmeye devam ediyorum. Evimizin salonu darmadağınık. Neredeyse hepsinden bıkmışım: eskimiş nice okunmamış ve asla okunmayacak kitap, din ve tasavvuf dolu bir on yılın kalın kalın izlerini taşıyan nice islami tasavvufi kitap, artık elimi sürmeyeceğim nice gereksiz, laf olsun diye aldığımı anladığım okumayacağım kesin kitap..hepsi karman çorman duruyor. Bir arkadaşım erzincan'da bir köye kitaplık yapmak için arada eve gelip poşetlere, torbalara doldurduğu bir çok kitabı alıp götürüyor. Bir çok kitabı öğretmen odasındaki yeni kitaplığımıza koydum. Bazı kitapları eşya satma sitesine çok çok ucuza koyuyorum, alan bir beş lira on lira versin bir de çay ısmarlasın istiyorum...ama cevap gelmedi hiç. Buradan da sevdiğim bir kardeşime göndereceğim bir kaç kitap var. Bunların dışında ölene dek benimle kalacak kitaplarım var. Onlarla yürümeye devam...

Gizliajans'sa çoktan yola çıktı, yeni menziline doğru yol alıyor. Yazara teşekkür etmem gerek, çünkü eylül ayından beri allak bullak olmuş hayatıma zar zor da olsa kahkaha getirdi, belli ki uzun süreli değil, ama misafirlik işte, iyi ki gelmiş, iyi ki okumuşum: bol bol güldüm, hızlı hızlı okudum ve nihayete erdirdim. Ve galiba hemen unuttum.

yani; gülmek, eğlenmek, keyif almak, kafamızı dağıtmak için ne de güzel bir kitap! Eve giderken, çalışırken, insanlarla uğraşırken ya da meselâ O'nu düşünürken, bunalıyorsak, işte bir anda hikâyeyi düşünüp "acaba ne olacak?" diye meraklanmak, sonra akşamleyin iyi demlenmemiş bir çay eşliğinde, hem de loş ışıkta sayfaları ister ağır ağır, ister hızlı hızlı çevirerek son derece ilginç bir konunun giderek imkânsız ve inandırıcılığını yitirebildiği noktalara uzandığı bu hikâyeyi yine de keyifle, okumak...bence harika!

O yüzden; eğer siz de benim gibi eylülde dağıldıysanız ve toparlanamıyorsanız, ama kitaplarla iyileşmek niyetindeyseniz ama yine benim gibi ciddi bir okur olamamanın acısını da yaşıyorsanız, bir sonraki ciddi ve ağırbaşlı okurluk girişimine dek nefes almak ve hafif bir edebiyat tadıyla bir kitap okumak istiyorsanız, Gizliajans tam size göre!

iyi okumalar...

HeraDiceksiniz 
05 May 18:57 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Yoğun ısrarlar neticesinde Alper Canıgüz'ün okuduğum ilk ve son olmayacağına kesinlik kazandıran eseri. Yazarın çok farklı bir dili var, birkaç kısmında kahkaha attığım oldu. Absürd olayları çok güzel bir şekilde işlemiş, esprili diliyle aslında biraz da kendi hayatımızdan kesitler sunuyor. Birini tarif ederken, karşınızda o kişiyi düşünmenize vesile oluyor; Musa işe başlıyor ve olaylar birbirini takip ediyor. Kitaptaki aşk meselesi çok güzel başladı mesela. Özenmedim, diyemem.

Gelelim başlığın sebebine... Her bir kurgunun, hikayenin ya da anlatılan olayın kitlendiği kısımlar vardır. Bunu her bir kitapta görebilirsiniz. (Yazarı kim olursa olsun.) Yazarın okumuş olduğum ilk kitabı olduğundan çuvallayacağına kesin olarak kanaat getirdiğim kısımlar vardı ancak sonunu gayet güzel bağladı ancak son sayfalarda okuyucuları (en azından beni) iki üç kez ters köşeye yatırmadan da bırakmadı. (Bu kısmı okuyan arkadaşlar anlayacaktır diye umut ediyorum.)

Yazar romanın sonunu biraz da okuyucuya bırakmış diyebilirim. Biraz da kahramanın akıbetini biz tayin edelim ha? iyi de olmuş. En azından benim için öyle. Çok güzel bir kitaptı, herkese tavsiye ederim.(Arkadaşımın bana verdiği bir kitap olması nedeniyle daha bir özenle okumaya çalıştım)

Duygu 
 06 Mar 2017 · Kitabı okudu · 1 günde

Alper Canıgüz'ün Gizliajans adlı kitabıyla tanışamam internette karşılaştığım bir alıntısıyla oldu. Beni etkiledi. Kısa sürede kitabı buldum. Okumaya başladıkça kitap sardı.Bir çırpıda okunan bir kitap. Mizahı bir anlatımı vardı. Fakat ilerledikçe bazı yerlerinde sanki Murat Menteş'ten birkaç şey gördüm. Bilmiyorum belki de ben öyle hissettim.

Kahramanımıza gelecek olursak -Musa'ya- Sanem'i ilk gördüğü andaki cümleleri hala aklımda. Güzel sevdin be Musa...

Mehmet Y. 
03 Haz 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Alper Canıgüz’ün okuduğum ikinci romanı idi. İlkinde 5 yaşındaki bir çocuğun absürt macerasını anlatan Canıgüz burada da aynı tarzı sürdürüyor. Zaten Alper Canıgüz, Emrah Serbes ve Murat Menteş üçlüsünün benzer bir tarzları var. Gerçeklikten kopuk ancak okuru kendine çeken tatlı ve farklı bir üslup.

Canıgüz bu romanında fantastik unsurlar da kullanarak yine ilginç bir hikayeyi anlatıyor. Kitap kesinlikle kendini okutuyor; buna garanti verebilirim. Beğenip beğenmemek ise sizin mizah anlayışınız ya da beklentilerinizle alakalı. Bana göre gayet sıra dışı ve başarılı bir roman. Canıgüz’ün kalemine alışkın olanlar ya da onun tarzını az buçuk bilenler için hayli tatmin edici bir eser.
Bilmiyorum, belki de kitabı okuyanların bir kısmı bana gülecek, ‘onca aksiyon ve olağan dışılıktan geriye sende kala kala bu his mi kaldı?’ diyeceklerdir, emin değilim. Ama ben aşk mevzuna hassas, kavuşamayan ama çok seven aşık kısmına yaralı bir şahıs olarak, evet bu kısmen sulu romanda en çok da Musa’nın aşk acısına yandım. Sanem’i çok sevmişti ve gerçekten de yazarın dediği gibi, ‘hakikaten ayrı dünyaların insanlarıydılar’ lakin ikisine de üzüldüm be…

Ceren Gökçen Demirel 
19 Ara 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Alper Canıgüz beni hiçbir zaman yanıltmadı ve hayal kırıklığına uğratmadı! Yine harika bir kurgu ve muhteşem bir anlatım. Şaşırtıcı, komik, heyecanlı ve fazlasıyla absürd! Canıgüzün okumadığım tek bir kitabı kaldı ve eminim ki o da beni yanıltmayacak. Farklı bir tat isteyenlere kitap sayfalarını ardı ardına çevirip kendini o dünyada kaybetmek isteyenlere öncelikli tavsiyemdir! Alper Kamu maceralarından sonra en beğendiğim canıgüz kitabı oldu :) herkese iyi okumalar!

Melek yeter 
13 Nis 01:02 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir kitabı okumak için onun içeriğine bakacak olsam tıpkı tiyatro bileti aldığımda yaşadığım o acayip hislerle dolar taşarım; olur da konu ilgimi çekmez diye tedirgin olurum. Konuyu bilmek kitabın içinde yaşamak gibi olmuyor , bir de günümüz yazarları olunca hepten vazgeçecek gibi olurum.
"Gizliajans" kitabına da böyle kapıyı çalmadan giriverdim. Hiç de pişman olmadım. Yazarın anlatım tarzi daha kitabın başında iken gülümsetiyor insanı.
Yazarın , kahramanı Musa Bey'in yaşadıklarını anlatırken ,onun kişiliğinden söz ederken , çevresel unsurları tasvir ederken uzun uzun anlatmalara girmeyip zihnimizde olay örgüsünü hemencecik yaratabilmesi ; bu kadar başarılı aktarabilmesi, kitabı sürükleyici yapan etkenlerden biridir bence. Konu olarak da zor bir alan seçmiş yazar; uzaylılar! Okuyucuyu gerçek bir dünyadan hayali aleme yollarken yer yer güldürmesi, yer yer merakta bırakması da ayrı bir güzellik.
Yazar ; Tesla' yı , süpermen 'i, Prens Charles'ı ve Küçük Prensi , gündelik hayatın içine de almış, hikayeyi bilimsel, politik, tarihsel ve edebi yönlerden etkilemiştir.
Musa isimli bir genç askerlik arkadaşı Şaban ile karşılaştıktan sonra onunla ev arkadaşı olur ve bir gün hiç beklemediği anda bir ajanstan iş teklifi alır. Tuhaf tesadüfler daha ilk günden başlar. Kahramanımız ardı arkası gelmeyen acayip durumlarda ,kötü hissettiği her anında tek bir kişiye sığınır, ilk gördüğü anda aşık olduğu Sanem 'e. Ve aşkının karşılık bulması ile ( öyle sanması diyelim) yaşadığı tuhaf ne varsa pek de umursamaz başlarda. Ta ki ev arkadaşı Şaban ' ın gizemli bir şekilde ortadan kaybolması ve ajansın kapanmasına dek...
Bundan sonra serüven başlar ve Musa bey oyuna geldiğini anlar, bu kez başka bir oyuna gelir ama onun asıl derdi kendisini son gördüğünde , ona küçük prensli bir cam fanus veren aşkı Sanem dir.

Yusuf Çorakcı 
06 Nis 20:40 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Adını sık sık duyduğum Alper Canıgüz'ün okuduğum ilk kitabı olan Gizliajans, ilginç diyalogları, farklı kurgusu ile şaşırtıcı gelişmeleri ve sonuyla beğenimi kazanan bir kitap oldu. Aslında bir etkinlik için okudum kitabı ve pişman olmadığımı söyleyebilirim. Yazar oldukça sade ve eğlenceli bir tarzda yazma gayretinde ve detay verirken okuru sıkmamaya çalıştığını görmek mümkün bence. Kitap akıcı olmakla birlikte tek tük küfür ve argo kelimeler yer alsa da rahatsız edici boyutta değil kesinlikle, hatta çıkarılsa anlamaz kimse. İsmine bakınca bir ajansta geçen olaylar gibi algılansa da hikayenin gittiği yerler gerçekten bambaşka. Dikkat ederseniz iki kelime bitişik olarak yazılmış, buradan tuhaf hadiselerin geçeceğini tahmin edebiliriz. Kitap başlarda son derece normal başlıyor ancak ilerleyince öyle absürd bir hal alıyor ki sonlara doğru nasıl bir acayiplik olacağını kestirmek mümkün değil. Konuya gelecek olursak; askerlik arkadaşıyla aynı evde yaşayan Musa adında bir metin yazarının işte bu Gizliajans adındaki reklam şirketine girmesinden sonra başından geçen saçma sapan olaylar anlatılıyor. Neden saçma diyeceksiniz ajansın ajansla alakası yok, öyle acayip tipler var ki tımarhane gibi. En absürd mevzulardan biriyse ajansı Şeytan Bey adında mirasyedi bir kedinin yönetmesi. Bunun gibi birçok tuhaf durum var kitapta, uzaylılar falan giriyor ki asıl komedi orada başlıyor. Bütün bunlarla beraber Musa ajansın sanat yönetmeni olan Sanem ile ilk günden sevgili olmuştur ve aşktan gözü kördür arkadaşın, düşünmediği bir an yoktur. Hal böyle olunca yazar vıcık vıcık aşkından ölüp bitiyorum tarzı cümleleri fazla kurmuş gibi geldi ve bu da açıkçası rahatsız etti beni. Çünkü yan ögeleri ayarında kullanamamak kitabı başka yerlere götürebiliyor. Nikola Tesla'nın bir elektrikçi, Prens Charles'ın istilacı uzaylılarla mücadele eden bir örgütün başkanı olması eseri komik yapan unsurlardan bazıları. Kitabı bitirince karakterlerin birçoğunun göründükleri gibi olmadığını görüyoruz. Çok fazla kopya vermek istemiyorum çünkü gerçekten absürd bir hikayesi var kitabın böyle Cem Yılmaz'ın komedi filmleri gibi diyebilirim. Okuduktan sonra "hadi ya, yok artık" tarzında tepkilerim olmadı değil. Alper Canıgüz genel anlamda başarılı bir iş çıkarmış, bundan sonraki süreçte kendisinin diğer kitaplarını edinip okuma konusunda düşüncelerim mevcut. Hem komedi, hem macera, hem aşk, hem bilimkurgu, hem de absürdizm içerikli güzel bir kitap olmuş tavsiye ederim.

Ebru Telkenaroğlu 
28 Mar 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

Alper Canıgüz okumak bambaşka bir tecrübe. Absürd tarzda yazdığı için başı, ortası, sonu farklı tellerden çalar genelde, finalin de ucu açıktır. Ama öyle cümleler eder ki, tam kalbinizden yakalar. Gizliajans da tam bir Canıgüz kitabı bu açıdan. Her karakteri ayrı bir dünya, hepsinde farklı bir şey var insanı etkileyen. Aşka, aileye, hayata dair onikiden vuran cümleler var. Daha önce absürd okumadıysanız bile, okuyun derim ben. Alper Canıgüz'ü okuyun.

Tuğba Dk 
25 Mar 17:21 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 8/10 puan

Hani bazen hayatta her şeye karşı bir isteksizlik yaşar insan. Ne kitap okumak ister, ne giyinip süslenip dışarı çıkmak... İşte öyle zamanların ilacı gibidir Alper Canıgüz. Kafasının içindeki farklı ve pek güzel dünyayı romanlarıyla bize sunar ve bizim de o güzel kafayı yaşamamıza olanak sağlar.
Okuyun,okutun efenim :)
*** Bu arada Alper Canıgüz Almanca’ya çevrilen ikinci romanı Gizliajans ile Almanya’da 3 ayda bir yayımlanan dünya edebiyatının “en iyiler” listesine giren ilk Türk romancı olmuş. İlgili haberi aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.
http://www.sabah.com.tr/...zari-almanyada-gecti

Meşrebi Kalender 
 21 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Alper Canıgüz’den damakta Bizimkiler dizisi hazzı yaratacak bir kitap daha.
Bu absürt ötesi kitabı okurken, hiç kahkaha atmasanız bile sürekli bir gülümseme yüzünüzde asılı kalıyor.

Olay örgüsü ve karakterler arasında “Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı” teoremi kitap boyunca sizi diri tutacak.

Karakterler demişken yazarın önemli bir karakterle ilgili isim tercihi hakkında bir şeyler vızıldamak istiyorum.

Yazarın, kafasındaki karakterin tam olarak okuyucuda yansıyabilmesi için önem vermesi gereken ölçülerin belki de en başında karakter ismi gelir. İsim, karakterle hiç ilgisi olmayan çok farkı bir şeyi akla getirirse; okur, karakterle kaynaşamaz ve ilgisini kaybedebilir.

Yazarın burada önemli bir karaktere “ Şaban” ismini vermesi aslında bir risk olmuş. Ne kadar dindar olursanız olun "Şaban" denildiğinde sizin bile aklınıza üç aylardan biri değil de, dünyanın en güzel gülen insanı geliyor. Ama yazar yarattığı kurgu sayesinde bunun da altından kalkmış.

Alper Canıgüz, Murat Menteş gibi “afilli filinta” yazarların özgün-absürd tarzı kitaplarının konusu nedir acaba diye sorulmaz, yedi büyük günahtan biridir,lütfen.

Kitabı gördüğünüzde arka kapağını bile okumayın, o da abesle iştigale girer.

Usul ise; İsmet İnönü tarzı çivileme dalmaktır kitaba.

Aşağıdaki emaneti çıkarken alırsınız.

https://www.youtube.com/watch?v=KZscWQdztSw

5 /

Kitaptan 91 Alıntı

Muhayyelll 
 23 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Tüm mutlu evlilikler birbirinin aynısıdır, mutsuz olanların her birinin mutsuzluğu ise kendine özgüdür.

Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 89 - İletişim yay.)Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 89 - İletişim yay.)
Duygu 
05 Mar 2017 · Kitabı okudu · İnceledi

... Bak mesela pencerenin önüne bir kuş konar ben seni severim, bir tren yolculuğunda pencereden dışarı bakarken derme çatma bir ev gözüme çarpar ben seni severim, burnuma eskilerden, hangi uzak hatıraya ait olduğunu çıkaramadığım bir koku çarpar ben seni severim, kafama kuş sıçar ben yine seni severim... Anlıyor musun beni?

Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 25 - İletişim Yayınları)Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 25 - İletişim Yayınları)
Çiğdem Aksoy Kahraman 
12 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

"Aşka inanıyor musunuz?"
"Tanrıya inandığım kadar."
"Öyleyse Tanrıya da inanmıyorsunuz?"
"Bilakis" dedi Tesla. "Tanrı'ya her şeyden çok inanıyorum. Sadece varolup olmamasını pek önemsemiyorum."

Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 143)Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 143)
Duygu 
05 Mar 2017 · Kitabı okudu · İnceledi

''En kısa ömrü en iyi biçimde yaşamak: Benim hayat felsefem de bu diyelim. Düşünürseniz hayatı en iyi biçimde yaşamanın kaçınılmaz sonucunun bu olduğunu fark edersiniz zaten.''

Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 14 - İletişim Yayınları)Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 14 - İletişim Yayınları)
Asude 
19 Eyl 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. İlk önce bunu yaparlar... Sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim demek için... Çünkü en çok sevdiklerin yaralar seni.

Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 106)Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 106)
Muhayyelll 
24 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Aşka inanmıyor musun Sanem?"
"Sadece aptallar aşka inanır."
"Emin misin?"
"Tabii ki eminim."
"Sadece aptallar emin olur."

Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 184 - İletişim yay.)Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 184 - İletişim yay.)
Muhayyelll 
23 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Herkes bilir ki, aşk filmlerini, örneğin, ilginç kılan birbirini seven çiftin hikaye boyunca yaşadığı sıkıntı ve acılardır. İlişkinin kaygısızca yaşandığı süreç ise, sevgililerin yağmur altında yürümesi, dondurma yemesi ve köşe kapmaca oynaması gibi, açıkçası daha ziyade çocukça denebilecek edimler içinde bulundukları birkaç sahneyle ve genellikle de hafif bir müzik eşliğinde çarçabucak anlatılıp geçilir

Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 89 - İletişim yay.)Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 89 - İletişim yay.)
Duygu 
05 Mar 2017 · Kitabı okudu · İnceledi

“Karşınızdakinin bilmesi gerektiğini düşündüğünüz bir konudan ona söz etmemek, yalan değilse bile kuşkusuz yalana giden ilk adımdı.”

Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 55 - İletişim Yayınları)Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 55 - İletişim Yayınları)
Çiğdem Aksoy Kahraman 
10 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Ne kadar dibe batarsan, o kadar yükseğe çıkmaya hak kazanırsın.

Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 105)Gizliajans, Alper Canıgüz (Sayfa 105)