Bir Stan LaFleur Kozmo-Polisiyesi

Örümcek Burgacı

Alper Canıgüz
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 50 dk.
Sayfa Sayısı:
312
Basım Tarihi:
22 Ekim 2025
Yayınevi:
Everest Yayınları
ISBN:
9786253695156
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Platonik Aşk: Örümcek Burgacı
9/10
·312 syf.··
2025 128. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 23:02
Her şeyden önce, şu şekilde başlamak uygun olur diyerek giriş yapalım. Yazar, metne son noktayı koyduğu anda eser ondan çıkmış olur; artık okuyanlar, ne anladı, nasıl anladıysa ona dönüşür biraz da. Her okuma yanlış okumadır; ya da en masum hâliyle bir yanlış anlama. Hiperdemokrasi, Jacques Attali’nin kavramsallaştırdığı bir gelecek vizyonudur. Burada yurttaşlar yalnızca seçim dönemlerinde değil, sürekli olarak politik sürece katılır. Dijital platformlar bu katılımı sağlar, algoritmalar ise ölçer ve yönlendirir (2006). Demokrasi, ister Antik Yunan’da olsun ister dijital çağda, hep birilerinin çıkarına göre şekilleniyor... Platon’un Devlet’inde demokrasi, “herkes kafasına göre takılıyor” modu gibi. Biraz festival havası: özgürlük bol, kurallar gevşek. Ama Platon diyor ki, bu iş fazla uzarsa ortalık karışır, sonunda bir “tek adam” çıkar ve tiranlık başlar. Yani "demokrasi yürüyüşü"nün tiranlığa ulaşması, Platon’a göre kaçınılmaz bir domino etkisi. Başlarken belirtildiği gibi, Hiperdemokrasi ise Attali’nin vizyonu: “Artık sadece seçim günü değil, her an oy veriyorsun, yorum yapıyorsun, like atıyorsun.” Yani demokrasi 7/24 açık büfe. Fakat işin püf noktası şu: sen katılıyorsun sanıyorsun, aslında algoritmalar seni ölçüyor, yönlendiriyor, hatta dikkatini bile politik sermaye olarak kullanıyor. Yani senin “akışta” ilerlemen bile politik bir eylem haline geliyor. Tablo oldukça net: Platon’un demokrasi eleştirisi aristokratların “halk fazla özgür olursa işler bozulur” diye homurdanması. Hiperdemokrasi ise kapitalizmin yeni numarası: “Hadi sürekli katıl, özgürsün!” derken aslında senin zamanını ve verini sermaye için topluyor. Kısacası Platon’un demokrasi eleştirisi aristokrat çıkarlarını gizliyor, hiperdemokrasi ise dijital sermayenin çıkarlarını
Örümcek BurgacıAlper Canıgüz · Everest Yayınları · 2025698 okunma
Her insan bir kâinattır, beş insan bir memleket.
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2025 106. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 21:05
Alper Canıgüz ‘ün yeni bir kitap yazmasını çok bekledik. Beklediğimize de değmiş. “Alper Kamu” serisinden sonra bir de “Şair Stan LaFleur” serisi okuyacağız ki bu beni hayli heyecanlandırıyor. Zira dehşetengiz güzellikte bir kurgu sunmuş okurlara. Gerek bilimsel terim ve gerçekler, gerek distopyamsı yönü çok başarılı. Ayrıca bir dönem polisiyesi olmanın hakkını da tam anlamıyla vermiş. Geçenlerdeki söyleşisinde yazarımız çok emek verdiğini, yer yer çok zorlandığını anlattı. Anlatırkenki gözlerinin içindeki o heyecan okurken bana da sirayet etti. Çok değişik bir seri olacak gibi duruyor, merakla devamını da beklediğimi buradan beyan ediyorum :) Keyifli okumalar dilerim efenim…
1000Kitap
Örümcek BurgacıAlper Canıgüz · Everest Yayınları · 2025698 okunma
Karşınızda Rilke gibi dilbaz, tilki gibi kurnaz Stan LaFleur
10/10
·312 syf.··
2025 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2025 21:40
Hani bazı yazarlar vardır da onların daha yazmadığı kitapları düşünüp "ya ölürsem de okuyamazsam" diye korkarsınız... Alper Canıgüz tam öyle bi yazar benim için. Örümcek Burgacı'nı görecek ve bitirecek ömrüm olduğu için kendimi şanslı sayıyorum. Gelelim kitabımıza, 1974 Türkiyesindeyiz ancak güzel ülkemiz 20 senedir hiperdemokrasiyle yönetiliyor, yani tıpkı antik romadaki gibi halkın yönetime doğrudan katıldığı, bütün önemli kararların toplumu temsil ettiğine inanılan belli sayıdaki örnekleme yapılan anketlerin sonuçlarına göre alındığı bir Türkiye. Ha bir de ufak bir ayrıntı; insanlara topluma sağladıkları fayda derecesinde yaşam vizeleri veriliyor. Yani topluma faydalı mı oldunuz, o zaman 3 sene daha yaşamaya devam edebilirsiniz ancak topluma herhangi bir faydanızı göremezlerse o zaman en yakın nüfus müdürlüğüne başvurup 5 gün içinde ölümünüzü planlamanız gerek. Bunlar olurken ayrıca gökyüzünde sebebi bilinmeyen kırmızı bir yarık var. Ülkenin işleyişini ve halihazırdaki durumu yeterince anladıysak geçelim kitabın konusuna; baş kahramanımız Stan LaFleur Türk bir aile tarafından evlat edinilmiş bir Alman. Kendisi hem bir şair hem de bir dedektif. Önüne çözmesi için bir "sözde intihar" vakası geldiğinde yaşam vizesinin iptal edildiğini öğreniyor. Yani vakayı çözmesi için sadece 5 günü var. Peki sizce bizim Rilke gibi dilbaz, tilki gibi kurnaz dedektifimiz bu işin altından kalkabilecek mi? Ayrıca unutmadan, 5 yaşındaki zehir hafiyemiz Alper Kamu'nun maceralarını okumuş olanlarınız için kitabın içinde tanıdık dostlarımız da var. Alper Canıgüz'ün harika bi yazar olmasındaki en önemli etken aynı derecede harika bi insan analisti olması. Ama zaten Boğaziçi Psikoloji mezunu olduğunu düşünürsek bu pek de şaşılacak bir şey değil. Bu kitabı okurken de tıpkı diğer kitaplarında
Duygu ve Düşünce
Örümcek BurgacıAlper Canıgüz · Everest Yayınları · 2025698 okunma
8/10
·312 syf.··
2026 4. kitabı
II. Dünya savaşı sonrası 1974 yılının paralel evreninde hüküm süren bir Türkiye karşılıyor bizleri. Türkiye dahil birçok ülke ‘hiperdemokrasi’ rejimiyle yönetiliyor. Öyle bir düzen düşünün ki; kamuyu ilgilendiren her konu halkın anketleriyle belirlenip karara bağlanıyor, sistem bilgiyi tekeline almış, ayrıcalıklı uzman zümrenin tahakkümüne son verilmiş. Düzen bir analog saat gibi tik-tak-tik-tak işler hale gelmiş. Hiperdemokrasinin temelinde yalnızca toplum kanaati esas. "Gerçek" en tehlikeli kavram. Adalet, ekonomi, eğitim, bilim, sanat, hepsinin nasıl işleyeceğine çoğunluk yani halk karar veriyor. Kimin yaşayıp kimin öleceğine de. Şayet vizeniz bittiyse, topluma anlamlı bir katkı sunamadıysanız geçmiş olsun, göz göre göre tahtalı köye göç etmek zorundasınız. Kitabın en can alıcı noktası, bir anda gökyüzünde beliren gökkuşağından hallice koca bir yarık. Başka bir evrene açılan bu boyut kapısının anlamı ne? Neden tüm dünya teyakkuzda? İnsanlığı ne bekliyor? vb. sorular bütüncül kurgunun yapı taşlarını oluşturuyor. Yazar, işte böyle distopik bir evrenin merkezine peş peşe işlenen cinayetleri aydınlatmakla yükümlü zeki, mütevazi, hümanist bir karakter koyuyor; Alman asıllı şair-dedektif Stan LaFleur. Babasının ölümünü şüpheli bulan Hanzade, durumu aydınlatması için özel dedektif Stan’e başvuruyor. Stan bir yandan üniversite profesörünün ölümünün ardındaki gerçeği araştırırken diğer yandan vizesinin bittiğini öğreniyor. Dolayısıyla aldığı bu son vaka tam anlamıyla bir ölüm-kalım savaşına dönüşüyor. Kitaplarını severek ardı ardına okuduğumuz dahi dedektifimiz Alper Kamu’nun ardından bu kez yeni bir karakterle tanıştık ve Stan’i de en az onun kadar sevdik. Yazarın siyasi metaforları, toplum psikolojisi algısı, insan haklarına atıfları ve ironik çıkarımlarıyla tebessüm
Örümcek BurgacıAlper Canıgüz · Everest Yayınları · 2025698 okunma
Gerçek, Bir Sanrıdır Çoğunluk Karar Verene Kadar!
9/10
·312 syf.·
2026 27. kitabı
Alper Canıgüz’ün o bildiğimiz serseri, "suya sabuna dokunmayan" fırlama tarzı gitmiş; yerine hiperdemokrasi denilen o tekinsiz suların tam ortasına, elinde bir kova sabunla dalmış bir yazar gelmiş. Örümcek Burgacı, Alper Kamu’nun o net dünyasından çıkıp, zihnimizin çatlaklarında Stan LaFleur ile beraber kaybolduğumuz bir "kozmo-polisiye". Alternatif Bir 1974: II. Dünya Savaşı bitmiş ama bildiğimiz dünya değil bu. Kamuyu ilgilendiren her şeyin (evet, kimin öleceğinin bile!) anketle belirlendiği, "gerçeğin" en tehlikeli kavram sayıldığı bir distopya. Stan LaFleur": Alman asıllı, Türk terbiyeli, Rilke kadar dilbaz ama bir tilki kadar kurnaz bir hafiye. Alper Canıgüz bu sefer dili öyle bir ağdalaştırmış, cümleleri öyle bir labirente çevirmiş ki; "Hocam sadede mi gelsek?" dediğiniz anda sizi kozmik bir yarığın içine fırlatıyor. Sistem Gömme Sanatı: Yazar bu sefer sadece bir cinayeti değil, "çoğunluğun diktatörlüğünü" masaya yatırmış. İşler Alper’in diğer kitaplarına göre çok daha karmaşık, çok daha "beyin yakan" cinsten. Kısa Not: Kitap bittiğinde gökyüzündeki o kızıl yarık zihninizde de açılacak. Alper Canıgüz, serserilikten sistem eleştirisine vites yükseltmiş. Bakış açınızı tazelemek (ve biraz da hırpalanmak) istiyorsanız bu burgaca girin. Ama dikkat; çıkışta bildiğiniz gerçeklik artık o kadar da gerçek gelmeyebilir. Küçük bir Hiper-Demokratik Anket: Malum, bu dünyada kimin yaşayıp kimin öleceğine çoğunluk karar veriyor. Eğer o gökyüzündeki meşhur yarıktan aşağı sadece bir kişiyi atma hakkınız olsaydı, bu kim olurdu?
Örümcek BurgacıAlper Canıgüz · Everest Yayınları · 2025698 okunma
Puan vermedi·312 syf.·
2026 3. kitabı
Selamlar:) kim demiş Türk edebiyatında distopya yok diye ;)) Alper Canıgüz distopya, bilimkurgu ve dönem edebiyatını birleştirdiği üstüne polisiye bir serüven eklediği Örümcek Burgacı ile karşımızda. Yazar bizi 1974 yılı Türkiye’sine ve hiperdemokrasiye götürüyor. Bu sistemde her şey halkın oyuna sunuluyor. Ama George Orwell ın deyimiyle büyük birader iş başında oyları ve anketleri etkileyen algoritmalar ile halkın bilincini yönetiyor. Tüm bunlar olurken gökyüzünde dev bir çatlak dünyayı tehdit ediyor. Bu ortama cinayetlerde eklenince şair dedektifimiz Stan LaFleur iş başında. Olaylar nasıl mı gelişiyor? Bu sorunun cevabını kitabı okuyarak bulabileceksiniz. Ceket astım asmaya Çıktım çakal basmaya Çağır gülüm geleyim Götürseler asmaya Cinaslı Hafiye, Stan LaFleur Rilke gibi dilbaz, tilki gibi kurnaz
1000Kitap
Örümcek BurgacıAlper Canıgüz · Everest Yayınları · 2025698 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2025 103. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 20:53
Alper Canıgüz yine yapacağını yapmış ve beni “Örümcek Burgacı” ile bambaşka bir dünyaya fırlattı. Açıkçası, bu alternatif 1974 Türkiye’si hem çok tanıdık hem de ürkütücü derecede yabancı. Düşünsenize, ülke, anket sonuçlarına göre yönetilen bir “hiperdemokrasi” sistemiyle işliyor. İlk başta kulağa hoş gelse de, hikayenin asıl gerilimi insanların yaşam vizeleri üzerinden kurgulanmış. Eğer topluma faydalı bulunmazsanız, sistem size resmen 5 gün içinde ölüm emri veriyor. Hikayenin kalbinde, Stan LaFleur adında, hem şair ruhlu hem de tilki gibi kurnaz bir dedektif var. Türk bir aile tarafından evlat edinilmiş Alman kökenli bu karakterin, çözmeye çalıştığı cinayetle birlikte kendi yaşam vizesinin iptal edildiğini öğrenmesi... İşte o an, kitaptaki gerilim tavan yapıyor. Sadece 5 günde hem cinayeti çözmek hem de ölmemek için mücadele etmesi gerekiyor. LaFleur’ün o dilbaz zekasına hayran kaldım, resmen onunla birlikte koşturdum. Kitap, sadece iyi bir polisiye değil, bilim kurgu, distopya ve derin psikolojiyi o kadar ustalıkla birleştirmiş ki, her sayfasında düşünecek yeni bir katman buldum. Çok keyif aldığım bir kitap oldu mutlaka tavsiye ederim.
1000Kitap
Örümcek BurgacıAlper Canıgüz · Everest Yayınları · 2025698 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2026 4. kitabı
Örümcek Burgacı, bildiğin polisiye falan değil; Alper Canıgüz burada sistemi alıp güzelce ti’ye almış. Alternatif bir 1974’te geçiyor ama anlattıkları o kadar tanıdık ki insan ister istemez “biz bunu zaten yaşıyoruz” diyor. Hiperdemokrasi fikri başlı başına iğneleyici: Her şey oylanıyor, herkes söz sahibi ama ortaya çıkan şey akıl değil kaos. Canıgüz de tam buradan vuruyor. Stan LaFleur zaten ayrı bir olay. Şair, dedektif, biraz ukala, bolca zeki… Olayları çözerken aslında insanı, toplumu ve çoğunluk denen şeyin ne kadar tehlikeli olabileceğini çözüyorsun. Mizah var ama öyle hafif bir gülümseme değil; kahkaha atarken bir anda durup “yalnız bu bayağı doğru” dedirten cinsten. İğne batıyor ama can yakmadan, çünkü çok iyi saklanmış. Kitap yer yer bilerek kafanı karıştırıyor, çünkü anlatılan dünya da zaten karışık. Her şey fazla, herkes konuşuyor, fikir çok ama sağduyu az. Okurken eğleniyorsun ama alt metinde sağlam bir taşlama var. Finali de öyle “oh rahatladım” dedirtmiyor; daha çok “hmm…” diye düşündürüyor. Kısacası Örümcek Burgacı, güldürürken laf sokan, polisiye gibi başlayıp topluma ayna tutan, zekâsını bağırmadan gösteren bir kitap. Eğlenceli ama hafife alınacak gibi değil; iğneleyici ama asla kaba değil. Elif Acar ile okumalara devam
Örümcek BurgacıAlper Canıgüz · Everest Yayınları · 2025698 okunma
ÖRÜMCEK BURGACI
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 23:09
Herkese merhaba, Yazardan okuduğum üçüncü roman Örümcek Burgacı oldu. Uzun zamandır böylesine özgün bir roman okumamıştım. Yazarın kafasının farklı çalıştığını Oğullar ve Rencide Ruhlar kitabından biliyordum fakat bu kitabıyla kalemine, düş gücüne bir kez daha hayran kaldım. Romanda alternatif bir tarih anlatısına yer verilmesinin yanı sıra bilimkurgu, psikoloji, siyaset felsefesi ve polisiye birbirine çok iyi entegre edilmiş. Ortada ciddi bir emek var. Bilimsel konulara gerektiği kadar yer verilmiş olsa da kitabın neyi anlatmak istediğini anlamak için yine de dikkatli okumak gerekiyor. Yazardan okuduğum diğer eserlerde kara mizah unsuru daha baskındı ve eğlendiriyordu. Bu kitap da ise kara mizah o kadar da baskın değil. Bunu bilerek okumaya başlarsanız hayal kırıklığına uğramazsınız. Bu özgün eseri sadece bir polisiye roman olarak değil, bahsettiği konular üzerinde kafa yorarak okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Örümcek BurgacıAlper Canıgüz · Everest Yayınları · 2025698 okunma
8/10
·312 syf.··
2026 34. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 21:48
Alper Canıgüz beğendiğim bir yazar özellikle küçük dedektif Alper'in maceralarını keyifle okumuştum. Bu kitabı biraz daha farklı bir türdeydi. Distopya, bilim kurgu tarzındaydı. O yüzden okurken sıkıldığım oldu. Konu biraz karışık geldi, bitirmiş olmak için bitirdim.
Örümcek BurgacıAlper Canıgüz · Everest Yayınları · 2025698 okunma

Yazar Hakkında

Alper CanıgüzYazar · 8 kitap
Alper Canıgüz 13 Şubat 1969 yılında İstanbul’da doğmuştur. Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunudur. Lise döneminden itibaren öykülerini dergilerde yayınladı. Yayınevlerinde çevirmenlik yaptıktan sonra üniversitede öğretim görevlisi olarak çalıştı. Bir dönem reklam ve metin yazarlığı yaptı.