Adına bakarak polisiye öykülerden oluşan bir kitap sanmıştım ama karışık hikayeler vardı. Çok etkileyici, akılda kalıcı değildi. Sonuçta kültür farkı da var bazı şeyler tuhaf geliyor. Bundan sonra mümkün olduğunca kendi öykücülerimizin kitaplarını okumaya çalışacağım.
Kitabı zor bitirdim biraz sıkıcı geldi. Ben kitabın yazarı Sándor Márai'nin başka bir kitabını yarım bırakmıştım. Bunu da yarım bırakmamak için biraz zorla okudum. Bana çok hitap etmedi. Asıl olay kitabın son çeyreğinde başlıyor. İlk başlarda, bir hakim olan Kristof Kömives'in hayatını ve fikirlerini okuyoruz. Sonra...
İpucu
Boşanma davalarına bakan hakim Kristof, daha önceden tanıdığı bir kadınla, sınıf arkadaşı olan kocasının davasına bakacağını öğreniyor. Davanın bir gece öncesi kadının kocası gelip karısı Anna'yı öldürdüğünü itiraf ediyor, aslında kadın -adı Anna- zehir içip intihar etmiş. Doktor olan kocası müdahale etmeyip ölmesine izin vermiş. Anladığım kadarıyla Anna, içten içe Kristof'a aşıkmış kocası da bunu fark etmiş, boşanmaya karar vermişler.