Alp Akay

Alp Akay
Profil rahatsızlık verici veya inançlarınıza aykırı paylaşımların yapıldığı, gayet sıkıcı bir alandır. Ayrıca, takip etmeniz gibi takipten çıkmanız -karşılıklı olmak kaydıyla- da gayet normaldir. Keyifli okumalar!
@akay·
·
sabitlendi
(...), her şeyde ölçülü olunmalı diyorum, ölçülülükte bile.
Sayfa 111·Kitabı okudu
Reklam
Armoni her şeyden önce doğaldır, doğanın yaratıcısı Tanrı tarafından garantilenmiştir. O dönemde çoğunluğun gözünde müzik, zaten doğal hale dönüş aracıdır. Rousseau için mesela sohbeti çağrıştırmalı ve halka nutuk çekmeye, yüksek sesle okumalara, temsil diyaloglarına olanak tanımalıdır; opera, onun gözünde doğal armoni gösterisinin en üstün şeklidir.
Temsil bir model, bir soyutlama ve bir başkasını “temsil” eden bir öğe fikri gerektirir. Bir hükümdarın kendi portresi tarafından, bir gerçeğin bir şekil tarafından, bir halkın sözcüler tarafından, bir nesnenin parasal bir değer tarafından temsili gibi. Temsil, mevcut bir halkın inandığı ve inandırmak istediği bir uzlaşmanın, bir dengenin, bir düzenin mizansenidir. Güzelliğin, değiş tokuş düzeninde gürültülerin içinden çıkabileceğini gösterir. Seslerin arabulucusu, timsal maddenin takas dengesi olarak ekonomide de müzikte olduğu gibi akış trampası içinde bir dengedir: armoni.
Müzisyenler saraylardan ayrılır ayrılmaz, ödeme gücü olan izleyiciler için konserler düzenlemeye başlarlar ve eserlerinin sunumu üzerinde hak iddia etmeye başlarlar. Başka bir deyişle yayıncıyı eserlerinin kiracısı olarak görmek, kendileri de sahibi olarak kalmak istemektedirler. Meşhur oldukları kadar güçlü olan müzisyen ve yayıncılar arasında savaş yeni başlamıştır. Üç yüzyıldır da sürüyor.
Bilinen ilk basılı partisyonlar 1501’den kalmadır ve Venedik’te Petrucci kitapçısı tarafından üretilmiştir. Önce sadece enstrüman için partisyonlar çıkar; aynı eserin bütün vokal ve enstrümantal bölümlerinin birlikte basıldığı bir partisyon görebilmek için (Rore adlı birinin madrigaller bütünü) 1577’yi beklemek gerekecektir.
Reklam