Alper Canıgüz

Alper Canıgüz

Yazar
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.2
9,8bin Kişi
okuyor-dolu
32,1bin
Okunma
v3_begen_dolu
1.780
Beğeni
goz
39,8bin
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Unvan
Türk yazar
Doğum
İstanbul, Türkiye, 13 Şubat 1969
Yaşamı
Alper Canıgüz 13 Şubat 1969 yılında İstanbul’da doğmuştur. Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunudur. Lise döneminden itibaren öykülerini dergilerde yayınladı. Yayınevlerinde çevirmenlik yaptıktan sonra üniversitede öğretim görevlisi olarak çalıştı. Bir dönem reklam ve metin yazarlığı yaptı.
kamera
Oğullar ve Rencide Ruhlar
kamera
Alper Canıgüz
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Gizliajans
kamera
Alper Canıgüz
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Tatlı Rüyalar
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Cehennem Çiçeği
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Kıyamet Park
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Daha Fazla
216 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
“Neticede olgunluk dediğin, hayatı daha fazla acıyla kabullenebilme yetisi değil midir?” Alper Canıgüz’e bu kitabıyla -merhaba- dedim. Evet, biliyorum çok klişe olacak ama ben kitabı bir çırpıda okudum. Ne yapaydım kitap çok akışkandı. Farkında mısınız günümüz yazarları eski dönem yazarları gibi betimleme yapmıyorlar. Böylelikle kitabın akışı bozulmuyor ve okuyucunun dikkati hiçbir şekilde dağılmıyor. Sonuçta “Bir çırpıda okuduk.” klişesi çıkıyor ortaya. Yazar hikayeyi daha önce benim karşıma çıkmayan bir özgünlükte işlemiş. Bir dejavu sayesinde kahramanın seyri değişiyor. Arkasından dönen dolaplar, bilmeceler ve bir cinayet… Kitabın ilk sayfaları olağan giderken ilk ters köşeyle farklı bir dünyaya geçiyoruz ve kitabın seyri gerçekten değişiyor. Devamında gelen bir kaç ters köşe de okuyucuyu diri tutmayı başarıyor. Bunun üstüne güzelde bir final koyunca ortaya gerçekten başarılı bir iş çıkmış, tebrikler. Aslına bakarsanız kitap hiç olağandışı değil. Hikayede 5-6 isim geçiyor. Olaylar da sıradan. Fakat güzel fikir, özgün bir tema, akıcı bir anlatım ve okuyucuyu diri tutacak ters köşelerle başarılı bir kitap haline gelebiliyor. İşte bu yüzden tüm oklar yazara çevriliyor çünkü olağan bir olayı bize soluksuz okutabiliyor. Tebrik ederim Alper Canıgüz. Bütün kitaplarını okuyacağım. Kitapta siyasi diyalogların geçtiği bir kaç bölüm vardı. Ben oraları hiç okumadım, “Sakın bir söz daha söyleme, Neden biliyor musun? çünkü inanırım Eyşan.” dedim ve atladım. Çünkü ben kitabı çok sevmiştim ve o bölümler beni kitaptan soğutabilirdi. Bu yüzden bu riski alamazdım. İnşallah doğru yerlere sallamıştır, amin. Şakayı bir yana fırlatalım daha önce Ot Dergisini de bu sebepten eleştirmiştim. Bir daha da alıp okuyasım gelmedi. Aynı şekilde Zülfü Livaneli’nin benim için ilk kitabına başlayacak zamanda bir şahıs için “Edebiyatımızın usta kalemi” yorumu yapması, beni kendisinden soğutmuştur. Bunuda buraya not olarak ekleyelim: Unutmadık.
kamera
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
224 syf.
·
5 günde
·
10/10 puan
“Hakikat, ölümü aydınlatırken hayatı gölgeler. ”
Spoiler vardır. Fantastik polisiye tarzında. Beş yaşındaki Alper Kamu’nun hikayesi. Kitabın arka kapağında da belirtildiği gibi kahramanımız “İnsanlığa dair kavrayışımızı biraz daha ileri götürmeyecekse bir cinayeti çözmenin ne anlamı var ki?” diyerek yeni yeni cinayetleri çözmeye hazırlanıyor. Ancak bununla da kalmıyor bir de geçmişte kalmış ya da öyle olduğunu sandığı bir aşk hikayesinin peşine düşüyor. İki ayrı ölüm kafasını karıştırıyor minik kahramanımızın. Komşu çocuğu Mehmet'in öldürülüşü ve amcası Nebi'nin vefatı. Her ikisinin ardındaki sırları açığa çıkarıyor. Fakat her ikisinin ardından çıkan sırlar Alper'de dönüşü olmayan etkiler bırakıyor. Bu arada kendisi de aşkın ne olduğunu öğrenmeye çalışıyor. Ve babası ile aralarında şöyle bir konuşma geçiyor; ” ‘Bir baba olarak söyle evladına: Aşk var mıdır yok mudur, boş mudur dolu mudur, ne kokar, ne boktur? Gülmesi biraz dinince, ‘Tanrı gibi düşün’ dedi babam, ki böyle bir yanıtı hiç beklemiyordum. ‘İnanıyorsan varolup olmaması pek önemli değildir. Ayrıca en büyük inkarcının da en inançlının da içinde bir nebze kuşku vardır. Ve elbette ki, aşk da Tanrı da ölümsüzdür.’ “ Bir annenin oğlunun doğumu için kimin ne taktığının hesabını tutması, çocukların mahalleler arasında süren savaşları, bir oğlan çocuğunun annesi tarafından kızarana kadar çitilendiği banyolar, yeşil alanlarda yapılan mangallı piknikler ve daha niceleri... Alper aynı zamanda cesur, sözünü sakınmayan biri olarak gösteriliyor. Komiser yardımcısı Onur Çalışkan arasında geçen ve içinde bulunduğumuz günler açısından da anlamlı olan şu diyaloğu paylaşmak isterim. ” ‘Hatrınızı sormaya geldim’ diye yanıtladım elimdeki dosyayı kapatıp masanın üzerine atarken. ‘ Beni merak ettin yani, hepsi bu, öyle mi?’ Tavrı alaycı, bakışları kuşkucuydu. ‘ Yok’ dedim, ‘hepsi o değil. Bir de o 1 Mayıs gösterilerinde ananız babanız yaşında insanların üstüne kurt köpekleriyle, biber gazlarıyla falan saldırmaya hiç utanmıyor musunuz, onu merak ettim.’ Onur Çalışkan’ın suratı mosmor kesilmişti. ‘Ben… asla…. bak…’ falan gibi bir şeyler geveledi. ‘Tamam tamam’ dedim. ‘ Biliyorum sizin bir suçunuz yok, emir kulusunuz. Eminim size kalsa dünya çok daha iyi bir yer olurdu.’ “ Okurken hem güldürecek hem düşündürecek hem de merakınızı kabartacak bir kitap. Kitaptaki bazı sözler Oğuz Atay sözlerini hatırlattı. Aşka dair tespitleri de ilginç ve eğlenceli. Alıntıları da bayağı güzeldi. Son olarak; «Bütün aşklar küllenir, bütün babalar ölür, bütün hikayeler biter. Birinin yıkıntıların nöbetini tutması gerekir; işte o yüzden, biri hariç bütün çocuklar büyür.»
kamera
Cehennem Çiçeği
yildiz
8.6/10 · 4.805 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
212 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
"Güle rengini veren kandır."
Belki de hayatımızdaki güzellikler bazı felaketlerin sonucudur.. Alper CANIGÜZ... Kan Ve Gül... Bir Kara Dejavu... Evet kara kapkara bir dejavu.. Şu an her birimiz farklı yerlerde, değişik zamanlarda, farklı insanlar olarak farklı işler yapıyoruz. Peki şu an olduğumuz konum veya yaptığımız iş bizim tercihlerimizin bir sonucu mu? Yoksa... Yoksa kader mi hepsi? Geçmişe gidebilme şansımız olsaydı birçok anı değiştirmek isterdik muhtemelen. Genelde bu 'birçok an'lar kötü anı bırakmış anlar olurdu çoğunlukla. Peki ya bu 'kötü an veya anılar' diye nitelendirdiğimiz felaketler bugünkü güzelliklerin temeliyse veya tam tersi de olabilir..? Hayat anlaması ve anlamlandırılması çok güç bir bilmece. Ve bu bilmece bazen huzursuzluk bazen de... Bazene gerek yokmuş hep huzursuzluk.. Çok şey yazdım farkındayım bunun incelemeyle ne alakası var diye soranlar olabilir tabii ki ama bu anlattıklarım kitabın ta kendisi aslında. Bu bilmece gibi konuşmamdan çıkıp normal minvalde kitap incelemesine geçecek olursam; gerçekten güzel bir kitap okudum. Farklı bakış açıları gördüm (görmekten en hoşlandıklarım olur kendileri). Zihnim bu kadar meşgulken yorulmadan okuduğum (kitap akıcı bir anlatıma sahipti) bir o kadar da yorularak okuduğum (sürekli birleştirmeniz gereken parçaların bulunduğu bir kitap) bir eser oldu. Yazarı farklı kılan bir şey daha var ki o da en sevdiğim şeylerden biridir.. yazarın üslubu çok iyiydi. Kelimeleri çok farklı, lezzetli ve akıllıca sunuyor size. Bu üslubun ardında nadide bir yazarın olduğunu hissettiriyor. Toplumsal, siyasi vs birçok konuya çok akıllıca yaklaşıp değindirmelerini yapıyor yazarımız. Ben ki polisiye türüne antipatisi olan bir okurum. Ve hâlâ antipatim devam ediyor sona erdi diyemem :) ama Alper CANIGÜZ polisiye kitabı dahi olsa okuyacağım bir yazar oldu. Çünkü sadece polisiye adı altında yazmamış bu eseri. İncelemenin başında bahsettiğim birçok şeye değinmiş ve ortaya güzel bir eser çıkmış. Okunursa çok şey kazandıracak kitaplardan. İyi ki tanıştık Alper CANIGÜZ... Okumayanların şans vermesi dileğiyle, kitapla kalın...
kamera
Kan ve Gül
kamera
Alper Canıgüz
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.2/10 · 5,4bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;