Susmak, bazen bir tercihten değil; söze olan saygıdan doğar. Çünkü kelimelerin gücü, yerine göre kullanıldığında anlam kazanır. Anlatmakla anlaşılmayacaksa, ifade çabası bir yük, bir kabahat olur. Her hissin tercümanı yoktur, her kalp her kelimeyi taşıyamaz.
Bazen susmak; kendini anlatamamanın değil, anlatmaya gerek görmemenin, karşıya yüklenmeden durmanın bir hâlidir. Zira derin gönül sahipleri bilir ki, bazı hakikatler yalnızca sessizlikle duyulur. Söyleyecek çok şeyi olup da susanların hâli, çoğu zaman bağıranlardan daha gür çıkar.
Ve bazen susmak, bir merhamettir; hem kendine, hem muhatabına. Çünkü fazladan izah, zaten anlayamayacak olana boşuna verilen bir külfettir. Ve susmak, izah edilemeyenin zarafetidir.
.
.
.youtube.com/shorts/YveCaOwZ...