Puan vermedi·203 syf.····Okunma: 29 Mayıs 2025 11:20 Kitap, sosyolog Erving Goffman tarafından 1963 yılında yazılmış.
Dediği şu: Toplumun normallik standartlarına uymayan insanlar toplum tarafından damgalanıyorlar.
Bu damgalama üç şekilde yaşanıyor:
a) Fiziksel damgalar: Engelliler, yüzünde deformasyon bulunanlar, vb.
b) Karakter damgaları: Alkolikler, eski mahkumlar, vb.
c) Kabile damgaları: Kürt, zenci, çingene, vb.
Damgalamaya konu olan özellikler açık ya da saklı olabilir. Ancak her şekilde, damgalanan insanın hem onu damgalayan toplumla hem de kendisiyle çatışmasına, durumunu idare etmek için farklı savunma mekanizmaları (utanç, kaygı, normal görünmeye çalışmak, vb.) geliştirmesine yol açıyor. Sonuçta, damgalanan kişinin kimliği öyle ya da böyle örseleniyor ve toplum içindeki yaşamı zorlaşıyor.
Her şeyden önemlisi, her türlü damganın esasen toplum tarafından oluşturuluyor olması. Yani normallik ve anormallik, damgalanan insanın sırf kendisiyle alâkalı bir olay değil; aynı zamanda kültürel ve politik bir kurgu. Dolayısıyla bu kurgu (damgalanan insanlara bakışımız, onlarla iletişimimiz) değişebilir, iyileşebilir.
Unutmamalı: Damga, toplumsal bir olaysa, her an herkes kendisini yeni bir damgayla damgalanmış bulabilir. Örneğin boşanmış insanlar, toplumda birdenbire damgalanan ve dışlanan kişiler hâline gelebilirler.
Pek çok damgalama eylemine ve bunun yarattığı tepkilere dair örnekler sunan kitap, belirttiğim üzere, 1963 yılında kaleme alınıyor. İçerdiği fikirlerin alışıldık gelmesi bundan…