Puan vermedi·96 syf.··
2025 18. kitabı
Yine rahat vermiyor. Yine gözümün içine bakarak yakalıyor beni. Byung-Chul Han bu kitapta ekranlara değil, o ekranlara kilitlenmiş gözlerimize odaklanıyor. Ve soruyor: Gerçekten hâlâ bir “özne” misin, yoksa yalnızca algoritmalara göre şekillenen bir profil mi? Kitabı okurken zaman zaman içim daraldı. Sanki biri bütün gizli sekmelerimi açmış da beni bana gösteriyordu. Dijital çağda hayatta kalmaya çalışırken nasıl silikleştiğimizi, içten içe nasıl çürüdüğümüzü öyle bir dille anlatıyor ki, kaçacak yer bırakmıyor. Özellikle şu bölümler zihnime kazındı: • İnfilak Toplumu: Artık patlamıyor, içe çöküyoruz. Sessiz bir infilakla, içten içe yok oluşun toplumu olmuşuz. • Sürünün İçinde: Düşünmeyen, yalnızca tepki veren bireyler; algoritmaların yönettiği sessiz bir kalabalık. Artık ‘farklılık’ değil, ‘beğeni’ belirliyor kim olduğumuzu. • Özneden Projeye: İnsan bir varlık olmaktan çıkıp bir projeye dönüşüyor. Herkes ‘kendini gerçekleştirme’ illüzyonuyla, sürekli üretip tüketiyor. • Dijital Hayaletler: Sosyal medyada yaşayan ama aslında var olmayan benlikler… Dijital alanda kaybolmuş, zamansız ve mekânsız hayaletleriz. • Hayatın Total Kaydı: Her anın kayda geçmesi, aslında hiçbir anı yaşamamamız anlamına geliyor. Sürekli belgelenen ama hissedilmeyen bir hayat. • Psikopolitika: Güç, artık bedenimizi değil, zihnimizi kontrol ediyor. Kendi özgürlüğümüzle kendimizi denetlediğimiz bir çağdayız. Byung-Chul Han’ı okurken insan çoğu zaman huzursuz hissediyor çünkü yazdıkları ‘dışarıda birilerini’ değil, tam da beni, bizi anlatıyor. Bu kitap, dijital çağda “özne” olmanın mümkün olup olmadığını sorgulamak isteyen herkes için çarpıcı bir başlangıç olabilir.
Sürünün İçindeByung-Chul Han · İnka Yayınevi · 2024278 okunma
·
56 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.