Dijital Dünyaya Bakışlar

Sürünün İçinde

Byung-Chul Han
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 43 dk.
Sayfa Sayısı:
96
Basım Tarihi:
3 Mayıs 2024
Yayınevi:
İnka Yayınevi
ISBN:
9786057066497
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·96 syf.·
2026 20. kitabı
Chul Han okumalarıma Psikopolitika kitabıyla başladım hatta inceleme de yazmıştım. Diğer bazı kitaplarını okudum. İlgi alanımda olan bir konuya dair bu kitabı, özellikle önemli gördüğüm yerleri çize çize okudum. Oldukça ufuk açıcı bir kitap. Yazar son dönemde sosyal bilim alanının önde gelen kuramcılarından, düşünürlerinden. Kitap, dijitalleşme sürecini anlamaya yönelik bir okuma. Bağlı olarak, insan ve toplum yaşamı üzerindeki etkilerine biraz eğilmiş. Birbiriyle bağlantılı ama her bir yazının da kendi gündemi meselesi de var. İlk yazısı dijitalleşmenin saygı için gerekli mesafeyi/mahremiyeti yok ederek bir tür saygısızlık kültürü ürettiğini savunur. Aynı yazıda "shitstorm" olgusuna değinir. Shitstorm, anonimler tarafından bir kişiye karşı, patavatsızca ve saygısızca, topluca linç girişimidir. Sonraki yazılardan birinde de toplumun "biz" duygusundan yoksun "yalnızlaşmış bireyler"den oluşan bir "sürüye" dönüştürdüğünü savunur. Önemli gördüğüm başka bir yazısında da "bilginin yerini alan enformasyon yığınlarının" 'derin düşünce'yi imkansız kıldığını vurgular. Belki de dijitalleşmenin bizleri sürülerştirdiği fikri kadar önemli bir başka fikri barındıran yazısında da dijitalleşmeyle ortaya çıkan enformasyon aşırılığının, düşünmenin körelmesine neden olduğundan bahseder. Son olarak dikkatimi çeken bir fikri de Cesur Yeni Dünya da işlenen fikre benzer olarak ifade edilmiş, akıllı telefonlar ve sosyal ağlar aracılığıyla gönüllü bir sömürü düzenine dahil olduğumuzu söylemesidir. Son olarak da kitap, dijitalleşmenin bizi özgürleştirmek yerine, her an ulaşılabilir olma zorunluluğuyla yeni bir kölelik biçimine ve narsisizme hapsettiğini vurgular. Sürü müyüz, kitle miyiz? Özgür müyüz, tutsak mı? Gelin okuyun ve karar verin (Bunu yazarken bile aslında dijital bir araçla, dijital ortam
Sosyoloji
Sürünün İçindeByung-Chul Han · İnka Yayınevi · 2024278 okunma
Dijital Çoban
9/10
·96 syf.··
2025 54. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2025 14:56
Yazar bu kitabında dijital çağın insanı nasıl dönüştürdüğünü, bireyselliği ve düşünmeyi nasıl zayıflattığını sorgular. Han’a göre modern insan artık “düşünen” değil, “paylaşan” bir varlık haline gelmiştir. Sosyal medya, görünür olma ve beğenilme arzusuyla insanı sürekli bir “dijital sürü” davranışına iter. Eskiden insanlar kamusal alanda fikir alışverişinde bulunur, tartışır, eleştirirlerdi. Bugün ise sosyal medyada “like” kültürü, takipçi sayısı, görünürlük arzusu öne çıkıyor. Bu ortamda herkes aynı anda konuşuyor ama kimse kimseyi gerçek anlamda dinlemiyor. Sonuç: iletişim değil, gürültü.
1000Kitap
Sürünün İçindeByung-Chul Han · İnka Yayınevi · 2024278 okunma
5/10
·96 syf.··
2024 47. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 22:02
Byung-Chul Han’ın Sürünün İçinde, dijital çağın birey üzerindeki etkilerini ve toplumsal dönüşümleri derinlemesine ele alan çarpıcı bir eserdir. Byung-Chul Han, modern insanın dijitalleşme ile birlikte bireyselliğini kaybettiğini ve anonim bir kalabalık içinde eridiğini savunarak, bu yeni çağın özgürlük, düşünce ve iletişim üzerindeki etkilerini sorguluyor. Dijitalleşmenin Birey Üzerindeki Etkisi: Byung-Chul Han, modern dünyada bireylerin "dijital sürüler" haline geldiğini ve sosyal medyanın getirdiği etkileşim biçimlerinin derin düşünmeyi, eleştirel bakışı ve bireyselliği zayıflattığını öne sürüyor. Özellikle sosyal medya ortamlarında gerçek tartışma yerine hızlı tepkilerin ve linç kültürünün ön plana çıktığını belirtiyor. Kamuoyu ve Dijital Toplum: Kitap, geleneksel kamuoyunun yok oluşunu ve onun yerine gelen dijital tepkiselliği ele alıyor. Byung-Chul Han’a göre eskiden kamuoyu, derinlemesine tartışmalar ve kolektif akıl yürütme ile oluşurken, günümüzde sosyal medyanın sağladığı hız ve anlık tepkiler nedeniyle yüzeysel ve dağınık hale gelmiştir. Anonimleşen ve Denetlenen Birey: Byung-Chul Han, dijital çağda bireyin hem anonimleştiğini hem de sürekli gözetlendiğini vurguluyor. Sosyal medya ve dijital platformlar, bireylere görünürlük sağlarken aynı zamanda onların mahremiyetini de ortadan kaldırıyor. İnsanlar kendilerini özgür zannederken aslında büyük veri sistemlerinin ve algoritmaların kontrolü altına giriyorlar. Eleştirel Düşünme ve Dijital Pasiflik: Byung-Chul Han, bu dijitalleşmenin bireyleri derin düşünmekten uzaklaştırıp hızlı ve yüzeysel bir bilgi tüketimine ittiğini belirtiyor. Tweet'ler, kısa videolar, anlık paylaşımlar ve hızlı yorumlar, bireyin bilgiyle olan ilişkisini derinlikten koparıp geçici bir tatmine dönüştürüyor. Bu da eleştirel düşünmenin yerini duygusal tepkilerin almasına yol
1000Kitap
Sürünün İçindeByung-Chul Han · İnka Yayınevi · 2024278 okunma
9/10
·96 syf.··
2024 70. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2024 18:38
Bu kitabı tek cümle ile özetle deseler, direkt bu satırları aktarırdım size.. Dijital iletişim, "uzaktakinin yakınlığındaki acı'ya" yabancıdır.. #252504761 Sürünün İçinde, günümüz sahte hayatlar tiyatrosuna ve bunun önünde arkasında kısacası dört bir yanından çevirili etkisi teknolojik gelişmelerin ömrümüze dahil ettiği dijital dünyalara muazzam bir bakış.. Yazarın birçok kitabını okudum ve çoğunu da okumanızı tavsiye ederim fakat bu son eseri, içinde bulunduğumuz hayatları öylesi net yüzümüze vuruyor ki farkındalıktan yoksun geçip giden günlerimize derinlemesine bakmamızı sağlıyor zannımca. Düşünmek, anlamak ve görmekse bu süreçte hem acı verici hem de kurtarıcı oluyor. Yazarın günümüz yaşamına değindirdiği satırları gerçekten okuduğunuzun farkında bilinçli bir birey olma yolunda çok destekleyici.. Gariptir okurken berbat bir dünyada yaşadığımızı düşünmeme rağmen, sonradan fark ettim ki bu satırları yazan birileri var, yani bu düşüncede yalnız değiliz ve bu satırları okuyan okurlar var, ki yolu bu kitaba düşen okurlar da farkındalığı yüksek insanlar.. Yani umut var, sahtelikle çevrilmiş şu kısa ömürlerimizi kurtarmak ve iyi bir dünya bırakmak için geriye.. O sebeple okumanızı tavsiye ederim naçizane..
Edebiyat
Sürünün İçindeByung-Chul Han · İnka Yayınevi · 2024278 okunma
Puan vermedi·96 syf.·
2026 6. kitabı
Byung Chul Han, birçok eserinde olduğu gibi bu eserinde de, Frankfurt Okulu'nun dönemin yeni kitlesel iletişim araçları ve popüler kültürüne karşı geliştirdiği kötümser duyguyu ele alıp, günümüze uyarlamaktan başka bir şey yapmıyormuş gibi görünüyor. Frankfurt Okulu üyelerinin 2. Dünya savaşı ve yükselen Nazizim ile birlikte bir propaganda aracı olarak kullanılan kitle iletişim araçları ve popüler kültüre karşı geliştirdikleri bu bakış açısının makul ve anlaşılır nedenleri olabilir. Ama Chul Han Frankfurt Okulu'nun temel mirası olan Marksizm'den arındırılmış ve Sola karşı çevrilmiş liberal yorumlarının makul bir yanı, kendisi için liberal söylemi yüceltmek, bizim için ise, sağ popülizme teslimiyetten başka ne işlevi olabilir?
Sürünün İçindeByung-Chul Han · İnka Yayınevi · 2024278 okunma
8/10
·96 syf.··
2026 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 09:43
Heideggerci bakış açısıyla içine fırlatıldığımız dünya karşısında en azından sayısız yıl boyunca biriktirilen birtakım genetik kodlar ve ebeveyn-toplum-aile ekseninde kültürel bir bakiye içerisinde benliğimizi insa etmekte iken teknolojinin, iletişimin ve biyolojimizin bir nebze de olsa uyumlu gidişi söz konusuydu. Ancak malum olduğu üzere sanayi devrimi-elektrik-kapitalizm-internet-enformasyon çağı döngüsünün hızı insanın sosyal evriminin takip edemeyeceği bir devinim hızında ilerledi. Bununla birlikte günümüzün dijital çağında değişen tüm iletişim kodlarının "eşlikçisi" değil artık "sürüklenicisiyiz" diyor Han. Yalın Alpay'ın söylemiyle Freud'un Süperegosu'ndan Panaptikon'a hızlı bir geçiş ve bunun ötesinde dijital bir panaptikon ile herkesin herkesi gözetledigi hem Big Brother hem de mahkum olduğumuz, özgürlük kavramiyla tutsak edildiğimiz bir hapishane artık bu dünya. Google glass, instagram, facebook, X... Artık herkes her yerde ve her anda. Enformasyonun eksponansiyel artışı karşısında anlatı üretemiyoruz. Bu hız başımızı döndürüyor ve tüm edinimlerimiz, sosyal kişisel degerlerimizle birlikte bu akıntıya kapılıyoruz diyerek günümüz dijital dünyasına açık bir şerh düşüyor bu eseri ile. Tavsiye olunur.
Sürünün İçindeByung-Chul Han · İnka Yayınevi · 2024278 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 600. kitabı
SÜRÜNÜN İÇİNDE Dijital Dünyaya Bakışlar (Felsefi Eleştiri) BYUNG-CHUL HAN 1959 doğumlu Almanya vatandaşı Güney Koreli yazar, filozof ve kültür eleştirmeni Byung-Chul Han tarafından Dijital Dünya ile Sürü haline gelen insanların/kitlelerin değişik açılardan eleştirisi üzerine yazılmış çok güzel bir kitap. Byung-Chul Han’a göre dijital iletişim ve sosyal medya hayatımızı ele geçirmiştir. Bu hayata karşı çıkan yazar bu çalışmasında, dijital iletişimin aslında topluluğun ve kamusal alanın parçalanmasından sorumludur. Gerçek politik eylem ve anlamlı söylem olasılığını yavaş yavaş erozyona uğratmıştır. Yazar, Twitter/X devrimlerinin ve Facebook aktivizminin amigolarına karşı çıkıyor. “Sürünün İçinde, dijital devrimin doğası ve sonuçları üzerine, son derece özgün ve çarpıcı bir kitap.” Tanıtım bülteninden: “Elektronik ortamların kullanımındaki hızlı artış karşısında medya teorisyeni Marshall MacLuhan 1964’te şöyle demişti: ‘Elektronik teknoloji tam ortamızda duruyor ve bizler onun Guttenberg teknolojisiyle çarpışması karşısında kör, sağır, dilsiz, ele geçirilmiş haldeyiz.’ Bugün dijital ortamda da benzer bir durum söz konusu. Bu radikal paradigma değişimini tam kavrayamadan bu yeni ortam tarafından yeniden programlanıyoruz. Bilinçli kararlarımızın altındaki davranışlarımızı, algımızı, duygularımızı, düşüncelerimizi, birlikte yaşama biçimimizi belirleyici bir şekilde değiştiren dijital ortamın gerisinde kalıyoruz. Bugün, bu uyuşmanın sonuçlarını tahmin bile edemeden, dijital ortamda uyuşuyoruz. Bu körlük ve eş zamanlı sersemlik hali, günümüzün krizini oluşturmaktadır.” Keyifli ve anlaşılması sabır isteyen bir kitap. Hızlı okunamayacak bir kitap.
Sürünün İçindeByung-Chul Han · İnka Yayınevi · 2024278 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 18. kitabı
Yine rahat vermiyor. Yine gözümün içine bakarak yakalıyor beni. Byung-Chul Han bu kitapta ekranlara değil, o ekranlara kilitlenmiş gözlerimize odaklanıyor. Ve soruyor: Gerçekten hâlâ bir “özne” misin, yoksa yalnızca algoritmalara göre şekillenen bir profil mi? Kitabı okurken zaman zaman içim daraldı. Sanki biri bütün gizli sekmelerimi açmış da beni bana gösteriyordu. Dijital çağda hayatta kalmaya çalışırken nasıl silikleştiğimizi, içten içe nasıl çürüdüğümüzü öyle bir dille anlatıyor ki, kaçacak yer bırakmıyor. Özellikle şu bölümler zihnime kazındı: • İnfilak Toplumu: Artık patlamıyor, içe çöküyoruz. Sessiz bir infilakla, içten içe yok oluşun toplumu olmuşuz. • Sürünün İçinde: Düşünmeyen, yalnızca tepki veren bireyler; algoritmaların yönettiği sessiz bir kalabalık. Artık ‘farklılık’ değil, ‘beğeni’ belirliyor kim olduğumuzu. • Özneden Projeye: İnsan bir varlık olmaktan çıkıp bir projeye dönüşüyor. Herkes ‘kendini gerçekleştirme’ illüzyonuyla, sürekli üretip tüketiyor. • Dijital Hayaletler: Sosyal medyada yaşayan ama aslında var olmayan benlikler… Dijital alanda kaybolmuş, zamansız ve mekânsız hayaletleriz. • Hayatın Total Kaydı: Her anın kayda geçmesi, aslında hiçbir anı yaşamamamız anlamına geliyor. Sürekli belgelenen ama hissedilmeyen bir hayat. • Psikopolitika: Güç, artık bedenimizi değil, zihnimizi kontrol ediyor. Kendi özgürlüğümüzle kendimizi denetlediğimiz bir çağdayız. Byung-Chul Han’ı okurken insan çoğu zaman huzursuz hissediyor çünkü yazdıkları ‘dışarıda birilerini’ değil, tam da beni, bizi anlatıyor. Bu kitap, dijital çağda “özne” olmanın mümkün olup olmadığını sorgulamak isteyen herkes için çarpıcı bir başlangıç olabilir.
Sürünün İçindeByung-Chul Han · İnka Yayınevi · 2024278 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 5. kitabı
''İnsan; iletişimsel ve toplumsal yığınlarla varlığını ortaya çıkaran bir canlı formudur. Çünkü bu formun sac ayakları her daim sürünün kurallarına ve normlarına göre şekillenmektedir. Bu şekillenişin bağlamında canlı kalmak ya da hayat denen tabloda bir yer bulmaktır.'' İşte yukarıdaki açıklama sürüyü kabul eden ve sürünün kabuklarını kırmayan bir zihin,yaşayış ve hikaye bağıntısında kendiliğini ortaya çıkaran bir anlayışın cümeleleri olarak görülebilir. Cümlelerimize kitap üzerinden yaklaştığımızda sürüysa karşımıza Nietzche'nin insan tanımları ve tarihlse süzgeç içinde devinim gösteren insanlık anlamları kendini göstermektedir. Buradan harektle kitap sürüyü bir açıdan korurken; bir açıdan da yok etmenin anlatısını sunar. Ve sürü içinde yaşarken dahi sürüyü dışlayacak bir yol yöntemin olduğunu anlamlandırmaktadır. Sonuç olarak sürü içindeki insanın olumlu, olumsuz, mutlu ve mutsuz yönleri-yönergeleri açıklamakta ve eleştirmektedir. Bu açıklamanın ve eleştirmenin ışığındaysa herhangi bir çözüm reçetesi ortaya çıkmamaktadır.
Felsefe
Sürünün İçindeByung-Chul Han · İnka Yayınevi · 2024278 okunma
9/10
·96 syf.··
2025 8. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mart 2025 17:33
Enfes bir kitaptı! İncecik bir kitabın içine yazar öyle bir hacim sığdırmış ki hayran kaldım. Felsefe, sosyoloji, tarih, psikoloji…kitapta ‘yok’ yok adeta. Dijital iletişim araçlarının çağımızı nasıl bir veba gibi ele geçirdiğini, insanları nasıl edilgen/pasif kuklalara dönüştürdüğünü anlatan şahane bir eserdi. Yazar bir yerde “Akıllı telefon, karmaşıklıktan yoksun bir girdi-çıktı moduyla çalışan dijital bir cihazdır. Her türlü negatiflik biçimini siliyor. Böylece, insan karmaşık bir tarzda düşünmeyi unutuyor. Ayrıca zamansal genişlik ya da uzak görüşlülük gerektiren davranış biçimlerini de köreltiyor. Kısa vadeciliği ve dar görüşlülüğü destekleyerek, uzun ve yavaş olan herşeyi göz ardı ediyor.”, diyor. Bence bu kısım kitabın özeti ve ana fikri niteliğinde. Bu ara toplum içinde, çok fazla ‘insanların aptallaştığına’ dair yorumlar duyuyorum insanlardan. Bence durum böyleyse yazardan yaptığım bu alıntı bunun en önemli sebeplerinden biri olabilir. Yazar bir de şu vurguyu yapıyor; insanların çok fazla enformasyona maruz kaldıkları ve bunun sonucunda algılarının düşerek bilişsel faaliyetlerinin yavaşladığı, düşünmelerinin köreldiği… Kitabı okurken ve sonuna geldiğimde şunu düşündüm; kendimizi biraz dijital sosyal ağlardan, akıllı teknolojik ürünlerden ve enformasyon bombardımanına sebep olan dijital iletişimden soyutlamamız ve ‘gerçek’ dünya ile temas etmemiz gerekiyor. Bunun dışında kitaptan çok fazla çıkarımda bulundum, çok yerin altını çizdim. Bunların bir kısmına derslerimde de değinmeyi düşünüyorum. Benim için dolu dolu bir kitaptı.
Sürünün İçindeByung-Chul Han · İnka Yayınevi · 2024278 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Byung-Chul HanYazar · 17 kitap
Byung-Chul Han, Almanya vatandaşı Güney Koreli yazar, filozof ve kültür eleştirmenidir. Günümüz toplumuna dair derin ve incelikli analizler içeren eserleri birçok dile çevrilmiş olan Han'ın 18., 19. ve 20. yüzyıl felsefesinden beslenen çalışmalarının başlıca referansları arasında Alman İdealizmi (özellikle G. W. F. Hegel), Karl Marx, Friedrich Nietzsche, Frankfurt Okulu, Martin Heidegger, Jacques Derrida, Michel Foucault ve Giorgio Agamben gösterilebilir. Etik, fenomenoloji, postyapısalcılık, kültür kuramı, estetik, din, medya kuramı, yapısöküm gibi konularda tartışma yürüten Han, psikolojik rahatsızlıklar, iktidar, neoliberalizm, kapitalizm, sosyal medya ve popüler kültür gibi temalar ve bu temalar arasındaki ilişkiler üzerine teoriler geliştirmiştir. 2010'da yayımlanan Yorgunluk Toplumu (Almanca: Müdigkeitsgesellschaft) başlıklı kitabı ile ünlenen Han'ın diğer önemli eserleri arasında Şeffaflık Toplumu, Psikopolitika, Şiddetin Topolojisi, Eros'un Istırabı, Güzeli Kurtarmak gibi kitapları gösterilebilir. Günümüzde sınıf mücadelesinin Marx'ın kavramsallaştırdığı gibi toplumsal değil bireyin kendine dönük içsel bir mücadele olarak yaşandığını söyleyen Han, artık herkesin kendini çalıştırıp yine kendini sömüren işçi-patronlar olarak "girişimci" haline geldiğini, başarısız olduklarında veya problem yaşadıklarında toplumu değil kendilerini sorumlu görüp suçladıklarını ve bu nedenle de "yorgun", bitkin ve tükenmiş hale geldiklerini öne sürer. Han'a göre hiperaktivite, borderline, depresyon ve bitkinlik gibi psikolojik rahatsızlıklar günümüz toplumlarını şekillendiren durumlardır, fakat bunlar bireysel problemler dolayısıyla değil günümüz kapitalizminin aşırı üretkenlik ve verimlilik üzerine kurulu olması nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Neoliberalizmin ekonomik etkilerinin sonucu olarak hem güvenlik hem de sosyal medya ağlarının görünürlük ve açıklık üzerine kurulması ise utanç, gizlilik ve güven gibi değerleri zedeleyerek totaliter bir şeffaflık toplumu üretmekte, bu sayede neoliberal iktidar rejiminin gücünü yerleştirmekte ve daha önceki politik mücadele yöntemleriyle aşılamaz hale getirmektedir.