Kitap son çeyreğine kadar çok iyi gitti gitti, sonra sanki bir anda yazar olayı nereye bağlayacağını bilemez gibi geldi. Bahsettiğim yere kadar zevkle okudum kitabı ancak o kısımdan sonrası olmamış. Bir de kitabın sonunda ‘dejavu’ hissi yaşadım, çünkü olayın çözüldüğü düğüm (spoiler omasın diye yazmıyorum) kitap yazılmadan çok önce çekilen bir dizide benzer şekilde işlenmişti. O yüzden biraz hayalkırıklığına uğradım.
Eleştirel gözle bakmayan ve gerilim seven biri kitabı beğenecektir muhtemelen, yorumum yanıltmasın sizi. Nitekim bahsettiğim dejavu hissi olmasa, ‘vay çok iyi şaşırttı’ gibi bir hisse kapılırdım muhtemelen.
“Senin bir suçun yok, geçmişle barış, kendini affet, dediğini duyuyorum. Ben mi onu teselli ediyorum yoksa o mu beni teselli ediyor, bilmiyorum; benim pişmanlığım nerede bitip onunki başlıyor, ayırt edemiyorum. Belki de içimizden asla atamayacağımız bir kederdir bu, öldükten sonra bile.”