Puan vermedi·200 syf.····Okunma: 21 Haziran 2025 09:52 Kitap, kadınlardan oluşan izole bir toplumu keşfe çıkan üç erkek karakterin gözünden anlatılır. Maceraperest, bilim insanı ve sosyolog olan bu üç erkek (Terry, Jeff ve Van), bir efsaneye inanarak "Kadınlar Ülkesi" adlı ütopik topluluğa ulaşırlar. Bu toplumda erkek yoktur; kadınlar partenogenez (eşeysiz üreme) ile çoğalmaktadır. Kitap klasik kadın ütopistliği ile yazılmış olup bazı yerlerini okuduğumda bir ütopyadan ziyade bir distopya içinde buluyordum kendimi. Kadınların doğurganlığına çok anlam atfedilmiş ve başlarına gelen en büyük felaket doğuracakları çocuk sayısının beşten bire düşmesi olarak tanımlanmış. Yani her halükarda üremek zorunda olan bir kadın. Sanki başka bir seçim şansları yokmuş gibi. Eleştirilebilinecek diğer bir husus ise fazla mükemmeliyetçi bir toplum yapısı tasavvur edilmiş. Sadece kadın kadına olan bir toplum dahi bu kadar mükemmel olamaz. Belki oradaki mükemmelliğin temeli izole olmalarından kaynaklı olabilir yani sadece kadınların içiçe olmalarından erkeksiz bir toplum olmasından bağımsız bir konu.
Kitabın dili akıcı ve sade. İnceden güzel bir mizah anlayışıda var . Ama birisi kitap önerisi isterse eğer önereceğim kitaplar arasında yer almaz.