·344 syf.····Okunma: 18 Haziran 2025 01:59 Bu kitaba büyük beklentilerle başlamadım. Zaten ana erkek karakterin ünlü bir oyuncu olduğunu öğrenince, içimde uyanmak üzere olan tüm beklenti kırıntılarını da sessizce bastırdım. Çünkü korktum. Gerçekten. Bu yorgun bünyenin, 50. sayfada “yatak yoluna” düşen bir hikâyeyi bir kez daha kaldıracak gücü kalmamıştı. O yüzden beklentilerimi toprağın yedi kat altına gömdüm ve okumaya neredeyse nötr bir zihinle başladım.
Ve sonra... Uzun zamandır bu kadar keyifle bir kitap okuduğumu hatırlamıyorum. Gerçekten, doğru zamanda doğru kitabı okumak çok acayip bir şey. Ben bunu sadece iki kitapta yaşadım. Ağır ve Allah’ın cezası kitaplardan sonra böyle, soft ve toksik olmayan kitaplar harbi insanı rahatlatıyor.
Toksik olmayan her ilişki benim için baş tacıdır. Ama ne yazık ki bu lanet piyasada, birbiriyle düzgünce iletişim kurabilen, karşılıklı saygıya dayalı "normal" ilişkileri neredeyse unutmuş durumdayız. Bu da insanı hem kırıyor, hem yoruyor, hem de öfkeye itiyor. İşte bu yüzden Hannah ve Jack, bu kadar sade ama bu kadar güzel oldukları için, gönlümde özel bir yere yerleştiler.
Kitaplardaki sohbetlere, olaylara gülmeyi ne kadar özlediğimi fark ettim. Ve bu kitap beni gerçekten güldürdü. Samimiydi. Tatlıydı. Abartısız, kendi halinde ama iç ısıtan bir şeydi.
Ve en önemlisi — bunu sonlara doğru söylemek istemiyorum — kitapta smut yok! İnanabiliyor musunuz? Smut yok! Lanet olası cinselliğe dair hiçbir halt yok! Tek bir detay, tek bir sahne, tek bir imâ bile yok. Ne yalan söyleyeyim, benim kitabı en çok sevme nedenim buydu.
Adam oyuncu, kadın koruması ve içinde en ufak bir smut yok. Ağlayacağım. Bulunmaz nimet değerinde bir kitap. Gerçekten, bulunmaz nimet! Her kitapta, her lanet kitapta, tanıştıkları günün akşamı yatıp olayların o şekilde geliştiği kitaplardan... Ya da 50. sayfaya kadar “Ahh ondan haz etmiyorum, o lanet adam/kadın!” deyip, 51. sayfada “Mmmhh, tadı enfes.” şekline giren iki yüzlülerden sonra... Bu kitabı ben öpmek ve özel bir kitaplık kurmak istiyorum. Kitaplığın başlığı da şöyle olacak:“Smut’suz da bir kitap on numara olabiliyor.”
Başlangıcı güzeldi, genelde beni ilk başlangıç sarmaz ortası sarar filan ama başlangıç beni içine çekti.
Sonu ise belki biraz daha detaylandırılsaydı fena olmazdı; bu konuda şikâyet eden bazı okurları anlayabiliyorum. Ama gel gelelim, bazı yorumlara gerçekten anlam veremiyorum.
“Özel sahne beklemiştim.”
“Aralarında bir çekim vardı ama boşa gitmiş gibi hissettim.”
“Smut’suz olmamış.”
Hayır yani... Her güçlü etkileşimin illa yatakla taçlandırılması mı gerekiyor? Şaka gibi bunun için düşük puan verilmesi daha da şaka gibi.
Connie'ye bayıldım. Hatta sevimsiz kel patron Gleen'i bile sevdim.
Taylor’u gördüğüm an dedim: “Kesin Robby’yle ilişki içindeler.” Ve gerçekten de ilişki yaşamışlar. Kızımızın Taylor’u tamamen görmezden gelmesini isterdim ama bir yandan da onu anlıyorum. Çünkü uzun zamandır her dakika yanında olup anılar edindiğin kişi, sana bir erkek için kazığı da soksa, hakaret de etse, öyle kolay sökülüp atılmıyor.
Onun için onu anlıyorum.
Taylor, harika bir arkadaş kaybetti.
Hannah ise hayatının aşkıyla tanıştı.
Robby de gitsin Londra’da tavla filan oynasın.
Her neyse, Kitabın bazı kusurları vardı ama başta da dediğim gibi, doğru anda doğru kitabı okumak ilaç gibi geliyor.