“Beyaz Gemi”, ilk bakışta bir çocuğun masum hayalleriyle bezenmiş gibi görünse de derinlerde yetişkin dünyasının acımasızlığına dair güçlü bir eleştiri taşıyor. Cengiz Aytmatov, çocuk karakter üzerinden insanın vicdanını, yalnızlığını ve hayal kırıklıklarını anlatıyor.
En çok etkilendiğim şey, çocuğun gerçeklerden kaçıp balık olma hayaliydi. Çünkü bu hayal aslında sadece bir çocuğun değil, hayatın yükü altında ezilen herkesin içsel kaçış isteğiydi. Kitaptaki masalsı hava, gerçeklerin sertliğiyle birleşince etkileyici bir duygu yoğunluğu yaratıyor.
Final sahnesi ise beni oldukça sarstı. Umut ve hayalin, ne kadar kırılgan olduğunu hatırlattı. Aytmatov’un dili sade ama sarsıcı; hikâye bittiğinde sizde derin bir iz bırakıyor.