bin muhteşem güneş'i ayrı ayrı 3 dönemde okudum. ilk okuduğumda lisedeydim, sıradan, dramatik bir kitap sanıyor, Afganistan'daki kadınların başına gelenler adına üzülüyordum. sonra üniversitenin başında okumuştum; kadın cinayetlerinin artmaya başladığı, kadının bu dünya üzerindeki öneminin anlaşıldığı dönemlerdi. o süreçte okumak benim için her sayfanın gözyaşlarıyla dolmasına sebep oluyordu.
en son okuyuşum birkaç gün önceydi. içimden ısrarla "bin muhteşem güneş'i okumalısın" diyordum. dayanamadım, açtım, okudum. bu kez gözlerim yaşlarla dolmadı; altını çizdiğim cümlelere baktım, buruk tebessümler ettim ve dünyanın bu lanet düzeninin bir gün değişmesini umut ettim. sanırım ben de büyüyorum.
travmatik olaylardan hoşlanmıyorsanız okumayın, akılda kalmaması imkansız bir kitap. erkek iki yüzlülüğünü çok net bir şekilde yeniden göreceksiniz ve hayatınıza alacağınız erkeği yeniden düşüneceksiniz. erkek kalbi habis, fesat bir şeydir, unutmayın.