“Kalbin frekansı neyi çekiyor?
"Bir büyüğüm, çok düşündüğün şeylerin bir zaman sonra kalbine inme tehlikesi olduğunu söyler, kalbe indikten sonra kurtulmanın, kalbin temizlenmesinin daha da zor olduğunu söylerdi. Kalbine kimseyi ya da hiçbir şeyi koymamak, orayı yalnız Sahibine bırakmak sanırım bizler için daha güvenli. Çünkü girdabın şiddeti ve çekim gücü artarsa şayet, hırçınlaşırsa bedeni de aklı da peşinden sürükleyiverir. Kalp, beyne göre çok daha güçlü bir manyetizmaya sahip. Bu yüzden kalbine koyduğun şeyleri bir zaman sonra kendine, hayatına çekmeye başlıyorsun. Örneğin, zihninde kötü bir fiili işlediğini düşünüyorsun. Hatta belki bu düşünce detaylar kazanıyor. Tekrar tekrar düşünmeye devam ettiğinde kalp bunu bir nevi yem gibi algılayıp içine çekiyor. İçine çektiği yem, kalbin frekansını değiştiriyor ve bunu somut bir gerçekliğe dönüştürmek isteyen kalp, devasa enerjisel bir vortex olup onu sana, hayatına çekip getiriyor." Şartlar uygun hale gelince artık o fiili işlememen çok zor. Hep hayal ettiğin gibi… Günümüzde bundan sürekli “manifest” olarak bahsediyorlar. Sürekli düşünüp hayal ettiğimiz, olmasını istediğimiz, üzerine düştüğümüz, inandığımız ne varsa hayatımıza çekiyoruz. Bu bazen çok cazip görünebilir ama bugünkü isteklerimiz yarınki pişmanlıklarımız olabilir. "
·
216 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.