Puan vermedi·112 syf.··
2025 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2025 12:04
Sonsuzdan eksi birdir, Turgut Uyar ve şiirleri. Bir kış akşamı en çokta eski çerçeveler yakar. Kendisinin kayıp olduğu anıların gülüşleriyle süslü! Yalnızlıkla yalıtılmış beton yığınlarının arasında durur ve insana karışarak dur durak bilmeyen yolda bir nefes alır, sevgilisinden… En son da kendisi eksiktir. İnsanların hırsları, açlıkları ve nefretleriyle sardıkları bu dünyada… Sonsuz gecelerden, sonsuz umutsuzluklardan bir eksiktir. Bu dizelerde kendisinden koparamadıkları bir anısında şöyle yer bulur: İşte böyle başlıyordu her yerde mutsuzluk. Ve mutsuzluk büyük bir umut gibi çekiyor kendine beni.(sy. 105) Turgut Uyar Göğe Bakma Durağı kitabında ki dizelerinde kendini saran ve engelleyemediği bir yolculuğa çekilir. Sürekli gider ve gittikçe başladığı yere döner. Gittikçe azalır, gittikçe yenilenir ve gittikçe kaybolur büyük bir çemberin içerisinde. Çaresizlikle sarılır etrafı ciğerlerine dolar her saniyede bütün vücudunu sarar. Umutlu bir güne çıkar gibi bir bedevinin su hayaliyle yanar tutuşur. Her defasında çaresizliğe teslim olarak! Umut o kadar güçlüdür ki içinde bulunduğu zincire vurulmuş bir hayatın içerisinde bir gün fotoğrafları tarafından ağır yaralanır. Bu acı, onda o kadar mutludur ki hiç terk etmez artık onu. Rengârenk çiçekler en büyük ayrıntıdır. Bir yolcunun hayranlıkla baktığı bir evrene ve mükemmelliğe sahiptir Turgut Uyar’ın şiirleri… Doğa ne kadar güçlüyse o kadar da çaresizdir, insan. Turgut Uyar bunu her kelimesinde hisseder ve hissettirir. Gördüğü dünya karşısında küçülürde küçülür. Sıkı sıkıya sarılır çaresizliğine ve bir gün gelir ki ne onu tanır ne de kendisini… Yolculuğa çıkar bazen akşamdan sabaha bazen bugünden yarına bazen de eski dostlardan gökte uçan kuşlara her şey değişir. Ama tek değişmeyen bitmek tükenmek bilmeyen yolculukları ve varamadığı kendisidir. Aslında koskoca bir sonsuza doğru yürür canıyla kanıyla sarılı. O kadar yabancıdır ki kendisine her gün yeniden keşfeder, keşfettikçe kaybettiği pek çok şeyi. Turgut Uyar bazen o kadar yabancılaşır ki kendisine okurken başka birini görürsünüz, dinlersiniz ve aynı dizede öldürürsünüz.(Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum. (sy.23)) Yaşamın içindedir Turgut Uyar bir o kadar da uzakta… Varılması gidilmesi gereklidir, kanayarak ve yaralanarak en çokta mutlu yarınların umuduyla göğe doğru bakarak! Turgut Uyar okurken en çokta o yıkımları hissedersiniz çaresiz bir adamın kendi duvarlarını yıkarken üstüne yıkılan duvarların yıkımları! Bir o kadar sindire sindire bir o kadar da aniden… Turgut Uyar şikâyet, intihar eğiliminden çok hasreti hisseder. Günler, aylar ve yılların arasında bütün mutsuzluğu; bu varamadığı, ulaşamadığı, kavuşamadığı kendi etinden parçasından yarattığı korku ve hayallerinin, kumsala yazılmış aşklarının kalanlarına, kendi içinde biriktirdiklerine, o unuttuğu mutlu günlerine özlem duyar. Korkar içten içe bazen o kadar korkar ki korkudan bile korktuğu olur. Dizelerde şöyle anlatır ölümün bile çare olmadığı, yama tutmadığı yaşamını yansıtırken. ‘’ben koşarım aşağlara, koşarım yıkanacak boğulacak su bulsam’’(sy 36) Açıklamalar şiirinde bir tür açık çek yazar kendisinden. Durmayan bir akışın içerisinde bir gerilir bir de salınır. Yaşamla umutsuzluk arasında dünyaya serpilmiş bir tohum gibi… En çokta sahipsiz hırçın bir uykusuz gibi… Turgut Uyar’ın pek çok korkusu vardır. Hepsi de içerisinden çıkar. O kadar derindir ki hepsi için birer umudu vardır. Ölümü ardından dahi karamsarlığın ve karanlığın bir gün pek çok durağın pek çok ülkelerin sabahlara dolduğu bir gökyüzü hayal eder. Bazen kendisi bile yoktur hayallerinde… En çok sonsuzdan bir eksik dizelerini bırakır okurlarına, okumanızı tavsiye ediyorum. Dediği gibi de… ‘’Ve kuytulardan, unutulmaktan tek tek Ölülerimiz toplanacaktır.’’(sy. 55)
Göğe Bakma DurağıTurgut Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 202638,9bin okunma
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.