5/10
·464 syf.··
2024 4. kitabı
Bu incelemeyi birazcık geç yazdığım söylenebilir, kitabı okuyalı baya olmasına rağmen ikinci kitabı okuyacağım için bir beyin fırtınası yaptım ve kısa da olsa hakkında bir şeyler söylemek istedim. Spoiler uyarısı yaparak anlatmaya başlayayım. Kitap Rin adındaki ana karakterimizin köydeki içler acısı hayatıyla başlıyor. Burdan kurtulması için girmesi gereken bir sınav var ve kızımız çok çalışıp başarılı oluyor, akademiye gitmeye hak kazanıyor. Akademideki olaylardan pek bahsetmeyeceğim ama bu kısmı bol bol genç yetişkin tadı veriyor. Türü sevsem de bu kısma çok bayıldığım söylenemez çünkü benim açımdan klişelerle dolu bir bölüm. Akademi kısmını geçtikten sonra bence kitabın ikinci kısmı olarak düşünebileceğimiz savaşın başladığı bölüme geliyoruz. Rin daha okulu bitirmemiş de olsa arkadaşlarıyla birlikte savaşa gönderiliyor. Mugen Federasyonu dediğimiz bir millete karşı -ki bu Kuang'ın yaptığı göndermelere göre Japonlar oluyor- savaşmaya başlıyorlar. Bu kısımda şuna değinmek istiyorum Kuang yani yazar Çin asıllı ve kitaptaki çoğu ayrıntıyı bizzat kendi kültüründen almış. Kitabın çoğunda yer alan savaş da aslında Çin-Japon savaşı. Tarihin kurgulanması elbette ki bir yere kadar çok etkili ve sesini duyurmak açısından önemli ama Kuang'ın savaşta yaşanan şeyleri birebir kitaba aktarması kitap camiasında birazcık tartışmaya sebep olmuş. Kitapta yaşanan Golyn Niis'teki katliam ayrıntılarına kadar Nanjing Katliamının aynısı. Başka bir örneğiyse Rin ve Altan'ı kaçırıp hapsettikleri laboratuvar gerçekten var olmuş Unit 731'e gönderme. Katliam ve tetikleyici unsurların kitapta yer alabileceğini biliyorum ki okurken de aslında garipsemedim ama yazarın bunları birebir yaşanmış olaylardan alıp yazdığını öğrenince bakış açım biraz değişti ve beni bile rahatsız ederken gerçek tarihlerini yazdığı insanları daha çok rahatsız etmesi anlaşılabilir geldi. Geri odağı kitaba döndürecek olursam savaşta yaşadıkları bütün olayları anlatmayacağım ama bazı yerlerdeki stratejileri ve savaş sahnelerinin de hakkını vereyim. Aslında yazarın kurgu kısmı zayıf değil ama gerçek olaylardan biraz fazla yararlanmış sadece. Biraz dağınık bir inceleme de olsa kitabın son kısmına atlayıp Rin'in olağanüstü bir güce erişip tüm Mugen Federasyonu'nu soykırıma uğrattığı kısma gelicem. Açıkçası anti hero karakterlerle sorunum olmasa da bu kitap bana biraz propagandaymış gibi hissettirdi. Rin'in hiç düşünmeden Mugen'i yok edebilmesi, onlar bize bunları yaptı biz de onları haritadan silelim tarzında bir düşünce gibi duruyor. Biraz abartıyormuş gibi gözüksem de okuduğum başka yorumlarda kitaptaki karakterlerden sadece bir tanesinin bu soykırımdan rahatsız olduğu yazıyor. Yani kitabın türünün genç yetişkin olmadığını ve grim dark olduğunu bilsem de karakterlerinin soykırımı haklı çıkarmaya çalışması biraz rahatsız edici çünkü çoğu yerde genç yetişkine yönelik bir yazım tarzı da var. Kitaba genel bakışta gördüğü ilgiyi ve aldığı ödülleri anlayabiliyorum. Okunması kolay ama çoğu fantastik serinin dünya inşaasının yanından bile geçemez. Rahatsız edici kısımlarıyla da olsa bir şekilde kendini okutuyor hakkını vermeliyim. Yazarın kurguya biraz daha ağırlık vermesini istesem de sonunu çok merak ediyorum ve ikinci kitabı okumaya gidiyorum. Değişik hislerle bitirdiğim bir kitap olduğu için okumayı size bırakıyorum. Keyifli okumalar.
Edebiyat & Roman
Haşhaş SavaşıR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20232,085 okunma
·
187 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.