Sofie’nin dünyasından sonra akıcı olduğunu düşündüğüm için başladığım bu kitap; Sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda geçmişin acılarıyla, insanın iç dünyasıyla ve vicdanla yüzleşmesini anlatıyor.
Bazı bölümlerde özellikle profesör Wagner’in hikayesi veya Maya’nın uğradığı haksızlıklara empati yapmak insanın canını yakıyor.
Sevmenin ne kadar cesaret istediğini, geçmişle hesaplaşmanın bazen bugünden daha ağır geldiğini ve bazı insanların hayatımıza yalnızca bize bir şey öğretmek için girdiğini düşündüm.
Bittiğinde uzun süre hafızamdan çıkmayacak bir kitap. Okuduğuma çok memnunum.