Bir zamanlar Apo’nun en yakın arkadaşı, sağ kolu, başyardımcısı, kayınçosu “Parmaksız Zeki” kod adlı Şemdin Sakık anlatıyor. Sakık, 18 yıl dağlarda PKK eylemleri yönettikten sonra Kuzey Irak’ta Türk Güvenlik Güçlerince yakalanmış, Türkiye’ye getirilmiş, yargılanmış, mahkûm olmuştu.
Şimdi Diyarbakır Cezaevi’nde. Cezaevi’nde kolay kolay vakit geçer mi? Oturmuş “Şemdin Sakık’tan Mektuplar” adını verdiği bir kitap yazmış. Kitabın 202’nci sayfasında Abdullah Öcalan için şöyle diyor:
“Hangi milletten olduğu anlaşılmadığı gibi hangi dine mensup olduğu da bir o kadar muğlaktır. Bir bakarsınız ki, İslam Dini’ne sarılmış, bir bakarsını Papa’dan daha fazla İsevi olup çıkmış. Hatta kendisiyle Hz. Musa arasında benzerlikler kuracak kadar Yahudileşmiş çıkmış. Bazen Sünni, bazen Alevi, bazen Harici’dir.”
Teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın “Kürt” değil, “Ermeni” olduğunu ve gerçek adının da “Artin Agopyan” olduğunu iki yıl önce yazmıştım. Dikkat ederseniz, Cezaevi’nde yazdığı kitabında Şemdin Sakık da benzer şeyler söylüyor:
Anlayacağınız, DTP’nin Diyarbakır Kongresi’nde “Kürt Halk Lideri” diye tanıttığı “Abdullah Öcalan” aslında
bir dönme...
Dönme derken, Rum, Ermeni, Levanten olup da, Hıristiyanlığını ve aslını gizleyip, Müslüman görünen öz-be-öz Türk adları taşıyarak, bizleri kandıranları kastediyoruz.
İşte bu dönmelerden biri de, yıllardır bize “Abdullah Öcalan” adıyla tanıtılan terör örgütü PKK’nın eli kanlı lideri Artin Agopyan… Kürtleri “Bağımsızlığa kavuşturacağını” iddia edip, Türk’ten çok Kürt öldüren, “Abdullah Öcalan” takma adlı Artin Agopyan’nın gerçek bir Ermeni olduğundan kuşku yok.
Çünkü gerçek anlamda Kürtçe bilmiyor.
Bir halk lideri düşünün ki, kendi dilini bilmesin!.. Şimdi kimileri diyecek ki: “Bunu da nereden çıkardın”. Ben çıkarmadım, ama nereden çıktığını anlatayım…
Bütün olay, ASALA eliyle 1973’den beri yürütülen Hıristiyan Ermeni terörünün, artık dünya kamuoyunda tepki çekmeye başlaması, Batılı emperyalist devletlerin yeni bir kuklaya ihtiyaç duymasından kaynaklandı. Bu öyle bir kukla olmalıydı ki, ne Hıristiyanlar ne Batılılar göze batsın… Tam tersine, hem Türkiye meşgul edilsin hem de Türklerle Kürtler birbirini kırsın!.
Üstelik Türkiye’nin Suriye, Irak, İran, Filistin, Libya gibi Müslüman devlet ve topluluklarla arası da bozulsun.
Devlet Müslümanları öldüren, kendi insana zulmeden bir duruma düşsün. İşte PKK lideri Apo diye bilinen, İmralı’da tatil yapar gibi sözde cezasını çeken Artin Agopyan’ın hikâyesi.
Bunu kim ortaya çıkardı biliyor musunuz? 31 Mayıs 1999 günkü duruşmada söz alan bir şehit babası.
Başbağlar katliamında oğlunu kaybeden Ahmet Beşkardeş, İmralı’daki yargılanması sırasında, (Abdullah Öcalan’a hitaben Kırmanç (Kürt) ağzı ile “Ez Kırmanç im” diye başlayıp “Sen Kürt değilsin, Ermeni’sin. Eğer Kürt isen, ben şimdi seninle Kürtçe konuşuyorum, bana Kürtçe cevap ver!..”dedi.
Ama hiçbir cevap alamadı.
Böylece “Apo” diye bilinen katilin aslında Ermeni olduğu bu şehit babası tarafından yüzüne haykırıldı ve kayıtlara geçti. Bu arada, şu gerçeğin altını da özellikle çizmemiz gerekiyor.
Bizim Kürt kökenli vatandaşlarımız, bölücü terör örgütü ortaya çıkana kadar kendilerine Kürt demezlerdi.
Geçmişten Hala da çoğu o kelimeyi kullanmaz. Kendilerini “Kırmanç, Zaza, Dersimli” diye adlandırır, boy ve aşiret adlarını kullanırlar.