21 Mart hukuki kılıflı saray darbesinin kararıyla 24 Mart 2026'da polis CHP Genel Merkez binasına biber gazı ve zor kullanarak girdi ve bugün demokrasimiz adına tarihe kara bir leke olarak geçti. Unutmayacağız bu kara günü. Burda sadece CHP'yi ablukaya almadılar, demokrasiyi de ablukaya aldılar. Kısaca Türkiye'nin geleceğini ablukaya aldılar.
**"Yükseköğretim kurumlarında, dersane, laboratuvar, klinik, poliklinik ve koridorlarında çağdaş kıyafet ve görünümde bulunmak zorunludur. Dini inanç sebebiyle boyun ve saçların örtü ve
"Demokrasi her şeyden önce laikliğe dayanır. Gerçek demokrasiler laik olanlardır. Zira demokrasinin iki önemli unsuru özgürlük ve eşitliktir. Bu unsurların gerçekleşmesi, ancak dini zorlamaların olmadığı laik toplumlarda mümkündür."
Bir siyasi partinin laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı eylemlerin odağı haline gelip gelmediği, Siyasi Partiler Kanununun 103. maddesi göz önünde tutularak değil, Anayasamızın 69. maddesinin altıncı fıkrası yollamasıyla 68. maddesinin dördüncü fıkrası göz önünde tutularak belirlenmelidir.
Siyasi Partiler Kanunu tümüyle yürürlükten kaldırılsa, Anayasamız doğrudan uygulanarak bir siyasi parti kapatılmayacak mıdır? Elbette kapatılabilecektir ve bu konuda doktrinde oybirliği vardır.
Özel yasa olan Siyasi Partiler Kanunu yürürlükte olduğu sürece, açık ve net olan Anayasa hükümleri dahi uygulanamaz, kaldırılsa uygulanabilir demek de mümkün değildir. Çünkü Anayasa hükümlerinden hiçbiri 'yedek norm' niteliğinde değildir ve normlar hiyerarşisinde en üst mevkidedir.
Bütün bu nedenlerle Başsavcılığımız, laiklik ilkesine aykırı eylemlerin odağı haline geldiği için Refah Partisi hakkındaki kapatma istemini, Anayasamızın 69. maddesinin altıncı fıkrası yollamasıyla 68. maddesinin dördüncü fıkrasına dayanarak yapmıştır.