Hikmet Atölyesi, yazarın Ruhu Onaran Sohbetler serisinin üçüncü kitabı. Yine, tüm kitaplarında olduğu gibi, size bambaşka açılardan bakabilmeniz için birçok pencere açıyor. Huzura giden yolda bazen bakış açınızı değiştirmek gerekir diye düşünüyorsunuz okurken.
Ele alınan birçok konu var elbet ama bu kitabın temelinde insanın inanç ihtiyacı var. Mesela dilediğiniz bazı şeylere sahip oldunuz ve bunun için şükrettiniz. İnsan doğası elbette daha fazlasını istemeye meyleder. Hayal kurmak kötü değildir ama daha fazlası için kendini tüketmek başka bir noktadır. Tam da bu noktada aslında size verilen her şeyin emanet olduğunu, bu dünyada elde ettiklerinizin geçici olduğunu, bunları veren ve sahibi olan yaratıcıyı hatırladığınızda ve kabul ettiğinizde üstünüzden büyük bir yük kalkar. Bu sadece bir örnek ama inanmak, bizler için bir tamamlayıcıdır aslında.
Ben yazarın kitaplarını okurken sık sık; ben bunu hiç böyle düşünmemiştim, derim. Kitabın sonlarına doğru bir bölüm yine bu hissiyatı yaşattı bana. Yazar diyor ki; bazı soruların varlığı cevabı bulmaktan daha iyidir. O soru size önünüzde birçok cevap olabileceğinin hatırlatıcısıdır. Hani bir problemi çözmeye çok odaklanırız da hayatımızın amacı haline gelir ya, işte orada bazen çözümü atlamak, o problemden vazgeçmek, size yeni seçenekler açar diye hatırlatıyor. Bazen olduğu gibi bırakmak bir sonraki adımı ve yolları görmemizi sağlar.
Adı gibi ruha şifa bir kitap daha oldu kütüphanemizde. Ara ara açıp okunacak elbet.