Genelde ağır beni etkileyen kitaplar okuduktan sonra veyahut kafa dağıtmak için kısa sürede biten çerezlik genç-yetişkin romanlara yönelirim.
Bu kitaba da herhangi bir beklentim olmadan başlamıştım fakat olmayan beklentimin de altında kaldı maalesef.
Konu basit:
İki üniversite öğrencisinin ödev için bir araya gelmeye çalışmalarını ve tahmin edersiniz ki birbirlerine aşık olmalarına tanıklık ediyoruz. Tabii bazı yerlerinde bir şaşırmadım değil beklemediğim bir kaç şey de oldu.
Fakat romanın sonuna zor geldim desem yeridir arkadaşlar.
Yazarın "edebi" bir dil kullanmaya çalışması yerini gereksiz uzun cümlelere insanı boğan bir anlatıma dönüşüyor. Sanki kelime dağarcığının geniş olduğunu ispat etmeye çalışmış fakat buna karşın yersiz kullanılan bu kelimeler okuma keyfini fazlasıyla baltalamış. Ki klişelerden bahsetmeme dahi gerek yok sanıyorum: Atlıkarıncalar,teraslar, tumblr estetiği,kadın karakterin tavırları düşünceleri beyimizin 'bad boy' tavırları derken tam bir wattpad klişesi.
Kafamı dağıtmak için okumuştum fakat pek etkisi olduğu söylenemez. Keşke bu kadar popülerleşme kaygısı gütmeden özgün karakterler ve sahici diyaloglarla yazılsaydı. Edebi olmak demek süslü cümleler gereksiz sözcük kullanımı değil duyguyu sade ama etkili bir dille aktarabilmektir.
Kısacası:Eğer sizde benim gibi kafa yormayan keyifli hafif ve akıcı bir şeyler arıyorsanız bu kitap biraz sabır testi olabilir uyarayım;)