Puan vermedi·496 syf.····Okunma: 26 Haziran 2025 19:19 Bir roman bitti, ben kaldım…
Elim titreyerek kapattım son sayfayı. İçimde tarifsiz bir sarsıntı, zihnimde deli gibi dönen sorular var.
Ben bu kadarını bilmiyordum.
Bu kadarını bilmediğim için utandım…
Kıbrıs’ta yaşananların, halkın acılarının, masa başında çizilen kaderlerin ardındaki soğuk gerçekler içimi buz gibi etti.
Sadece tarihsel bir arka plan değil bu kitapta anlatılanlar.
Bir milletin susturulmuş çığlığı var satırlarda.
Belgeler, mektuplar, raporlar; öyle şeyler öğrendim ki, bir kurgu okuduğumu unuttum çoğu yerde.
Çünkü bu kitapta kurgu olan tek şey, karakter isimleri olabilir…
Gerisi, kanlı canlı gerçekler!
Yer yer nefesim kesildi,
yer yer gözyaşlarıma engel olamadım.
Öyle bölümler var ki, dönüp tekrar tekrar okumak zorunda kaldım. Çünkü ilk okuyuşta zihnim kabul etmedi, kalbim kaldıramadı.
Şunu fark ettim:
Bize öğretilmeyen ne çok şey varmış.
Ve “bilmemek” aslında en büyük teslimiyetmiş.
Bu kitabı okuduğum için minnettarım.
Bilmediğim, sorgulamadığım ne çok şey varmış…
Tüm bu gerçekleri cesurca kaleme aldığı için Sema Soykan’a teşekkür ederim.
Anlattıkları içimi yaktı ama gözümü açtı.
Unutulmasın diye yazdı, ben de unutmayacağım.
Ve son olarak…
Kıbrıs’ta vatanı için can veren, bir karış toprağına gövdesini siper eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
@semasoykan @doğankitap