Gönderi

Bir aynada kendi hazin hikayemi seyrediyorum..
9/10
·312 syf.··
2025 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2025 00:00
"Kendi yalnızlığına ortak olsun diye gece açan çiçekleri sevdi hep . Kim bilir belki de kendine benzetiyordu o çiçekleri" Merhaba, Kendisiyle daha yeni tanıştığım Tarık Tufan’ın son kitabı Gece Açan Çiçekler'in incelemesiyle geldim. Gece Açan Çiçekler, yazarın okuduğum ikinci kitabı. Her okuduğum kitabıyla favori yazarlarımdan biri olma yolunda ilerliyor. Yazarın kalemi gerçekten çok akıcı; bölümlerin sonunda merak uyandıran cümleler veya sorularla bitirmesi, kitabı hem akılda kalıcı hem de sürükleyici kılıyor bence. Akıcı, ama bir o kadar da düşündüren bir yazar kendisi. Bazı şeyleri anlamak için sadece okumak yetmiyor; oturup uzun uzun düşünmek de gerekiyor. Bu da kitabı okuyan kişi için özel kılıyor. Bu kadar övgüden sonra artık kitabın konusuna geçebilirim. Spoiler vermemeye çalışacağım. Kitabımız, İstanbul’da güneşin batıdan doğması ve büyük bir yangınla başlıyor. Benzer bir yangın, Osmanlı zamanında da olmuştur; ana karakterlerden biri olan Derviş Ali’nin yaşadığı Osmanlı döneminde. Kitapta yangınlar, insanın kendine yarattığı cehennemin bir temsili olarak kullanılıyor. Bu kitap, ayrı ama birbirine bağlı iki hikâyeden oluşuyor: Derviş Ali’nin ve Halide’nin hikâyesi. Öncelikle Halide’nin hikâyesinden kısaca bahsedeyim: Halide, doğup büyüdüğü ve “uğursuz” diye anılan bir konakta adeta hapsolmuştur. Bu konaktan kurtulmak için tek umudu, kardeşlerinin bu eve gelip tüm sırları ve korkularıyla yüzleşmesidir. Kardeşleri ise bu uğursuz konağı satmak için orada buluşur ama çıkan yangın nedeniyle konakta kalmak zorunda kalırlar. Artık sırları, korkuları ve kaçmaya çalıştıkları gerçeklerle yüzleşmek zorundadırlar. Küçük ama önemli bir detay vereyim: Gerçeklerle yüzleştikçe dışarıdaki yangın, onların içlerindeki kızgınlıklar ve pişmanlıklar gibi büyür ya da küçülür. Derviş Ali’nin hikâyesi ise idamını beklerken anlattıkları üzerinden ilerler. Kısaca bahsedelim: Derviş Ali aslında haksız yere tutuklanmıştır, ama geçmişinde öyle büyük bir günah işlemiştir ki; her ne kadar tövbe edip derviş olmuş olsa da bu idamı hak ettiğini düşünür. İdamına kadar delirmemek için aşkına sığınır—onunla olan anılarına. Biz de onunla birlikte bu anılara ışınlanırız. Şeyh Efendi bir gün onu, ünlü ressam Zonaro Efendi’ye refakat etmekle görevlendirir. Derviş Ali, Usta Zonaro’ya eşlik ederken hayatının aşkıyla karşılaşır. Her şeye rağmen birlikte olabilirler miydi? Kız onu seviyor muydu gerçekten? Ve belki de okurken en çok merak ettiğim soru: Derviş Ali’nin işlediği o günah neydi? Bu günah, nasıl olur da bir insana idamı hak ettiğini düşündürebilirdi? Okurken bu soruların cevaplarını bulacaksınız. Hepinize iyi okumalar diliyorum.
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
··
69 Gösterim
2 Yorum
Nasıl güzel betimlemeler tanımlamalar eline sağlık 👏
Nisa
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim beğenmene sevindim 🌸
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.