·188 syf.····Okunma: 27 Haziran 2025 01:49 Sanki kitabı okumadan önce kitapla ilgili daha çok bilgim vardı gibi hissediyorum. Başlamadan önce oldukça fazla inceleme okumuştum. Çoğu okur incelemesinde kitabın soru işaretleriyle dolu bittiğini ve yazarın tarzının bu olduğunu söylemiş. Yazarın okura düşünme payı bırakmak istediğinden bahsetmiş. Evet oldukça fazla soru işareti var ama bu düşünme payı oluşturacak soru işaretleri değil. Çünkü şöyle bir dengesizlik var: Öncelikle konusu oldukça sıradan hatta birçok insanın yaşayabileceği duygular bunlar. Bu duyguları okura da çok güzel geçiriyor. Hacime’nin çocukluktan yetişkinliğe duygusal ilişkileri ve çocukluk aşkında yaşadığı o heyecanı, aşkı başka kimsede bulamadığı fakat yine de sevebileceği bir kadınla evlendiği anlatılıyor. Bir gün Hacime’nin karşısına çocukluk arkadaşı Şimamoto çıkıyor. Hacime her şeyi geride bırakıp tüm benliğiyle Şimamoto’ya teslim olmaya karar vereceği anlatılıyor. Bu hikayede her şey olağan ve tahmin edilebilir fakat Şimamoto’nun kendisi hakkında tek bir bilgi vermemesi, gitmesi gerektiğinde aniden gidip uzunca bir süre gelmiyor olması ve yağmurlu havalarda ortaya çıkması olağanın dışında bir çerçeve çiziyor. Ya bu hikayede bir dengesizlik söz konusu ya da Şimamoto, Hacime’nin dünyasında sadece gerçel dışı bir simgeydi ve hiç karşısına çıkmadı.
Sonuç olarak bu soru işaretlerinin bu kadar uçsuz olmasını sevmedim.