Gönderi

"Hayır, bu insanların gülmeye hakkı yok."
8/10
·202 syf.·
2025 31. kitabı
"Generaller Yatakta Ölür" elime sıradan bir kitap gibi geçmedi. Kitabın çevirmeni Fehmi Ardalı Bey'e bir rica ile ulaştım: Kitabı satın almak ve kendisinden imzalı olarak edinmek istiyordum. Ancak o, bu isteğime karşılık olarak benden yalnızca kitabı tanıtmamı istedi. Bu sebeple kendisine bir kere daha içtenlikle teşekkür ederek incelemeye başlamak istiyorum. Öncelikle çeviri ve dil hakkında yorum yapmam gerekiyor. Yazarın dili ve çeviri sayesinde kitabın çoğu bölümünde kendimi gerçekten çok kaptırdım, kitabın içinde gibiydim. Fakat bazı yerlerdeki zaman kipleri tuhaflığı bu anları böldü. Yazarın kullandığı zaman kiplerinde tuhaf bir hata mevcut. Çevirmenin baştaki notu sayesinde bunun yazarın hatası olduğunu öğrensem de okuma zevkine ket vurduğunu belirtmek istedim. Kitabın yazarı Charles Yale Harrison'ın 1930 yılında kaleme aldığı bu roman, I. Dünya Savaşı'na katılmış bir askerin gözünden, savaşın aldatıcı gösterilerinin ardındaki insanlık trajedisini açıklıyor. Kanadalı bir er olarak cephede yaşadığı korku, açlık, moralsizlik ve vicdan hesaplaşmaları, herhangi bir kahramanlık hikâyesinden çok uzak. Bu roman, savaşın neferlerini anıtlaştırmamış, aksine onları anlamak için yazılmıştır. Yazar, gönüllü olarak Kanada ordusuna katılır ve Batı Cephesi'ne gönderilir. Amiens, Ypres, Courcelette ve Arras gibi tarihe geçmiş kanlı muharebelerde yer alır. Anlatıcı, savaşın cephelerde iki taraf arasında yaşanmadığını hissettiriyor. Askerleri asıl tüketenin açlık, bitler, ölü bedenlerin çürüyen kokusu, emir-komuta zincirinin adaletsizliği olduğunu gösteriyor. Savaşın ortasında geçen bu kitap, benim için tamamiyle bir film gibi aktı. Hâlâ bir filminin çekilmemiş olduğuna çok şaşkınım. Bir film yapımcısı olsaydım şimdiden işe koyulmuştum. Diyaloglar sade ama vurucu; sahneler net, kamera açısı gibi tanımlı. Okuyucuyu hiç ama hiç yormuyor. Bir siperin içinde başlıyor ve o kadar fazla istenilen mesajın verilebileceği sahne var ki... Ne epik bir zafer var ne de ulvi bir görev duygusu. Savaş burada sadece sürünmek, yaşamak için insanlığından vazgeçmek. Ve bu, bir sürü sahneyle gözler önüne serilebilir. Aslında bu yüzden bana kalırsa kitap birçok açıdan Erich Maria Remarque'ın "Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok" gibi anti-militarist bir klasikle aynı çizgide yer alıyor. Ancak Harrison'ın anlatımı daha sade bir yoldan ilerliyor. Onun anlatıcısı isim bile taşımıyor. Böylece savaşta kimliklerin anlamsızlaştığını okuyucuya iyice hissettiriyor. Kısaca yazar, savaş anında yaşanabilecek neredeyse her olumsuz durumdan bahsetmiş. Tabii bu savaş karşıtı bir propaganda yaptığı anlamına gelmiyor. Çünkü savaş olduğu hâlde bile yaşanan güzel hisleri de kitaba eklemeyi ihmal etmemiş. Yani kesinlikle edebi kaygı taşımıyor, ne olduysa her şeyi olduğu gibi aktarmış. Kitabın çevirmenine tekrar teşekkür ederek incelemeyi onun ön sözünden aynı duyguyu paylaştığımız bir cümleyle bitirmek istiyorum: "İnsanoğlunun eninde sonunda savaşların olmadığı bir dünyayı yaratabilecek olgunluğa ulaşması dileğimle..." Fehmi Ardalı
Askeri Tarih
Generaller Yatakta ÖlürCharles Yale Harrison · Mazi Yayınları · 20258 okunma
··2 alıntı·
38 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu güzel ve ayrıntılı tanıtım için teşekkür ederim. Kitabı çevirirken en az 3 defa okuyan birisi olarak, istesem bu kadar içten bir inceleme yazamazdım.
Mahmure
Gönderi Sahibi
Estağfurullah, ilginiz için ben teşekkür ederim.