·304 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Haziran 2025 01:16 İyi hissettirecek fırsatları kaçırmayacağıma dair kendime söz vermiş olabilirim. evet evet sanırım söz verdim. çünkü bir kaç günlük bir tatil teklifi geldiğinde onca yapılacak şeyi erteleyip, koşar adım hislerle keyfimin peşinden gittim. giderken yazın okurum diye sakladığım ali smith’in yaz’ı da en büyük keyif nesnem olarak yanımdaydı.
kitapla plajda, kumların içinde, uğur böceği istilası esnasında, dalgalara karşı mest olmuşken beraberdik. ıslandı, hırpalandı. böylece anılarımın da hatırlatıcısı oldu. daniel glück’le yeniden karşılaştığımda attığım sevinç çığlığı yanımdakini korkuttu hatta. düşününce o ana, o duyguya gidebiliyorum. ay ne de iyi ediyorum.
mevsimler dörtlemesi ilk kitabı sonbahar’la ve daniel glück’le beni fethetmişti. dörtlemenin merkezinde göçmenlik ve iklim krizi duruyor. bu merkezden ileri, sağa, sola, patikalara, bir noel gününe, dikenli çitlere, tamir edilen kilise sıralarına, göçmenlere yuva olan kapıları kilitsiz evlere yol alıyorsunuz. duygusu yoğun, felsefesi ve derdi olan bir anlatı.
farklı etnik kökenden farklı inançtan, farklı yaş gruplarından pek çok karakterle tanışıp yakınlaşıyorsunuz. bazen didişiyorlar, bazen ayrılıp mutsuz oluyorlar, bazen aşık oluyorlar, zorbalığa uğruyorlar, bazıları keşke benim hayatıma dahil olsaydı diyorsunuz (ille de daniel glück )
ayrıca ebabil kuşlarını, elle yazılmış mektupları, kamplara kapatılmış göçmenlerin duygularını, devlet mekanizmasının saçmalığını okuyup tek bir kişinin mücadeleci umuduna tutunuyorsunuz. sanırım bugünlerde bize de çok gerekli.
mevsimler dörtlemesi iyi hissettiren kitaplardan. ali smith’i de en sevdiğim yazarlar listesine ekledim.