·400 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Haziran 2025 19:44 Kişisel finans kitapları arasında belki de dünyadaki en popüler kitap Zengin Baba Yoksul Baba’dır. Bu incelemenin yazıldığı sırada 104. baskısı yapıldı. Kitap, zenginleşen bir insanın bunu nasıl başardığını, yoksullara göre neyi farklı yaptığını anlatmaya çalışıyor.
Kitapta bahsedilen iki babadan yoksul baba, yazarın öz babasıdır. Aslında yoksul da değildir. Bugünkü orta sınıfın bir karşılığı olarak görebiliriz onu. İyi eğitimli bir memurdur. İstikrarlıdır, ama zengin değildir. Burada bahsedilen yoksulluk, daha çok bir düşünüş hali. Örnek olarak yazarın yoksul babasının faturalarını hemen ödemesi, zengin babanın ise faturalarını hep son gün ödemesi gibi.
Zengin Baba ise yazarın çocukluk arkadaşı Mike’ın babasıdır. Gerçek babası değildir ama finansal konularda onu eğiten bir akıl hocasıdır. Okulu yarıda bırakmıştır ama girişimci ve yatırımcı olarak zengin olmuştur. Yazara parayı nasıl kendisi için çalıştıracağını öğreten kişidir.
Kitapta en çok aklımda kalan noktalardan bir tanesi, neyin ne zaman alınması gerektiği ile ilgili kısım. Yazar, yoksulların önce lüksleri satın aldıklarını ve kendilerine başka gelir kapıları yaratmadan para harcadıklarının altını çiziyor.
“Daha büyük bir ev almak istediğimde, önce ev ödemesine nakit akışı sağlayacak aktif varlıklar satın alırım.”
“Yoksullar ve orta sınıf önce lüksleri satın almaya yönelirken zenginlerin lüksleri en son satın alması önemli bir farktır.”
“Herkes gibi ben de lüksü severim. Ama aramızda fark var: Kimileri borca girerek ulaşır lükse. Falanca filancayla yarışa girme tuzağının sonucudur bu.”
Zengin mantalitesi diyebileceğim, doğru düşünme tarzı ile ilgili de çeşitli örnekler kitapta var.
“Babalarımdan biri, “Bedelini karşılayamam…” sözünü dilinden düşürmezdi. Öteki babamsa bu tür sözcüklerin kullanılmasını yasaklamıştı. Onun yerine şöyle dememde ısrar ederdi: “Bedelini nasıl karşılayabilirim?”
“Hayatımızın büyük bir kısmı kontrolümüz dışındadır. Eğer bir şeyler değişmeliyse, önce ben değişmeliyim.”
“Çoğu kimse, daha çok kazandıkça daha çok borca girer.”
“Kazancından vergi verirsin. Harcadığından vergi ödersin. Biriktirdiğinden vergi kesilir.”
“Toplum devletin bunu yapmasına neden göz yumar?”
“Zenginler izin vermez. Yoksullarla orta sınıftakilerse buna göz yumar. Babandan daha çok kazandığıma kalıbımı basarım, ama onun ödediği vergi benimkinden fazladır.”
Modern dünyada zengin olmak için gereken en önemli yeteneğin satış ve pazarlama olduğunun altı çiziliyor. Hatta bir örnekte, yazar güzel bir kitap yazmış olan gazeteciye kitabını nasıl pazarlaması ile ilgili bir fikir vermek istiyor ve gazeteci, “Ben satış elemanı mıyım? Gazeteciyim.” diyerek yazarı tersliyor. Satış yapmayı öğrenmeyi küçük görmememizi birkaç kez tekrarlıyor.
“Bana göre satış ve pazarlamadan daha önemli bir beceri yok.”
Yazar, okuyucuya tek bir ders verebilse, bunun “Evrenin kuralı almak için vermektir.” olduğunu söylüyor.
“Zengin baba bol bol para dağıtırdı. Gittiği kiliseye bağış yapardı, derneklere bağışlardı, vakfına para aktarırdı. Para almak için para verilmesi gerektiğinin farkındaydı. Para vermek çoğu servet sahibi ailenin sırrıdır.”
“Size tek bir fikir aşılamam gerekse bu fikri seçerdim. Ne zaman bir şeyin eksikliğini hissetseniz, bir şeye ihtiyaç duysanız, önce istediğiniz neyse onu verin, aynısı çoğalarak size geri dönecektir.”
“Gece ayazında kollarında odunlarla bir köşeye oturmuş, tombul göbekli sobasına bağıran adamın öyküsü geldi aklıma, "Bana sıcaklık verdiğin zaman sana odun atacağım," diyordu. İşte para, sevgi, mutluluk, satış ve insan ilişkilerinde hiç kimsenin aklından çıkarmaması gereken şey, önce istediğinizi vermektir; insan sonra istediğini fazlasıyla alır.”
Doğru yatırımın ne olduğu konusunda da çeşitli savlar var. Kişinin yaptığı yatırımın aktif getiri sağlaması en önemli nokta:
“Küçülme revaçta olduğunda milyonlarca çalışan, sözde en büyük malvarlıkları olan evlerinin onları canlı canlı yediğini anladı. Ev denen aktifleri her ay onlara yüktü. Bir diğer ‘aktif’ olan araba, onları yiyip bitiriyordu. 1000 dolar ödedikleri garajda duran golf sopaları artık 1000 dolar etmiyordu. İş güvencesi olmaksızın dayanaktan yoksundular. Aktif diye gördükleri hiçbir şey onları mali kriz döneminde destekleyemiyordu.”
“Daha büyük bir ev almak istediğimde, önce ev ödemesine nakit akışı sağlayacak aktif varlıklar satın alırım.”
“Bir babam “Para aşkı cehennemin kapısını açar.” derken öteki babam, “Parasızlık bütün kötülüklerin anahtarıdır.” derdi.”
“Gerçek dünyada başarılı olanlar akıllılar değil, cesurlardır.”
“Acı gerçek şu ki, büyük yetenek yeterli değildir. Yetenekli kimselerin ne kadar az para kazandıklarına hep şaşırırım.”
“Golf topunu kaybetmemiş bir golfçüye, aşık olup da kalbi kırılmamış bir insana, zengin olup da para kaybetmemiş birisine hiç rastlamadım.”
“Dinlemek konuşmaktan daha önemlidir. Öyle olmasaydı Tanrı bize iki kulak ve tek bir ağız vermezdi.”