Gönderi

Kapılar Arasında
7/10
·239 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
110 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2025 18:50
Magda Szabó – Kapı üzerine uyarı! minik spoiler içerebilir Bazı kitaplar vardır, hızlıca okunur, biter ve raflara kaldırılır. Bazı kitaplarsa biter ama insanın içinde bir yerlerde sessizce yaşamaya devam eder. Aylarca. Belki de yıllarca. Magda Szabó’nun Kapı kitabı da benim için öyle bir kitaptı. Okumam uzun sürdü. Başladığımda Mart ayındaydık, bitirdiğimde Haziran olmuştu. Son sayfalarını neredeyse içim titreyerek okudum. Belki kitap sakin bir anlatıya sahipti. Belki diyaloglar azdı, karakter sayısı bile bir elin parmaklarını geçmiyordu. Ama kitabın asıl yoğunluğu bu sade yapısının altında gizliydi. Kalbinin içinde taşıdığı sorularla, hesaplaşmalarla, açılmamış ve açılmak istenmeyen kapılarla… Szabó’nun dili her cümlesi derinlik taşıyan, kısa ama içten bir dille örülmüş. Bu dili okurken Macar Edebiyatı’na dair ilgim de arttı. Yazarın İzan’ın Şarkısı adlı eserini de okumak istiyorum. Çünkü bu anlatımın başka hikâyelerde nasıl şekillendiğini merak ediyorum. “Kapı”nın Zeynep Hantik’ten yarı otobiyografik bir eser olduğunu öğrendiğimde daha da dikkat kesildim. Gerçekten, bu kadın, Emerenc, gerçekten yaşadıysa, ve bu yaşananlar birebir ona aitse, o zaman yazarın onu bu kadar çıplak bir şekilde sunması ne kadar doğru? Bu beni çok düşündürdü. Bir insanın tüm sırları, tüm açılmamış kapıları bu kadar açık edilir mi? Yoksa yazar burada “gerçek”i değil de, gerçekliğin izini mi sürüyor? Belki de Emerenc bir kişi değil, birçok kadının, birçok yalnızlığın birleşimi. Belki de bu yüzden bu kadar tanıdık geliyor bizlere. “Size söylemem gerekir ki Emerenc’i ben öldürdüm.” Bu itiraf sadece fiziksel bir ölümle mi ilgili? Yoksa bir insanın sınırlarına dokunmanın, onun hayatını istemeden de olsa yönlendirmenin getirdiği bir suçluluk duygusu mu ? Emerenc’in bana en çok dokunan yanı şu oldu: O sevilmek istiyor, evet, ama saygıyla. Kendi yöntemleriyle. Bu bana çok tanıdık geldi. Hepimiz zaman zaman böyle değil miyiz? Sevgi isteriz ama bizi değiştirmeye çalışan değil, olduğumuz gibi seven bir sevgi isteriz. Emerenc, kendi duvarlarını örmüş biriydi. O duvarların ardında yatan yalnızlığı görmek için çaba gerekiyordu. Ve ne yazık ki, en sonunda, o çabanın da bir bedeli oldu. Kitap boyunca en çok düşündüğüm şeylerden biri de buydu: Bir insanı kurtarmak isterken, onun sınırlarını aşmak doğru bir davranış mıdır, yoksa yanlış mıdır? Yazar, Emerenc’in evinden çıkmasını sağlayarak onu kurtardığını düşündü. Ama Emerenc, kendi ölümünü kendi alanında yaşamak istiyordu. Bu olay bende bir soru bıraktı: Sevgi bazen fazla yaklaşmak mıdır, yoksa gerektiğinde uzakta durmayı bilmek mi? Son olarak, bu kitabı okumama sebep olan sevgili Zeynep Hantik’in kitap okuma kulübü toplantısında dinlediğim bir yorum beni çok etkiledi: “Hepimiz bir şekilde kapılar arkasında yaşıyoruz. Bazen açmak istiyoruz, bazen de kimsenin girmesine izin vermiyoruz.” Bu cümle bana kendimi düşündürdü. Hayatımda açtığım, kapattığım, aralık bıraktığım tüm kapılar geldi gözümün önüne. Magda Szabó’nun Kapısı, durgun akan ama kalpte derin izler bırakan bir hikâye benim için. Karakterlerin çatışmaları, ilişkilerdeki sınırlar, yalnızlık ve sevgi üzerine çok şey anlatıyor. Kapanan kapıların ardından kalan sessizliği daha iyi anlatan bir kitap zor bulunur. Ben bu kitabı bitirdiğimde sadece bir hikâyenin sonuna gelmiş gibi hissetmedim. Kendimde açılmayan, açılmak istenmeyen, hatta farkında bile olmadığım bazı kapıların önünde sessizce durduğumu fark ettim. Bence sizde bu kapıya bir şans verebilirsiniz sevgilerle
KapıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20212,574 okunma
·
124 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.