·436 syf.····Okunma: 26 Haziran 2025 18:45 Herkese merhaba,
Yakın bir zamanda okumayı düşünmediğim ama bir anda karar verip okuduğum bir kitap oldu.
Konusundan bahsetmeyeceğim. Ben kitabı sevdim. Ana karakter olan Devon içinde bulunduğu duruma ve yetişme tarzına rağmen kendi doğrusunu arayan, özgürlüğe hasret, zorla evlendirilip çocukları elinden koparılan bir kitapyiyen.
Bu karaktere başından sonuna kadar büyük saygı ve hayranlık duydum. Bir kızı var ve kitapyiyenlerde kız doğurmak nadir ve eşsiz bir şey. Türleri büyük risk altında. Bu yüzden kitapyiyen kadınlar belirlenmiş evlilikler yapıp çocuk doğurmak ve çocuk sütten kesildikten sonra da başka biriyle evlendirilip çocuk yapmak zorunda kalıyorlar.
Devon'un ilk çocuğu kız oluyor ve sütten kesilince zorla elinden alıp başkasıyla evlendiriyorlar. Bu evlilikten bir oğlu oluyor ve bir zihinyiyen olarak doğuyor. Kitabın başında oğlunu besleyebilmek için insan avlamasını okuyoruz. Çünkü Altı Aile dedikleri Kitapyiyen topluluğundan oğluyla beraber kaçıyor ve insanların arasına iniyorlar.
Zihinyiyenler insan beynindeki anılarla beslendiği için çok zorlanıyorlar ama Kurtuluş adını verdikleri ilaç sayesinde insan yemeden de açlıklarını bastırabiliyorlar.
Kitapyiyenler kitapları gerçek anlamda yedikleri için içindeki bilgiler direkt onlara geçiyor ve bu olayı da sevdim. İstediğim kitapları yiyerek her şeyi öğrenebilecek olmak mükemmel bir şey bence.
Kitabı çok sevdim. Anlatışı, akışı her şeyiyle güzeldi. Devon ve oğlu başardılar ama puan kırdığım tek nokta kızını da görmek ve tamamlanmak isterdim. Mutlu sonla bitti ve son sahnede Cai ablasına ulaşabilmek için bir adım atıyor ve kitap orada bitiyor. Kavuştuklarını görmek isterdim. Bu beni bir tık üzdü.
Onun dışında kitabı tavsiye ediyor ve keyifli okumalar diliyorum.