OYUNCAK MÜZESİ
Emre Gül
"Sanki ıssız bir sokakta yürüyorsun da... katil nefesini ensende hissettiriyor."
Bu kitap... bir roman değil; kalbinde ürpertili bir yankı bırakan bir fısıltı. Her sayfasında geçmişin tozlu vitrinlerinden bir oyuncak gibi, anılar çıkıyor karşına. Fakat bu oyuncaklar sevimli değil…
Kimi kırık, kimi eksik, kimi suskun.
Okurken ne hissettim?
“Bir bölüm daha okuyayım, sonra uyurum,” dedim. Ama her sayfa yeni bir çarpıntı, yeni bir adrenalin. Uyku gitti, kalp hızlandı.
Spoiler vermeyeceğim çünkü her detay aklıma geldikçe tüylerim diken diken oluyor.
Ve evet...
Yazar tehdit ediyor.
Sakin sakin, öyle güzel anlatıyor ki her satırda “Sıradaki sen olabilirsin” hissi sızıyor içine.
Bu, okura yazılmış bir tehdit mektubu.
Ürpertici ama bağımlılık yapan cinsten.
+18 Uyarısı:
Bazı bölümler rahatsız edici dozda sert. Konu zaten başlı başına +18. Psikolojik şiddet, gerilim ve karanlık temalar açısından hassas okurlar için uyarı niteliğinde.
Sonuç:
Bu kitap emek kokuyor.
Her bir satırı bir tehdit.
Her satırı bir fısıltı.
Her satırı tüy diken diken eden bir ustalık gösterisi.
Ben çok sevdim.
Okunmalı. Ama dikkatli okunmalı.
Çünkü o vitrin camının arkasında… hâlâ biri bakıyor olabilir.