·112 syf.····Okunma: 29 Haziran 2025 10:07 Bu cümleyi en son Julian Barnes için kurmuştum ve Marquez için yinelemek istiyorum; insanın Marquez gibi arada bir kaçıp sığınacak limanının olması ne güzel.
Gerçek bir hayat hikayesiymiş. Bunu bilmesem yazarın yaşamın içiş çıkışlarına dair çok güçlü bir metafora hayat verdiğini düşünürdüm. 1955 yılında Kolombiya deniz kuvvetlerine bağlı bir Caldas muhribi bir fırtınaya yakalanır ve mürettebattan sekiz kişi denize düşüp kaybolur. Bir tanesi bir sala tutunur ve açık denizde 10 gün yemeden içmeden açık denizde yaşama mücadelesi verir. Hani hastanelerde kalp monitörü olur ya çizgi iner çıkar. Hikayenin zihnimde canlanan görüntüsü bu oldu. Umudun tükendiği, sanırım yolun sonu dediği anlar ve hayır yaşamaya devam edeceğim dediği anların toplamı bu hikaye. 10 gün ama yıllar gibi. Açıkçası bende çok derin izler bıraktı. Heyecanla okudum. Sıra dışı bir şey sunmuyor belki ama bence kesinlikle çok güzel bir hikaye. Marquez’in gölgesinde dinlenmek diyorum buna. Güzel bir mola oldu.