Hikâye, güven sorunları sebebiyle hayatına erkek figürü almak istemeyen bir kadının anne olma arzusu üzerine kurulmuş. Alışılmışın dışında bir başlangıçla, kahramanımız bir sperm bankasına başvurmak istiyor. Ancak kaderin cilvesiyle, evlilikten ve bağlanmaktan korkan bir adamla asansörde mahsur kalıyor… ve olaylar buradan sonra hızla gelişiyor. Kızımızın ismi Jenna kendisi bir antika kitap dükkanı sahibi. Oğlumuz Emmet babasının işini devralmış patron ceo bir şey. İki karakterinde baba sorunları var. Emmetin aklında ooo taş gibi kızla sınırsız yormadan düşüp kalkıcam hayali, Jennanıj aklında kriterleri mükemmel bir donörden bedavaya sperm alacağım hayali var. Genel olarak komik be soft bir kitaptı.
Erkek karakterin “ben sana sperm bankası olurum” teklifi, bir yandan kahkaha attırırken diğer yandan da “Acaba gerçekten gönül bağı kurmadan böyle bir şey mümkün mü?” sorusunu düşündürüyor. Aralarındaki diyaloglar çok akıcıydı, zaman zaman eğlenceli, zaman zaman içten duygularla örülmüş.
Ancak tüm bunların yanında, kitabın sonu biraz aceleye gelmiş gibi hissettirdi. Duygusal birikimin ardından daha detaylı bir son görmek isterdim. Yine de genel olarak keyifli, çerezlik ama yer yer dokunaklı bir okumaydı. Farklı bir romantik kurgu arayanlara gönül rahatlığıyla öneririm.