Puan vermedi·112 syf.··
2025 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2025 14:12
Camus'un en ünlü kitaplarından birisi, Yabancı. Bu kısa roman absürdizm akımının örneklerinden biri olarak gösterilir. Genelde yorumlar ve analizler ana karakterimiz Meursault'un toplumun dayattığı normlara karşı çıktığı ve toplumun beklentilerine göre yaşamadığı bu sebeple de topluma yabancılaştığı anafikriyle ilerler. Başkaldırı nerededir derseniz; annesinin cenazesinde ağlamaması, bir kadına bağlanıp evlilik düşünmemesi vs. denebilir. Peki, bunlar gerçek bir başkaldırı mıdır? Baktığınızda kitap 'rahatsız edicilik' kategorisinde. Yani yazar da aslında karakterden rahatsız olmamızı istemiştir, bizim de toplumsal normların bir parçası olup Meursault'ı bir yabancı olarak görmemizi istemiştir. Bunu da gerçekten başarmıştır, Meursault rahatsız edici bir karakterdir ama benim açımdan rahatsız ediciliği kendi başkaldırısından değil, erkek konforundandır. Bu noktadan sonra kitabı biraz feminist bakış açısıyla yorumlayacağım. Karakterimiz annesinin cenazesinde ağlamazken, toplumun bireye atfettiği rollere girmemesi bir yabancılık olarak anlatılır ama karakter o an 'şu an bu derdi olmasa da keşke kırlarda bir gezintiye çıksa' diye düşünür. Yani duyguları vardır ama kendi konforunda. Toplum tarafından kötü biri olarak görülen Raymond ile arkadaşlığı fark etmez diyerek kabul etmesi de aslında bir erkek olmanın konforundaki şımarıklıktır. Topluma yabancılaşmasının aksine başka bir grubun parçası olmayı seçmiştir aslında. Marie'ye karşı olan tutumu da toplumsal bir evlilik kurumuna karşı başkaldırısı değil yine erkek şımarıklığıdır çünkü bu normu reddetmiyor sadece 'seni sevmiyorum ama ne fark eder' diyor. Empati ve duygu yoksunluğu aslında burda karakteri yabancı değil sadece umursamaz birisi yapıyor. Yazar bu kitabı 1942 yılında yayımlamış, bu kitap döneminde de bir yabancılaşmaktan çok ataerkil kodlarla yazılmış bir erkeğin ayrıcalıklarından ortaya çıkmış bir boşluk hissi. Karakterimiz güneş ışığının keyfini çıkarırken, denizi hissederken, cinsellik yaşarken tüm duyguları hisseder, oradadır ama hayatta daha ağır sorumluluklar almak gerekirken yabancıdır. Camus eminim bu romanı bir kadın üzerinden kaleme alamazdı çünkü bu tür bir yabancılaşma yüzyıllardır ancak erkeklere verilmiş bir haktır. Mahkeme kısmı ise bakıldığında gerçekten güzel bir metafordur, karakteri işlediği suçtan ötürü değil onların istediği bir toplumsal davranış biçimini yerine getirmediği için yargılarlar. Yabancılaşma kısmını yalnızca buradan okursak bayıldım. Çünkü toplumsal herhangi bir tek tip davranış biçimine uymazsanız, gerçek değil belki ama toplumsal bir ölüm emri verilir. Bu açılardan roman gerçekten absürdizmin çok iyi örneklerindendir.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma
·
86 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.