Puan vermedi·168 syf.····Okunma: 30 Haziran 2025 11:37 “İki insanın arasında bir şeylerin kırıldığı o anın fotoğrafını kim çekebilir?”
Sandor Marai, yine şaşırtmıyor. Onun düşündüren ve tarihin dehlizlerinde gezen sessiz ayak seslerini okumak büyük keyif veriyor bana. Nitekim Buda’da Boşanma da külliyata hakim olanların, onun eseri olduğunu anlayabileceği yapı taşlarıyla dolu.
Bu kez 2.Dünya Savaşı öncesinde Budapeştedeyiz. Kahramanımız Yargıç Kömives elindeki boşanma dava dosyalarına bakarken tanıdık bir isimle karşı karşıya gelir. Dosya, eski arkadaşı doktor Greiner ile karısının ayrılık davasına aittir. Bu andan itibaren hikâye bizi geçmişe götürür ve Kömives ile arkadaşı arasındaki bağın davanın seyrine etkisini okuruz. Ayrıca bu yolculuk Kömives başta olmak üzere karakterlerin ruhsal dünyalarına da bir yolculuktur.
Marai’nin en sevdiğim yönü karakterlerinin duygularını yansıtış şekli. Kömives başta olmak üzere tanıdığımız her karakter ilişkileri bakımından zayıf. Her birinin içsel boşlukları var. Yazarın yalın anlatımı sağlam betimleyici yönüyle zaman zaman metni zorlaştırırken zaman zaman kolaylaştırıyor. Öyle ki karakterimizin yargıç olmasından mütevellit adalet anlayışına dair etkileyici pasajlar, Marai’nin günümüz dünyasına ve hatta ülkemize de keskin bir hiciv sunuyor.
Sınıf ayrımı ve bireyin iç dünya çatışmalarının hakim olduğu bu katmanlı eser beni keyifle okuduğum bir metin oldu.