�� İstanbul’dan İnsan Öyküleri – Nazır Şentürk
Her şehrin bir ruhu vardır; İstanbul’unsa binlerce... Nazır Şentürk’ün “İstanbul’dan İnsan
Öyküleri” adlı kitabı, bu kadim şehrin sokaklarını, meydanlarını, yokuşlarını ve insanlarını bir
araya getirerek, bizi bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Kitap kapağında yer alan “Babıali’nin
Kamburu” adlı hikaye, sadece bir isim değil, aynı zamanda tüm kitabın havasını hissettiren
güçlü bir çağrı niteliğinde.
Kitapta yer alan öyküler, kurmaca gibi dursa da aslında hepimizin bir yerlerde tanıklık ettiği,
hatta içinde yaşadığı gerçekliklerden izler taşıyor. Kadıköy Meydanı’nda çiçek satan
kadınların sessiz direnişi… Eminönü’nün bayram arifesinde sel gibi akan kalabalığı… Hem
güldüren hem düşündüren Bürokrat Eşeği hikayesi…
Taksim’de 23 Nisan coşkusu, Ümraniye’de yaşam savaşı veren Fatma Ana ile oğlu Emre’nin
hüzünlü hikayesi… Kırşehirli Neşet Ertaş’ın türküsünü mahkeme kararına yazan katibin iç
acıtan yalnızlığı… Ortaköy’ün bir zamanlar hayat dolu olan sokaklarının gün gün yok
oluşu…
Beyoğlu’nda akşam çökünce ışıldayan vitrinler, Çiçek Pasajı’nda hayatın devam edişi,
gecekondu mahallesine gelen devletin “yıkım” bildirisiyle altüst olan hayatlar… Ve boğazın
incisi Fethi Paşa Korusu’nda bir gün: kalabalığın, neşenin, karmaşanın ve güzelliğin iç içe
yaşandığı bir tablo...
Nazır Şentürk’ün kaleminden çıkan her satır, İstanbul’un bir köşesine ayna tutuyor. Kitap,
sadece birer öykü değil, aynı zamanda belleğimizin sokak sokak kaydı gibi. “İstanbul’dan
İnsan Öyküleri”, hem İstanbul’un hem de insanın öyküsünü anlatıyor.