Harry Hole’un en dipte olduğu, belki de artık tamamen kaybolduğunu düşündüğüm bir anda karşıma çıkan ‘Kanlı Ay’, beni hem sinirlendirdi, hem de derinden etkiledi. Nesbo yine yapmış yapacağını Harry Los Angeles da alkolizmle mücadele ederken yaşam ile ölüm içinde kaybolurken, Oslo da ki cinayetleri çözmesi için zengin iş adamı Markus Röed tarafından özel dedektif olarak tutulur..Harry bu teklifi neden kabul edecek? Bu kitapta suçun çözülmesinden çok, bir adamın çözülüşünü de okuyoruz. Her şey Harry'nin geçmişiyle öyle ustaca örülmüş ki, eski kitapları bilen biri olarak her satırda bir ‘ah be Harry gene neler yapiyorsun?!' dedim..Bazı sahnelerde de neredeyse nefesimi tuttum.
Bu roman da; aynı davete katılan iki kadının kaybı daha sonra vahşi şekilde öldürülmüş cesetlerinin bulunmasıyla başlayan seri cinayetler, yine zeka dolu tahmini imkansız bir katil profili ama asıl soru şu: Harry, geçmişin yüküyle kendini suçlu hissederken bu sefer kendini kurtarabilecek mi? Kitabı bitirince bir süre öylece oturdum. Bu kadar paramparça bir kahramanı hala bu kadar sevmek, Nesbo’nun laneti galiba
Her defasında Harry bu sefer nasıl toparlayacak ?davayı nasıl çözecek ? derken hep bir yol buluyor çok defa yanılsa da düşe kalka sonuca varıyor..
Roman da bir kaç yerde geçen rahip karakteri ne ile örtüşecek derken son sayfa da yeni romanın seri katili olarak baş karakteri olduğunun sürprizini görüyoruz...Şu Nesbo kitaplarını daha çok çevirseler de biz de çok beklemesek iyi olacak Hole candır