Bu kitap korkunun ne olduğunu unutturup, yerini tarifsiz bir dehşetle dolduruyor. Cthulhu’nun Çağrısı ve Diğer Tuhaf Öyküler, yalnızca korkutmaz; zihnine sızar, oraya kök salar. Okurken bir yaratık değil, bizzat bilinmezlik pusuda bekliyor gibi hissettiriyor. Her öykü, gerçekliğin duvarına bir çatlak daha atıyor ve sen o çatlağın ardında neyin kıpırdadığını asla tam olarak göremiyorsun - ki belki de en korkuncu bu.
Lovecraft’ın yarattığı dünya tanıdık değil, tanımlanamaz. Çünkü buradaki korku bir ses, bir silüet ya da bir gölge değil; aklın sınırlarına dayanan, onu paramparça eden bir his. Bildiğini sandığın her şey çökerken, farkına vardığın tek şey oluyor: Korku, çoğu zaman görmek değil, bilmek istememektir.