Hal oğluna sorar;
“Diyelim ki küçüklüğünden beri bir aslanın hayalini kurdun. Bekliyorsun bekliyorsun, aslan gelmiyor. Onun yerine zürafa geliyor. Yalnız olabilirsin, ya da zürafayla olabilirsin”

Oliver hiç tereddüt etmeden cevap verir; “Aslanı beklerim”

Babanın cevabı; “İşte ben de senin için bu yüzden endişeliyim”

Ya beklenen aslan hiç gelmezse? Farz edilen aslan (beyaz atlı prens/ güzel ve masum prenses…) yeryüzü şartlarında mümkün değilse? Ya zürafalardan sakınmak için farz edilen aslanın gölgesinde yaşıyorsak? Ya biz de zürafaysak ve türdeşlerimize tahammülümüz yoksa? Ya beklediğimizi sandığımız aslan, olmak istediğimiz kişiyse…