Puan vermedi·360 syf.··Beğendi
· _VASİYET _
Hayatının son virajına girmiş, varlık içinde bir kadın...
Yıllardır kendisine bir “miras hikâyesi” yazan açgözlü akrabalar...
Ve tüm düzeni bozan, içten, hayat dolu genç bir kız: Yeşim Bora.
Emine Taşpınar, ağır bir hastalıkla savaşırken, kendisini gerçekten seven biriyle dostluk kurar ve bu genç kıza tüm mal varlığını bırakmaya karar verir. Akrabaları Songül, Tuncer ve Faruk için bu karar bir kıyamet haberi gibidir. Ne de olsa yıllardır Emine Hanım’ın mirası üzerine hayal kurmuşlardır. Ama işler bekledikleri gibi gitmez...
Ve o meşhur akşam yemeği...
Tuncer’in dostu Ahmet’in evinde gerçekleşen o sade yemek, aslında göründüğü kadar masum değildir. Emine Hanım bir telefon görüşmesi yapmak için çalışma odasına çekilir... Ve bir daha sağ çıkamaz. Başına aldığı sert bir darbeyle öldürülür. Odada yankılanan ilk cümle Yeşim’e aittir:
“Bu kadar ileri gideceklerini hiç düşünmemiştim…”
Ne demek şimdi bu?
Bir pişmanlık mı, yoksa başka bir planın parçası mı?
Ve tesadüfe (!) bakın ki o gece yemekte eski bir cinayet büro komiseri olan Tolga Ateş de vardır. Gerçi işinden ayrılmıştır ama sezgileri hâlâ canlı. Sadece sorular sormaz; her bir cümlenin altını kazır, her bir karakterin geçmişini deşer.
Bu kitap, sizi sadece “katil kim?” sorusuyla değil, “herkesin sakladığı bir şey var mı?” sorusuyla da kilitliyor.
Çünkü ortada sadece tek bir ölüm yok...
Zincirleme cinayetler dizisi başlıyor ve her biri ayrı bir sır perdesiyle örtülü.
Kumar bağımlısı Recep, suskun hizmetçi Neşe, kayıplara karışan Tekin, şiir yazan ama konuşmayan Mehmet Ali… Hiçbiri öylesine orada değil. Her biri şüpheli. Her biri “acaba mı?” dedirtiyor.
Sayfaları çevirdikçe sadece Emine Hanım’ın ölümüne değil, onun çevresindeki insanların yüzleşmekten kaçtıkları hayatlara da tanıklık ediyorsunuz. Katil mi?
Tahmin etmeniz zor.
Ben bile defalarca “tamam, bu kesin!” dedim, ama her seferinde ters köşe oldum.
Agatha Christie havasında bir zekâ, Ahmet Ümit tarzı karakter derinliği ve Knives Out tadında çok katmanlı bir kurgu… Polisiye seven herkesin nefes almadan okuyacağı bir roman.
Final?
İçinizdeki dedektife güvenmeyin derim. Çünkü bu kitapta kimse göründüğü gibi değil.