Seher Koyunlu

Seher Koyunlu
@kitab_i_diyar
Kitapla ilgisi olmayıp ta burada olanların amacını anlamış değilim .özelden yazmak yerine yoruma yazın da herkes görsün kişiliğinizi
Üniversite
Kirklareli
504 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
Dokuma Sözler | İlhan Çelik Yazar bu kitapta kelimeleri tezgâha atmış, kendi yaralarını, hatıralarını ve sorgulamalarını atkı çözgü yapmış. 45’e yakın şiir ve düzyazıyla dolu sıcak bir dokuma bu. Kitap Yaratım bölümüyle açılıyor. “Yazmaya Övgü”, “İlk Perde”, “İnsan Yaptıkça” gibi parçalarla seni hemen kolundan tutup “Hadi üret!” diye dürtüyor. Ardından Akış’a bırakıyor kendini; “Üçüncü Dönemeç”, “Geri Sayım Hayat”, “Sabah 6 - Gece 3”… Zamanın nasıl eridiğini, hayatın nasıl aktığını iliklerine kadar hissettiriyor. İçsel Arayış bölümünde ise insanın en çıplak hâliyle yüzleşiyorsun: “Tek Sesli Deneyler”, “Suskun Çağrı”, “Farkındalık Yoksunu”, “Hayallerimin Kokusu”… Okurken birden kendime döndüm, durdum ve uzun uzun düşündüm. Mevsim’le doğaya ve zamana teslim oluyorsun; Kışa İlanıaşk , Yazın İki Yüzü, Serin Huzur… Canlılar ve Doğa ile derin bir nefes alıyorsun: Özgürlük Ormanı, Renk Cümbüşü, Beyaz Nokta… İlişkiler kısmında yürek acıyor: “Bir Dosta”, “Kedere Teslim”, “Sevgili Beddua”, “Işık Getiren”… Ve Yol ve Yurt ile memlekete, köklerine dönüyor; Beyoğlu’ndan, Vapur’a, Kuzguncuk’tan Şirince Hatırasına , Memleket Manzarasında Hayat’a Bu kitapta her şey var: yaratma cesareti, iç hesaplaşma, mevsimlerin ruhu, doğanın şifası, ilişkilerin kırılganlığı ve en sonunda yurdun sıcaklığı. Hepsi ustaca örülmüş, tek bir büyük dokuma gibi. Kitap “ben büyük edebiyatım” demiyor. Ama tam da bu samimiyetiyle insanın içindeki yaratıcıyı uyandırıyor. Bitirdiğinizde elinizde kalem, defter arıyorsunuz. Çünkü yazar elimize ipliği veriyor, gerisini siz öreceksiniz diyor. “Biz ürettikçe sanat doğuyor, sanat yaşadıkça insan kalıyoruz” mottosu kitabın tam kalbine oturuyor. Siz de hazır mısınız dokumaya?
Dokuma Sözlerİlhan Çelik · Mahlas Yayınları · 20261 okunma
Reklam

Seher Koyunlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
İlhan Çelik
0/10 · 1 okunma
Puan vermedi·576 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
Ravebelg Kasabası’na her dönüşümde biraz daha derinlere batıyorum ve Oyuncak Mahşeri ile o batış resmen mahşere dönüştü. Ravebelg Kasabası iyice karanlığa gömülüyor; intikamın, ihanetin ve insan ruhunun en karanlık yanlarının dansı resmen mahşere dönmüş durumda. Olaylar öyle bir gelişiyor ki, Oyuncak Katili’nin kanlı intikamı sürerken kasabaya ikinci bir gölge düşüyor. Gerilim adım adım yükseliyor, cinayetler daha vahşi, hesaplaşmalar daha acımasız hale geliyor. Kasaba yavaş yavaş kendi kıyametine sürükleniyor; kimse güvende değil, her dönemeçte yeni bir sır, yeni bir ihanet çıkıyor ortaya. Okurken elimde olmadan “Bir sonraki sayfa neler getirecek?” diye heyecanla sayfaları devirdim. Karakterler de bu karanlığın içinde âdeta ete kemiğe bürünüyor: Noa’nın acısı, öfkesi ve değişimi bu kitapta çok daha derin ve insani. Onun iç dünyasını izlerken hem üzülüyor hem de güçlenişine tanıklık ediyorsunuz. Oyuncak Katili’nin karmaşık ruh hali insanı hem korkutuyor hem düşündürüyor. Soytarı ise tam bir gizem bombası; varlığıyla her şeyi altüst ediyor, okurken sürekli “Bu sefer ne yapacak?” dedirtiyor. Oyuncak Katili’nin intikam yolculuğu devam ederken kasabaya ikinci bir tehdit giriyor ve her şey kontrolden çıkmaya başlıyor. Cinayetler daha vahşi, gerilim her sayfada tırmanıyor, hesaplaşmalar derinleşiyor. Kasaba adım adım mahşere sürükleniyor; kimse güvende değil, kimse tam olarak masum değil. Hikâye öyle akıyor ki, “bir sonraki ne olacak?” diye merakınız hiç dinmiyor. Emre Gül bu kitapta hem olay örgüsünü hem karakter derinliğini hem de o ağır duygusal yükü mükemmel harmanlamış. Hem gerilim manyağı yapıyor hem de insanın en kırılgan yanlarına dokunuyor. Seriyi sevenler için tam bir zirve kitabı olmuş. Siz okudunuz mu? Olayların bu kadar hızlı ve karanlık gelişmesi sizde
Oyuncak MahşeriEmre Gül · Guardian Yayınları · 2025411 okunma
Puan vermedi·307 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
Kürşad ve Kırk Batur – Bekir Sevik Tarih bazen yüzyıllar sürer . Bazen de tek bir gecede yön değiştirir. Ve o gece…Gök yarılırken, yağmur toprağa değil kana düşerken … Hüseyin Nihal Atsız’ın eserlerinden tanıdığımız Kürşad adlı efsaneyi usta yazarımız Bekir Sevik, alıp yeniden yoğurmuş. Yıkılmış bir kağanlık ; Doğu Göktürk Kağanlığı…Esir alınmış ,susturulmak istenen bir millet… Adı, dili, töresi silinmeye çalışılan Türkler. Zulüm öylesine ağırdır ki, “Bu millet bir daha asla doğamaz” diye düşünür herkes. . Peki Türk ruhu esarete boyun eğer mi sizce? Ama gözden kaçan bir şey var:Bazı ruhlar zincir kabul etmez.Türk ruhu gibi Doğu Göktürk Kağanlığı Çin boyunduruğu altında ezilirken, Aşina soyunun kanı kaynıyor . Kürşad ve onunla ant içen kırk batur imkansız bir planı devreye sokuyor . “ya özgürlük ya ölüm” diye ant içiyor. Ve o gecede yalnız değiller… Bozkırın kadim simgeleri, börüler ve sahip oldukları Ya da taşı …Sessiz, gölge gibi ilerleyen, sezgileriyle yolu açan o kutsal yoldaşlar…Sanki savaşın rehberi gibiydiler .. İnsanla doğa, savaşçıyla içgüdü, kaderle özgürlük iç içe geçiyor kitapta . Her cümlede hissedilen o gerilim…Her sahnede yaklaşan sonun ağırlığı film şeridi gibi alıp gidiyor . Çin sarayına uzanan o imkânsız yürüyüş,aslında bir milletin yeniden ayağa kalkma iradesi. Bence bu hikâyede kazanan ya da kaybeden yok.Sadece unutulmayanlar, tarihe yazılanlar , Atalarımız var.
Kür Şad ve Kırk BaturBekir Sevik · Ateş Yayınları · 20252 okunma