Alex Michaelides Uzun zamandır olayların nasıl çözüleceğini bu kadar merak ettiğim ve elimden bırakamadığım bir kitap okumamıştım. Hikaye ilerlerken birçok tahminim oldu, ama sonu benim için tamamen bir süprizdi.
Oldukça başarılı bir ressam olan Alicia Berenson bir gece kocası Gabriel’i yüzüne beş kez ateş ederek öldürür. Sonrasında ise tamamen sessizliğe bürünür ve hiç konuşmaz. Kaldığı hastanede terapisi için pek çok şey denense de başarılı olunamaz, herkes Alicia’nın konuşacağı ve kocasını neden öldürdüğünü anlatacağı ihtimalinden umudunu kesmiştir. Adli psikoterapist Theo Faber ise Alicia’nın konuşturarak bu gizemli olayın çözülmesini hedeflemektedir.
Hikayeyi hem psikoterapistin gözünden hem de Alicia’nın günlüklerinden öğreniyoruz. Farklı karakterlerin bakış açıları ile aşama aşama ilerleyen ve sonuna kadar ne olacağını kestiremediğiniz hikayeleri çok severim. Yazarın ilk romanı olmasına rağmen oldukça başarılı olduğunu da düşünüyorum, okumanızı tavsiye edebilirim. Ben mutlaka yazarın diğer romanlarını da edinip okuyacağım.
Sessiz Hasta