Adına hayat dediğimiz , yaşamak sandığımız şeyi sorgulamak isteyenler çıksın bu yolculuğa. Günümüz dünyasının trendleri, yaşam merkezleri, modern kent yapıları, tüketim çılgınlığı karşısında Çömlekçi Algor ve ailesinin değişime ve dönüşüme mecbur bırakılan hayatı konu edilmiş. Eserde gelenekseli temsil eden Algor, modern yaşamı temsil eden 'Merkez' ile karşı karşıyadır. Atolyenin, fırının, kurutma raflarının, odun kulübesinin kaybolan değerini okuyacaksınız, Algor'a üzülecek, içinde bulunduğunuz dünyada 'Algor' un durumundan payınıza ne kadarının düştüğünün muhasebesini yapacaksınız. En nihayetinde çömleğin plastiğe dönüşmesi ile somutlaştırılan durumun derinliği başınızı kaldırdığınızda gökyüzünü göremediğinizde, doğanın yapay oksijene teslim olduğunu fark etmenizde gizli.
Tamam tamam; uzatmayalım; Merkez biz'iz işte,içinde bulunduğumuz bataklıktan gökyüzündeki yıldızları görebildiğimiz kadar varız. Hayat seyrüseferinin saçımızı okşayan yeli, giderek feci bir kasırga halini alıyor, tutunmaya bakın, doğru yerden! Mağarada'yız çıkış arıyoruz, Okuyanlar anladı beni.
#saramago eşsizzin!