Mağara

8,8/10  (12 Oy) · 
26 okunma  · 
12 beğeni  · 
919 gösterim
Kentlerde giderek yayılan dev alışveriş merkezlerinin ve yaşam sitelerinin hayatımızda yarattığı değişiklikler üzerine, Saramago'nun her zamanki incelikli üslubuyla kotardığı bir roman, Mağara. Günümüz dünyasının yükselen trendleri olan tüketim ve steril yaşam mekânlarının sembolü olan bir 'Merkez'le, basit, geleneksel ama hakiki duygularla dolu üretken yaşamın sembolü yaşlı bir çömlekçiyi karşı karşıya getiren büyük usta Saramago, basit bir durumu hayranlık uyandıran felsefi bir alegoriye dönüştürüyor: Sıcak masalsı anlatısı ve sempatik karakterleri, devasa reklam kampanyalarıyla birer harikalar diyarı olarak sunulan yaşam projelerinin insan ruhunun Platonik mağarasından öteye geçemeyeceğini gösteriyor.

"Proust'ta olduğu gibi, Saramago'nun cümlelerinden birinin içine çekilmek de, bir dolambaçtan biçim alan bir dünyaya çekilmektir." The New York Times Book Review

"Hayatta kalma mücadelesi veren sıradan insanlara heyecanlı, muhteşem yazılmış, son derece büyüleyici, eski moda denebilecek kadar romantik, yer yer de çarpıcı bir bakış." Book Magazine
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2014
  • Sayfa Sayısı:
    304
  • ISBN:
    9786054927845
  • Çeviri:
    Sıla Okur
  • Yayınevi:
    Kırmızı Kedi
  • Kitabın Türü:
Yasemin Atalay 
06 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

En azından bi mahalle ortamında bi apartman dairesinde oturuyorum dedim. O devasa siteler, kitabı okurken hapisane gibi geldi bana. Gerçektende öyle ama yan komşuya bile ulaşamıyorsun, siteden araban olmazsa çıkamazsın bile. Konfor zannettiğimiz şeylerin aslında bizi nasıl köşeye sıkıştırdığının ifadesi bu kitap.

Selma Mertel 
11 May 20:55 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Hiç bitmesini istemediğim, okurken baba-kız sohbetlerinin sıcaklığını hissettiğim, hatta onlarla birlikte o köy evinde yaşadığımı zannettiğim roman. Bize üretmenin insanı varettiğini anlatan ama herşeyin bir ömrü olduğu ve yaşam şekilleri değişirken, üretilen eşyaların da bir gün gelip vazgeçilebilir olacağını da gösteriyor. Daha da önemlisi, yaşam şekilleri değişirken daha iyiye daha güzele gittiği düşünülen yaşam, doğallıktan uzaklaşıp, sentetikleşen ve insanları izole ve yapma bir dünyanın içine hapseden bir şekle bürünerek mutsuzlaştırıyor. Bu özü anlatırken kullanılan masalsı dil ve laf cambazlıkları da romanı daha da keyifli hale getiriyor ve romanın hiç bitmesini istemeyen okur, devamını da merak ederek bir ikilem içindeyken kitap bitiveriyor..
Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Keyifli okumalar...

İLKNUR İLÇİN İLKER 
16 May 14:25 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Ölüm bir varmış bir yokmuş kitabıyla tanıdığım bir yazar #josesaramago . Gerçek bir edebiyat tanrısı demek de mümkün yazarımız için. Kitabımıza gelecek olursak baş karakterimiz olan yaşlı çömlekçi Capriano Algor, kızı Marta ve şehirde güvenlik görevlisi olan damadı Marcal ile birlikte The Center adındaki bir sitenin yakınlarındaki köyde yaşamaktadır . Çömlekçimiz Capriano çömleklerin bir kısmını satması için siteye gönderir.Fakat kent yaşamını her şekliyle benimsemiş olan site sakinleri uzun ömürlü olan plastik ürünler kullanmayı tercih etmektedir . Daha sonra yaşlı çömlekçimiz kızıyla birlikte seramik bebekler yapmaya başlar. Günlerden bir gün damat ikramiye alır ve onlarda şehrin büyüsüne kapılıp o siteden ev alırlar . Kısa bir süre sonra siteden garip sesler gelir. Seslerin izini süren Capriano ve kızı Marta mağara içinde hapsedilmiş bı kaç turist görürler ve yapacakları tek şey kalmıştır toplanıp gitmek... Kesinlikle okumanız gereken şu anki yaşadığımız yaşamı güzel masalsı bir şekilde anlatmış yazarımız . Bu kitabı okuduğumda mahalle kavramını hala yaşadığım için sükrettim resmen . O devasa siteler insanların kimseyi tanımadığı devasa siteler hapishane gibi geldi bana.. Konfor rahatlık zannettigimiz değerler meğer ne kadar boşmuş...

Canan 
09 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 26 günde · Beğendi · 10/10 puan

Saramago'nun yazımında yaptığım en anlamlı çıkarım kapitalizmin ölümcül olduğudur. Mağra'nın ilk sayfalarda zorlayıcı ve sarsıcı bir dille süregelen anlatımı ilerledikçe okuyucuyu romanın gizli karakterine dönüştürüyor. Yüzümüzü doğa ve insana dönmeliyiz... Doğal alanları talan eden inşaat sektörüne karşı oldukça felsefi bir direniş diyebilirim....

Nurdan Atay 
03 Eki 2015 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · Puan vermedi

Saramago, yine sıradan gözüken derin insanların gözünden bize kapitalizmin inceden ince insanı nasıl köleleştirdiğini anlatıyor. Emeğin sömürüsünü, yaratıcı insanların yarattıklarının hiçbir şey yaratmayan ancak o insanların ürünlerini hiçe sayacak kibri kendisinde gören mevki sahiplerinin acizliğini, modern yaşamın bizi vaatlerle hapsettiğini yine o muzip, esprili diliyle anlatıyor. Yazar olmak bu demek kanımca. Bedeni bu dünyada olmasa dahi kalemi yaşıyor. Saramago benim hayranlıkla, zevkle okuduğum bir yazar. "Mağara" da yine elimden düşürmek istemediğim bir kitabı oldu.

Kitaptan 25 Alıntı

"En büyük acı olay anında hissettiğin değil, olayın üzerinden bir zaman geçtikten sonra, yapacağın hiçbir şey kalmadığında hissettiğindir. Ama zaman her acının çaresidir derler. Gel gör ki, ömrümüz bu önermenin doğruluğunu sınamaya vefa etmiyor hiçbir zaman."

Mağara, José Saramago (Sayfa 155)Mağara, José Saramago (Sayfa 155)
Şenay Güzelbaba 
 05 Şub 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

+Ölümden konuşmasana baba.
-Ölümden ancak hayattayken konuşabiliriz, başka zaman değil.

Mağara, José SaramagoMağara, José Saramago

Her zaman özgün fikirler bulmak mümkün değildir, uygulanabilir fikirler bulmak yeterlidir.

Mağara, José SaramagoMağara, José Saramago
Şenay Güzelbaba 
11 Şub 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

+İnsanlar ne kadar karmaşık.
-Ama karmaşık değil basit olsaydık insan olmazdık.

Mağara, José Saramago (Sayfa 234)Mağara, José Saramago (Sayfa 234)
Şenay Güzelbaba 
14 Şub 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Merkezin cephesindeki devasa reklam afişi gerekeni söylüyordu: SİZE İHTİYACINIZ OLAN HERŞEYİ SATABİLİRİZ AMA SATMAMIZ GEREKEN ŞEYLERE İHTİYAÇ DUYMANIZI TERCİH EDERİZ.

Mağara, José Saramago (Sayfa 283)Mağara, José Saramago (Sayfa 283)

"Her işin başı akıl demişler, demişler ama unutma ki kuşlar da yuvalarını içi boş yaparlar, fakat her yerde bunu anlatıp böbürlenmezler."

Mağara, José SaramagoMağara, José Saramago
Şenay Güzelbaba 
05 Şub 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Zaman dediğimiz şey,biz onu gerektiği gibi kullanamadık diye bir köşeye yaslanıp dinlenecek,onun yokluğunun farkına varalım diye dünyanın en sabırlı adamı gibi istifini bozmadan bekleyecek değildi ki.

Mağara, José Saramago (Sayfa 16)Mağara, José Saramago (Sayfa 16)
Şenay Güzelbaba 
07 Şub 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

...hem insan diktiği fidanın serpilip,bir gün kendisini asacağı ağaç olacağını bilemez ki...

Mağara, José Saramago (Sayfa 151)Mağara, José Saramago (Sayfa 151)
Şenay Güzelbaba 
14 Şub 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gerçekte var olmayan şey,bizim var olmadığını söylediğimiz şeydir.

Mağara, José Saramago (Sayfa 336)Mağara, José Saramago (Sayfa 336)
Selma Mertel 
09 May 21:01 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

...insanın aklındaki kaygılar kiraz gibi birbirine takılıyor, birinin sapı öbürünün meyvesine derken iki tutam kiraz yiyeceğim diye bütün kaseyi boşaltıyorsun...

Mağara, José Saramago (Sayfa 172)Mağara, José Saramago (Sayfa 172)
3 /